LKS-20
Yazar: A İlke Sandıklı

Kenan abinin iri bedeni gözden kaybolalı saniyeler geçmiş fakat ben hala kendime gelememiştim. Beynimin içinde sürekli dönüp duran soru beni öylesine telaşlandırmıştı ki cevabını muhakeme edecek gücü dahi kendimde bulamıyordum. Cevaptan çok, böyle bir soruyu zihnimde misafir ediyor olmakla ilgileniyordum. Bir şeylerin olması gerekenin dışında gerçekleştiği hissi koca bir iç sıkıntısı olarak yüreğime çöreklenivermişti. Ama dile dökemiyordum. İçimde devasa bir terslik hissi vardı yalnızca. Bir şeyler tersti. Düşüncelerimden sıyrılıp an'a dönüş yapmamı sağlayan şey Yusuf'un gür sesi oldu. " Hey, neye daldın? " İrkilerek ona dönerken anlamsız bir kelime geveledim. O da bana iyice yaklaşmış ve kaşlarını çatmıştı. " İyi misin sen? Betin benzin atmış..." dedi bu kez. Kirpiklerimi kırpıştırarak düşüncelerin etkisinden kurtulmaya çalıştım bir süre. " İyiyim. " diyebildim sadece. Oysa pek de iyi sayılmazdım. Fakat şu an hissettiklerimi cümleye dökebilecek kelimeler dağarcığımda mevcut olmadığı gibi bundan Yusuf'a bahsetmek de istemiyordum. İnanmamış gibi bir ifadeyle gözlerimin içine bakmaya devam ettiğinde bakışlarımı kaçırdım. Çünkü Yusuf her şeyi anlardı. Bakışlarımdan ya da bakamayışlarımdan... " Ne oldu? " diye üsteledi bir kez daha. Yutkundum ve onun bilmesine gerek duymayarak kendi kendime konuyu değiştirdim. " Abimle ilgili konuşmak istedim. " bu doğruydu. Onu buraya çağırma nedenim abimdi. " Okan mı, konuşmuyor mu hala? " dediğinde mesele o değil dercesine başımı salladım. " Bugün ilk defa kahvaltıya indi. Hepimize de normal davrandı. " " E bu iyi bir haber. " Sıkıntıyla solurken ilerlemek istediğimi ifade eden bir el hareketi yaptım ve yürümeye başladık. Kendimi konuya vermem gerekiyordu çünkü gerçekten buna önem veriyordum. " Abim galiba Sevde'den hoşlanıyor. " deyiverdim birden, lafı dolandırmadan. Yusuf aniden olduğu yerde durdu ve dudaklarından bir şaşkınlık nidası yükseldi. " Siktir! " Kaşlarım çatılırken başımı salladım üzgünce. " Nereden çıkarttın bunu Duygu, hiç mantıklı değil. Adam 30 yaşında. " Teknik olarak 29'du fakat bunun konumuza bir faydası yoktu. İyi bilgi. " Biliyorum. " derken omuz silktim. " Ama hissediyorum işte. " Kafası karışmış bir şekilde bana yaklaştı. " Ne oldu da hissettin? " İç geçirdim ve yeniden yürümeye başladım. O da kısa süre içerisinde yanımdaki yerini almıştı. " Birkaç sefer... sanki ne bileyim işte onu kıskandığını düşündüm. " diyerek başta Emir olayını ve ardından da bu sabah gerçekleşen Instagram hikayesi mevzusunu anlattığımda onun da kafası allak bullaktı. Bir süre sessiz kaldı fakat sonra kararsız bir tınıyla konuştu. " Yani.. Okan zaten sahiplenici biri. Old school bir tip. Belki Sevde'yi de senin yerine koyuyor olabilir. " Derin bir nefes aldım. " Başta ben de öyle sandım. Sevde en yakın arkadaşlarımdan biri diye onu da kollamaya çalışıyor falan. Ama öyle değildi Yusuf. " başımı çevirip onun zaten bana bakan elalarına diktim bakışlarımı. Daha fazla açıklama bekler gibi baktığını görünce devam ettim. " Yani bak. " dediğimde durmuş onun da durmasına neden olmuştum. Bedenimi ona çevirdim. " Abim bana nasıl davranıyor? Ters, tepkili, hatta suçlayıcı, kısıtlayıcı yani... kaba. Her şeyiyle kaba. " dediğimde hızlıca başını salladı. Omuz silktim. " Fakat Sevde'ye öyle değil. Daha farklı. Anlatamıyorum ama farklı işte. Sanki onun ne düşündüğünü ya da ne hissettiğini önemsiyormuş gibi. " Bir süre sadece yüzüme baktı. Ardından kolunu omzuma atıp beni kendine çekti ve yeniden ilerlemeye başladık. " Bilmiyorum Duygu. Çok tuhaf olurdu. " İç geçirdim tekrar. " Biliyorum. Sence onunla konuşmalı mıyım? " " Ne diyeceksin ki? " dediğinde beni saran kolunun müsaade ettiğince omuz silkmeye çalıştım. " Of bilmiyorum. Ama Sevde'nin abime olan hayranlığını biliyorsun. Her şey boka saracak diye endişeleniyorum. " Kolumu kavrayan elini cesaretlendirmek ister gibi hafifçe sıktı. " Bence boşa endişe ediyorsun. Sevde'ninki zararsız bir hayranlıktan ibaret. Okan abi ise Sevde'ye asla o gözle bakmaz. " Sessiz kal…