LİLYUM VE KURT

kanlı tuval.

Yazar:

LİLYUM VE KURT - hilasbey kitap kapağı
LİLYUM VE KURT kitap kapağı

†𓃦† · L İ L Y U M V E K U R T · · · ─ ·𖥸· ─ · · 4. BÖLÜM / KANLI TUVAL. Öğlen, üniversitenin kalabalığı her zamankinden daha gürültülüydü. Giriş kapısının önünde öğrenciler küçük gruplar halinde toplanmış, kimisi kahvesini içiyor, kimisi telefonuna bakıyor, kimisi de derse geç kalmış olmanın telaşıyla merdivenleri hızlı adımlarla çıkıyordu. Bense çantamı omzuma asmış, günün son dersinden çıkmanın verdiği yorgunlukla bahçeye doğru yürüyordum. Gece yine geç saate kadar atölyede kalmıştım. Ela haklıydı. Üç gündür gerçekten eve yalnızca uyumaya gidiyordum. Annem sabah kahvaltıda yüzüme bakıp “Gözlerinin altı çökmüş.” dediğinde sadece gülümsemekle yetinmiştim. Çünkü ne desem inanmayacaktı. “İyiyim.” desem de inanmayacaktı. “Yorgun değilim.” desem de gözlerimin altındaki morluklar beni ele veriyordu. Telefonumu çantamdan çıkarıp saate baktım. Atölyeye geçmeden önce kendime bir kahve alıp biraz yürümeyi düşünüyordum. Belki de Ela’nın dediği gibi gerçekten biraz ara vermem gerekiyordu. Ama bunu düşündüğüm anda bile aklım yarım kalan tabloya gidiyordu. Fırçayı nerede bıraktığım, mavi tonu doğru yakalayıp yakalayamadığım, alt köşedeki gölgenin fazla sert durup durmadığı... Zihnim, ben istemesem bile hep aynı yere dönüyordu. Tam üniversitenin ana kapısından çıkacakken adımlarım yavaşladı. Kapının hemen karşısında, yolun kenarında siyah bir Maybach duruyordu. Arabaya yaslanmış onlarca adam vardı. Takım elbiseleri, duruşları ve çevreyi tarayan bakışlarıyla üniversite kapısının önünde fazlasıyla dikkat çekiyorlardı. Onları görmemle birlikte içimden rahatsız edici bir his geçti. Sonra arabanın arka kapısı açıldı. Arel Lev Vronsky arabadan indi. Bir an durdum. Adımlarım anında kesildi. Çünkü onun burada ne işi olduğunu anlamam birkaç saniyemi aldı. Old Money giyim tarzı, dimdik duruşu ve her zamanki suratsız yüzüyle kalabalığın içinde bile herkesten ayrı görünüyordu. Üniversitenin önünde onun gibi biri fazla yabancı duruyordu. Buraya ait olmadığı her açıdan belli oluyordu. Bence bulunduğu bir yere ait olmak gibi bir derdi de yoktu. Kaşlarım çatıldı. Birkaç öğrenci yanımdan geçerken fısıldaştı. Birkaç kız dönüp dönüp ona baktı. Sonra bir diğeri onu baştan aşağı süzdü. Beni fark ettiği an ateşten gözlerini üzerime çevirdi. Hayır. Bu adam gerçekten peşimi bırakmayacaktı. Derin bir nefes alıp ona doğru yürüdüm. Yanına yaklaştıkça korumalarından biri hafifçe kıpırdandı ama Arel gözünü benden ayırmadan çok küçük bir hareketle onu durdurdu. “Senin burada ne işin var?” dedim, sesimi olabildiğince sakin tutmaya çalışarak. Arel yüzüme baktı. “Hoş bulduk. Seninle konuşmam gerekiyor.” “Benim seninle konuşacak hiçbir şeyim yok.” “Var.” Gözlerimi kapattım. “Bak, burası üniversite. Etrafımda sınıf arkadaşlarım var, hocalarım var. Çevrede babamın korumaları var. Sen de kapının önüne koruma ordusuyla gelmişsin. İnsanların şu an bize bakmadığını mı sanıyorsun?” Bakışları çevreye bile kaymadı. “İlgilendirmiyor beni.” “Beni ilgilendiriyor.” Bir an sustu. Sonra kapısı açık duran arabasına doğru çok kısa bir bakış attı. Arabanın içinde kimse yoktu. Belli ki o sürmüştü. “Bin.” Neredeyse gülecektim. “Pardon?” “Neyini anlamadın? Arabaya diyorum… Bin.” “Beş dakika bile senin arabana binmem.” Bu kez sağ kaşı belli belirsiz havaya kalktı. “Korkuyor musun?” “Korkmuyorum senden. Sana güvenmiyorum sadece. Tanımıyorum seni.” Cevabımın ardından birkaç saniye boyunca gözlerini benden ayırmadan baktı. Yüzünde öfke yoktu. Alay da yoktu. Ama bu sakinliği bağırmasından daha sinir bozucu oluyordu. “Önden git,” dedi sonunda. Kaşlarımı çattım. “Ne?” “Araban nerede?” “Neden?” “Önden git. Takipte olacağım.” “Sen ciddi misin?” “Hm hm. Gayet.” Başımı iki yana salladım. Birkaç saniye daha ona baktıktan sonra sinirle arkamı dönüp arabama doğru yürümeye başladım. Onun gerçekten peşimden gelip gelmeyeceğine bakmamaya çalıştım ama tabii ki dayanamadım. Omzumun üzerinden baktığımda Maybach’ın yavaşça hareket ettiğini gördüm. Harika! Artık bir Rus milyarder tarafından takip ediliyordum. Ara…

Bölümün tamamını WritePad'de oku