LİMON KABUĞU SOKAĞI

LKS-17

Yazar:

LİMON KABUĞU SOKAĞI - A İlke Sandıklı kitap kapağı
LİMON KABUĞU SOKAĞI kitap kapağı

İşittiğim cümleyle benim de kaşlarım havalanırken aniden konuştum. " Hayır. Yani hazırlık yarın için değil. Yusuf için. " Koyu gözleri bir kez daha benimkilere değdiğinde huzursuzca kısıldı. Ben de kafamdaki onlarca cümleyi toparlamaya çalışarak devam ettim. " Balo için. Mezuniyet balosu. " Sertçe yutkunurken bakışlarını gözlerimden ayırıp bir kez daha üstüme dikti. " Anladım. " Ellerim refleksle yeniden eteğin uçlarına gittiğinde geveledim. " Bunu giymeyeceğim. " Hiçbir şey demeden sessizce başını salladı ve yanımdan ayrıldı. Yarınki isteme muhabbeti beni öylesine germişti ki yanlış anlaşılacak bir şey yapmaktan çekiniyordum. Zaten Okan abim pimi çekilmiş bomba gibi dolanıyordu tek bir hatalı harekete dahi hakkım yoktu. Gerçekten de tek isteğim yarının bir an evvel geçip gitmesiydi. *** Sabah erken saatte abim ile birlikte Sevde'yi havaalanına bırakıp geri dönmüştük. Bana sürekli Oğuzhan'ın gizlice fotoğrafını çekmemi tembihleyip durmuştu. Ben uyandığım dakikadan beri gerim gerim gerilirken o işin gırgırındaydı. Ya hala Okan abimin ne derece bir manyak olduğunun farkında değildi ya da bunu gerçekten hiç umursamıyordu. Oysa Okan abim onun abisi olsa ikinci güne kalmaz birinden biri katil olurdu adım gibi biliyordum. Saatler birbirini kovalarken aralıklı olarak Yusuf ve Sevde ile mesajlaşmış ve çoğunlukla anneme ev işlerinde yardımcı olmuştum. Okan abim odasından pek çıkmamıştı. Muhtemelen bizi hummalı bir hazırlanış içerisinde görmek istemediğindendi. Nihayet vakit gelip sofra kurulduğunda odama çekilmiş ve üzerimi değiştirmiştim. Siyah jean ve kırmızı askılı bluzu üzerime geçirip saçlarımı taradım. Bence gayet normal görünüyordum. Ne özenilmiş ne de pespaye. Tam kararında. Zilin sesini duyduğumda derin bir nefes aldım ve aynadaki aksime son kez bakıp odadan çıktım. Annem çoktan kapıyı açmıştı. " Hoş geldiniz. " dedi neşeli bir sesle. Okan abim ile aynı anda koridora çıktığımızda adımlarımı yavaşlattım. Hevesli olduğumu düşünmesi isteyeceğim en son şeydi. " Hoş bulduk Meliha, " dedi tanımadığım kadın ve anneme sıkıca sarıldı. Hemen ardından içeriye Hüseyin amca olduğunu düşündüğüm atmışlı yaşların ortasındaki adam girdi. " Merhabalar. " Annem onu da nazikçe selamladı ve içeri buyur etti. Ve nihayet beklenen kişi de içeriye ilk adımını atmıştı. Oğuzhan. Koyu kahve saçları, beyaz bir teni vardı. Boyu abimler kadar olmasa da uzundu. Bu koşullar altında tanışmamış olsak hoş biri olduğunu söyleyebilirdim. Annem abartılı bir coşkuyla ona doğru adımladı. " Ne kadar büyümüşsün! " Oğuzhan saygıyla gülümsedi ve eğilip annemin elini öptü. Göz ucuyla Okan abime baktığımda kaşları çatık bir şekilde Oğuzhan'ı inceliyordu. Bu gece onu göz hapsinde tutacağı açıktı. Ve bakışları bana değdiği an Allah hepimizi affetsindi. Sertçe yutkundum ve kapanmak üzere olan kapıdan içeriye son anda giriş yapan Kenan abiye baktım. O da herkes kadar gergin görünüyordu. Bakışları önce hemen önündeki yabancı çocuğu ardından da beni buldu. Gözleri üstümde üstünkörü dolanırken bana seslenen kadına döndürdüm başımı. " Duygu'cuğum. Ne kadar güzelleşmişsin böyle! " Zorla gülümsemeye çalışarak bana sarılmak için açılan kollarının arasına girdim. O sırada kadın devam ediyordu. " Sen beni hatırlamazsın tabi, biz buradan ayrıldığımızda el kadardın. Ben Lerzan Teyzen. " " Memnun oldum. " diye mırıldanırken kadının kolları arasından çıkmıştım. Lerzan Hanım benzer tepkileri abimlere karşı da gösterirken Hüseyin amca da nazik bir baş selamı ile bizleri selamlayarak salona yönelmişti. Ve sıra Oğuzhan'a geldiğinde göz temasından şiddetle kaçınarak bir adım geriledim. Fakat o bu hareketimi fark etmemiş yahut umursamamış olacak ki tam önümde durdu ve elini uzattı. " Merhaba. " O an çaresizce başımı yukarıya kaldırıp benimkilere bakan kahverengi gözlere baktım. Gülümsüyordu. Ben de gülümsedim ve elini hafifçe kavrayıp bıraktım. " Merhaba. " Acaba bana talip olarak geldiğinden haberi var mıydı? Neyse ki bu aşama fazla uzamadan hep birlikte salona kurduğumuz sofraya yerleşmiştik.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku