LİMON KABUĞU SOKAĞI

LKS-19

Yazar:

LİMON KABUĞU SOKAĞI - A İlke Sandıklı kitap kapağı
LİMON KABUĞU SOKAĞI kitap kapağı

Yusuf'un yol boyunca yüzümde dolanan bakışları balo salonuna girdiğimizde de üzerimden ayrılmamıştı. En sonunda dayanamayıp sordum. " Neden öyle bakıyorsun? " Kaşları hafifçe havalanırken gülümsedi. " Çok güzelsin. " Bu kez ben de gülümsedim. " Abartma Yusuf. " Cıkladı. " Gördüğüm en güzel kadınsın Duygu. " Bu cümlesiyle yanaklarım aniden ısınmış bakışlarım utançla etrafta dolanmaya başlamıştı. Bu halime kısık bir sesle güldü. Fakat neyse ki üstüme gelmek yerine konuyu değiştirdi. Sağ elini açıkta kalan sırtıma yerleştirirken diğer eli ile ileride bir masayı işaret etmişti. " Şu masa. " Hafifçe başımı sallarken onunla birlikte ilerlemeye başladım. Birkaç uzun adımdan sonra sahneye yakın olan yuvarlak masaya varmıştık. Masanın yarıdan fazlası çoktan dolmuştu. Oturanlardan birkaçına sima olarak aşina olsam da çoğunu tanımıyordum. " Merhaba. " dedim nazikçe, yanlarına otururken. Masadaki herkes bakışlarını bize kaldırdı. " Merhaba ben Şule. Yusuf'un kız arkadaşı mısın? " diye sordu bir kız hemen yanımdan. Gülümseyerek ona baktım. " Ben de Duygu. Hayır çocukluk arkadaşıyım. " " He o meşhur Duygu sensin demek! " diyen gür sesle başımı karşımdaki çocuğa kaldırdım. O esnada Yusuf da yanıma oturmuştu. " Volkan, Duygu. " diye bizi tanıştırıverdi. Volkan oturduğu yerden masanın üstüne eğilerek elini uzattı. " Memnun oldum. " Uzanan ele masanın genişliği yüzünden zorlukla dokunurken gülümsedim. " Ben de, seni çok duydum tanışmak bugüne kısmetmiş. " Volkan Yusuf'un fakültedeki en yakın arkadaşıydı. Fotoğraflarda çok görmüş olsam da asla bir araya gelememiştik. Düşününce bunun ne kadar tuhaf olduğunu yeni idrak ediyordum. Masadaki herkes birbiri ile muhabbet ederken garson gelip ne içmek istediğimizi sormuş ve çok geçmeden de kadehlerimizi doldurmaya başlamıştı. Bu gece çok içmek gibi bir planım yoktu fakat ipin ucunu kaçırsam bile yanımda Yusuf'un var olduğunu bilmek beni rahatlatıyordu. Elimi önüme yerleştirilen şampanyaya uzatırken masanın üstünde duran telefonum titredi. Ve ben de kadehi es geçip telefonu aldım. Cem Kavak kişisinden 1 yeni mesajınız var. Gözlerim şaşkınlıkla irileşirken mesajı açtım. Uzun süredir iletişim kurmuyorduk ve açıkçası bir daha yazacağına da ihtimal vermiyordum. Fakat yazmıştı. Belki de farklı birileriyle görüşmüş ama sıkılmıştı. Bilmiyorum. Sebebi her ne ise de zaten konuşmayı kesen ben olduğumdan pek önemsemedim. ' Selam nasılsın? ' Hızlıca yanıtladım. ' Selam iyiyim. Yusuf'un mezuniyet balosundayım. Sen? ' Cem yazıyor... ' Aa tebrik ederim. Ne olsun evdeyim ben de. İyi eğlenceler o halde. ' ' Teşekkürler. Yarın yazarım olur mu? ' ' Olur tabi. ' Cem Kavak çevrimdışı. Kulağımın üstünde hissettiğim nefesle irkilerek başımı telefondan kaldırdım. Yusuf omzumun üstünden mesajlarıma bakıyordu. Kaşları çatıldı. " Yeniden mi konuşmaya başladınız? " dedi sitemle. Ekranı kapayıp telefonu masaya bırakırken omuz silktim. " Şimdi yazdı ilk kez. " Başını onaylamaz gibi iki yana sallarken kolunu arkamdan sandalyemin sırt kısmına doğru uzattı. " Bırak şu dallamayı da az etrafına bak. Doğru düzgün bir adam bulursun belki. " İç geçirirken gözlerimi devirdim ve sonra konuyu değiştirme ve biraz da munzurluk yapma isteği ile konuştum. " Asıl sen etrafına biraz bak, bu son şansın doktor. Bir daha bu kadar kızı bir arada nerede göreceksin? " Bu söylediğime Volkan püskürtmeli gülerken karşılık verdi. " Kız bıraktı mı diye sorsana. " Yusuf sandalyemdeki elini omzuma kaldırdı ve sıktı. " Dinleme sen onu. " derken sesinde Volkana yönelik bir ikaz barındırıyordu. Daha sonra Volkan da yaptığından pişman olmuş gibi geri adım attı. " Şaka şaka. Hoş sen benden de iyi bilirsin zaten bunun geçmişini. " İç geçirirken elime aldığım kadehi kafama diktim. " Bilmez miyim? " *** Yüksek topuğum bir kez daha Yusuf'un ayakkabısı üzerinde kendine yer bulduğunda kaşlarını çattı ve dans etmeyi kesip beni masaya yöneltti. " Özür dilerim. " dedim mahcubiyetle. Normalde tam tersi olurdu fakat bu kez bir tık alkollü olduğumdan olsa gerek ben ayağına basıp…

Bölümün tamamını WritePad'de oku