LKS-31/1
Yazar: A İlke Sandıklı

Sabah kahvaltı sofrasını kaldırıp odama geçtiğimde abim peşimden içeriye girdi. " Bu kim? " Elinde tuttuğu telefonu bana doğru uzatırken ister istemez gerilmiştim. Yaklaşıp kimi sorduğuna baktım. Ekranda Sevde'nin dün gece paylaştığı bir fotoğrafı ve altında da -efeözcan38 diye bir hesaptan gelen alev emojisi ile yakıyorsun yorumu vardı. Ben daha yanıt veremeden abim ikinci bir soru yöneltiverdi. " Birileriyle mi görüşmeye başladı hemen? " Gözlerimi ekrandan alıp omuzlarımı silktim. " Arkadaşı sadece. " Çocuğu birebir tanımasam da arkadaşı olduğunu biliyordum. Çatık kaşlarının altından deli deli bakarken burnundan soludu. " Bu nasıl arkadaşlık böyle? Yakıyorsun ne ya? Bu ne çirkin bir yorumdur? " Gözlerimi devirirken karşılık verdim. " Abi hani bırakmıştın Sevde'nin peşini? " Kısa bir an öfkeden dili dönmedi fakat hemen sonra bağırdı. " Bıraktım zaten! Sadece bu kadar çabuk yeni birini bulduysa.. benimle konuşurken de başkalarıyla görüşüyordu demek ki. " dediğinde gözlerimi belerterek konuştum. " Çüş abi. Seni hiç alakadar etmez ama söyleyeyim birileriyle görüşmüyor. Şimdi izin verirsen üstümü değiştireceğim. " Abim ağzının içinde homurdana homurdana odamdan çıktığında derin bir nefes aldım. Sevde sırf abimi kışkırtmak için Instagrama mayolu fotoğrafını salmıştı. Amacına da ulaşıyordu ulaşmasına da ben uğraşıyordum burada. Daha fotoğrafına gelen yorumlara tahammül edemiyordu bir de mesajları öğrense ne olacaktı acaba? Derin bir nefes çekerek gardırobuma yöneldim ve kapaklarını açıp ne giyeceğime karar vermeye çalıştım. Belki de ilk kez mahalle gününe bu derece istekli gidecektim. Normalde altın günlerinde beni ilgilendiren pek bir şey olmazdı gidip yemek yer dönerdim. Bu yüzden de genelde saçımı bile taramaz iyi günümdeysem belki altımdaki pijamayı çıkartır eşofman giyerdim. Fakat bu defa farklıydı. Dolabımdaki en şık ve beni en güzel gösterecek kıyafeti aramaya başladım. Annemin gözleri yaşaracaktı resmen beni görünce. Kadın yıllardır adeta yalvarıyordu az özenli gel diye. Askıların birinde asılı duran sarı mini elbiseyi görünce onu giymeye karar verdim. Pötikareli kalın askılı bir elbiseydi. Çok zarif duruyordu. Saçlarımı da ensemde topuz yapacaktım ve tamam hazırdım. Ben hafif makyaj da yapıp tamamen hazır olduğumda annem de kapıya çıkmış beni bekliyordu. Beni gördüğünde şaşakaldı. " Hayırdır kız? " Göz teması kurmaktan kaçınırken sandaletlerimi giymeye koyuldum. " Ne hayrı anne? " Annem üstelemek yerine bahçede ilerlemeye başladığında ben de kapıyı çekip peşine takıldım. Birlikte sokağa çıkıp birkaç adımda yan eve vardık ve zile basıp beklemeye başladık. Kenan'ın evde olmadığını biliyordum. Bu hazırlık ona değildi. İtiraf etmek gerekirse Leyla'nın yanında sönük kalmak istemiyordum. Adı geçmişken kapıyı da yine o açtı. Ben gözlerimi dikmiş sert sert yüzüne bakarken annem kocaman neşesiyle konuştu. " Ah Leyla kızım çok hoşsun yine vallahi. " Ters bakışlarımı bu kez de anneme çevirdim. Fakat annem benim içinde bulunduğum ruh halinin farkında bile değildi. Art arda içeriye girerken Leyla'ya selam dahi vermedim. Tavrımın kaba olduğunun da bunu hak etmediğinin de farkındaydım fakat farkında ya da haksız olmak umurumda değildi. Onun karşısında nazik ya da sakin kalamıyordum. Hayır bir de ben bu kıza Kenan'la çok yakışırsınız falan demiştim. O an aklıma geldikçe kafamı duvarlara vurmak istiyordum. Ama ben nereden bileyim böyle olacağını? Nasıl olacağını? Siktir. Annemle birlikte salona girdiğimizde Gülizar Teyze'ye gülümseyerek sordum. " Gülizar Teyze yapılacak bir iş var mı? " Gülizar Teyze elindeki çaydanlığı masaya bırakırken aynı sevecenlikle karşılık verdi. " Yok kızım sağ ol, sen geç otur Leyla kızım sağ olsun hallediyor her şeyi. " Sağ olsun sağ olsun. Yüzüm anında düşerken kendime boş bir yer bulup oturdum. O esnada Leyla da elinde servis tabaklarıyla salonda dolaşıyordu. O herkese tabaklarını uzatırken telefonumu çantamdan çıkartıp gelen bildirimleri kontrol ettim. Ceren kişisinden 1 yeni mesaj. ' Biz geldik akşam buluşa…