LEYLA | Kırgın Karanfil

KARADİNMEZ

Yazar:

LEYLA | Kırgın Karanfil - Simiyyiii kitap kapağı
LEYLA | Kırgın Karanfil kitap kapağı

Dünya'ya geldiğimizden beri geçen, ömür denen bu süreçte heybemizi her gün, anılarla, kararlarla, mutluluklarla ve hüzünlerle doldurmuştuk. Kimsenin bir başkasının heybesinde neler taşıdığından haberi yoktu. Ya da anlattığı kadarını biliyordu. Karşımdaki adamın altı yıldır neler yaşadığını bilmiyordum. Duyacağım şeylerden korkuyordum. Oysa zamanında onun ağzından daha korkunç şeyler duymuş biri olarak söylüyordum, şimdi duyacağım şeylerden daha çok korkuyordum. Anneannemin yaşının getirisi olarak, üzerine dantel örtülmeye yaklaşmış, unutulmaya yüz tutmuş hatta zamanla kullanılmayı yitirmiş bir kaç kelimeyi emanet etmişti bizlere. Çoğunu sinirliyken laf arasında kullanırdı Münire hanım. Biz garipseyince anlamını açıklardı. Bu yadigar bıraktığı kelimelerden birisi de karadinmez di. Öyle derdi. Biri ondan bir sır saklasın, biri bir derdini söylemesin hemen bu hitapla homurdanmaya başlardı. Oğuz ise tam anlamıyla bir karadinmezdi. Ağzından laf almak zordu. İstemediği sürece ona kimse, hiçbir şeyi anlattırmazdı. Elini çenesine dayayıp saatlerce beni izlese, o andan sıyrılmamak için bugün başım çok ağrıyor demezdi. Sırtına defalarca hançer saplasalar göğsünde ben yatıyorum diye canım yanıyor bile demezdi. Bedeninde ne hasar vardı bilmiyordum ama ruhundaki hasarı ziyadesiyle merak ediyordum. "İlaçsın."dedi inlercesine. Boynumda hissettiğim sıcak nefesi tüm bedenimi esareti altına almaya yetmişti. Derin soluklar alıyordu. Boynuma kondurduğu dudaklarının ufak temaslarıyla mühürledi beni adeta. "Yapma." tarazlı çıkan sesim, söylediğimin aksini istediğim nitelikte çıktı. Sesimi duyduğunda başını boynumdan kaldırır diye düşündüm ama o, dilime döktüğüm gibi değilde aklımdan geçeni yerine getirdi. Daha sıkı sarıldı. "Lütfen, bir kaç dakika daha bahşet bana. Lütfen." Bir şey demek için bile takatim yoktu. Geriye doğru attığım bir adımdan sonra ayrılmak zorunda kalmıştık. Büyük bir yoksunlukla bana bakıyordu. Beyazları kızarmış yeşil gözleri korkuyla gözlerimi buldu. Yıllardır ayrı kalmamışız gibi bir kaç saniyelik ayrılığımız ona da bana geldiği gibi çok gelmişti. Arkamdaki sedire oturduğumda gözlerini kısarak beni izledi öylece. Arkama yaslandım. Zihnim bir kod işlenmiş gibi sanki her şeyi resetlemişti. O an Konya'daki evimizdeymişiz gibi hissettim. Oğuz'un şakaklarına konan bir kaç ağarmış tel belki geçen zamanın kanıtıydı. O da olmasa, sabahında kalkıp okula ya da sınavlarımıza gittiğimiz o günlerden birindeymiş gibi hissetmiştim. Oturduğumda gözlerim dizlerimi buldu. O da baktığım yere bakarak hızla yanıma adımladı. "Yer var mı dizlerinde?" umutla sorduğu soruyu başımı sallayarak yanıtlamayı seçtim. Kocaman bedeni ufaldı sanki. Sedirin üzerine dizlerini kendine çekerek uzandı. Dizlerime başını koyduğu an gözleri otomatik olarak kapandı. Anı hissetmek istercesine bastırdı başını. "Panik atağın var değil mi?"sorumla başını salladı sessizce. "İlaç alıyor musun yoksa sadece terapi mi?" "İlaç kullanıyorum, aynı zamanda terapiye de gidiyorum . Çok atak geçirmiyorum aslında ama bazen,"diyerek sustu. Sesli şekilde yutkunuşunu duydum. "Bazen eskiye gidiyorum. Bazen unutmak istediğim anlara, bazen ise ömrümün sonuna kadar unutmak istemeyeceğim anlara." "Peki mesleğin, savcısın sen Oğuz."dediğimde gözlerini açtı hemen, yeşillerini hızla bana çevirdi. Donuk bakışları daha da yeşerdi sanki. Adını dilimden duymaya muhtaçmış gibi baktı gözlerime. "Bizzat kendim başvurdum. Belirli testlerden ve sağlık muayenelerinden geçtim. Görevimi yapmama engel olmayan bir seviyede anksiyete olduğuna kanaat getirildi. Sadece yoğun travmatik dosyalara bakamıyorum. Buraya iki dosyayı devam ettirmek için geçici süreyle geldim zaten. Sonrasında yine teste tabii tutularak asıl görev yerim belirlenecek. Burada da kalabilirim. Başka şehire de gidebilirim." uzun uzun konuşsun istedim. Bu karadinmez adam, bir bana konuşurdu eskinden. Bir bana dökerdi içini. O konuştukça sesindeki rahatlamaya şahit olmak benim bile nefeslerimi düzene sokmuştu. "Nerede görev yapıyordun bundan…

Bölümün tamamını WritePad'de oku