LİLYUM VE KURT

varis.

Yazar:

LİLYUM VE KURT - hilasbey kitap kapağı
LİLYUM VE KURT kitap kapağı

†𓃦† · L İ L Y U M V E K U R T · · · ─ ·𖥸· ─ · · 3. BÖLÜM / VARİS. Arel Lev on üç yaşındaydı. Çalışma odasının ortasında dimdik duruyor, babasının yüzüne bakmaya cesaret edemiyordu. Önündeki satranç tahtasında siyah şah devrilmişti. Oyun çoktan bitmişti ama Vladimir Vronsky birkaç saniye boyunca satranç tahtasına bakmaya devam etti. Odanın içindeki sessizlik, Arel Lev'in kalbinin atışlarını bile bastıracak kadar ağırdı. “Kaybettin.” Başını eğdi. “Özür dilerim baba.” Vladimir yavaşça ayağa kalktı. Masanın etrafında dolaştı ve oğlunun karşısında durdu. Parmaklarının arasına aldığı siyah şah taşını Arel Lev'in avucuna bıraktı. Küçük taşın soğukluğu avucuna işlerken Vladimir'in sesi her zamanki gibi sakindi. “Özür dilemek kaybeden insanların alışkanlığıdır.” Arel Lev sessiz kaldı. “Bir Vronsky kaybetmez.” Taşı tahtaya sertçe bıraktı. Oyun tekrar başladı. Arel Lev bütün dikkatini vermesine rağmen birkaç dakika sonra yeniden kaybetti. Bu kez Vladimir uzun süre hiçbir şey söylemedi. Sadece oğluna baktı. O bakışlar, söylenecek her kelimeden daha ağırdı. “Yetersizsin.” Arel Lev'in boğazı düğümlendi. “Yeterince hızlı değilsin. Yeterince güçlü değilsin. En kötüsü de...” Vladimir birkaç saniye sustu. “Fazla merhametlisin.” Arel Lev anlamamış gibi babasına baktı. “Merhamet seni zayıf yapar. İnsanlara acırsan seni kullanırlar. Güven duyarsan sırtından vurulursun. Bu dünyada ayakta kalanlar güçlü olanlar değil...” Gözlerini oğlunun gözlerine dikti. “Kimseye acımayanlardır. Çünkü acıyanlar mezara ilk girenler olur.” Arel Lev hiçbir şey söylemedi. İçinde bir yer, babasının söylediklerine karşı çıkmak istiyordu. İnsanların yalnızca korkuyla yönetilemeyeceğine inanıyordu. Ama bunu yüksek sesle söyleyemeyecek kadar küçüktü henüz. Vladimir ceketinin düğmesini ilikledi. “Bir gün bu şirket, bu miras sana kalacak.” Arel Lev'in gözleri babasına çevrildi. “O güne kadar vicdanını öldürmeyi öğren.” Vladimir çalışma odasının kapısını açtı. “Çıkabilirsin.” Arel Lev sessizce çıktı kapıdan. Koridora çıktığında babasının odasının kapısı tam kapanmamıştı. Babasının telefonundan bir erkek sesi geliyordu. “Bu yaptığının bir bedeli olacak, Vladimir.” Arel olduğu yerde durmaya devam etti. Kapının aralığından içeriyi göremiyordu ama babasının sesi son derece sakindi. “Bedel ödemeye alışığım ben.” İçeride kısa bir sessizlik oldu. “Bu savaş burada bitmeyecek.” Vladimir'in alaycı bir şekilde güldüğü duyuldu. “Haklısın.” Birkaç saniye sonra yeniden konuştu. “ Çünkü bitmesine ben izin vermeyeceğim.” “O zaman seni değil... senden sonra kalanı yok edeceğim.” Vladimir'in sesi ilk kez sertleşti. “Öyleyse dene.” Kapının kolu yavaşça aşağı indi. Arel Lev refleksle duvarın arkasına çekildi. Kalbi göğsünü parçalayacakmış gibi atıyordu. Birkaç saniye sonra Vladimir çalışma odasından çıktı. Yüzündeki ifade her zamanki kadar soğuktu. Koridor boyunca tek kelime etmeden yürüyüp gözden kayboldu. Arel Lev ise olduğu yerde kalmış, az önce duyduğu konuşmanın anlamını çözmeye çalışıyordu. O gün ilk kez babasının yalnızca acımasız bir iş insanı değil, aynı zamanda yıllardır süren görünmez bir savaşın içinde olduğunu anlamıştı. Moskova, Rusya “My ne mozhem pozvolit' sebe takoy bol'shoy risk, gospodin Vronsky.” (Bu kadar büyük bir riski alamayız, Bay Vronsky.) Önümdeki dosyayı yavaşça kapatıp konuşan adama baktım. Elli yaşlarının sonlarındaydı. Babamın en eski yönetim kurulu üyelerinden biri... İlk kez sesinde bu kadar belirgin bir tereddüt vardı. “Pochemu?” (Neden?) Adam boğazını temizledi. “Vo vremya Vladimira Vronskogo my nikogda ne podpisyvali sdelku takogo masshtaba.” (Vladimir Vronsky döneminde bu büyüklükte bir anlaşmaya hiç imza atmadık.) Bakışlarımı dosyadan kaldırmadan cevap verdim. “Ya ne Vladimir Vronsky.” (Ben Vladimir Vronsky değilim.) Masanın etrafındaki herkes sustu. Finans direktörü önündeki raporu açtı. “Yesli sdelka provalitsya, my poteryayem okolo chetyrekhsot millionov dollarov.” (Anlaşma başarısız olursa yaklaşık dört yüz milyon dolar kaybederiz.) Kalemi parmaklarımı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku