LEYLA | Kırgın Karanfil

PERESTİŞ

Yazar:

LEYLA | Kırgın Karanfil - Simiyyiii kitap kapağı
LEYLA | Kırgın Karanfil kitap kapağı

Oğuz Kağan Demirel Çok güzel bir çocukluk geçirdim. Babamın dosyalarını çözmesi için karakollarda, adliyede ve karargahlarda sabahladığı, günlerce aylarca eve gelmediği olurdu. Ama tek sorunumuz babamı özlemekti. Terörle mücadele savcısıydı. Babam eve gelmese biz biliyorduk. Babam o gün eve gelmediyse bizim değil, başka çocukların babası için çabalıyordu. Sırtımdaki yüklerin ağırlığı hiç bir zaman eksilmedi. Babamın kaybından sonra büyüdüm. Büyümek zorunda kaldım. Maddi açıdan bir eksikliğimiz olmadı hiç. Dedelerim , amcam ve dayım ellerini üzerimizden hiç eksik etmediler ama eksiktik. Babam bizim evimizin çatısıydı. O çatı, sert bir rüzgarda uçtu. Duvarlar annemdi, ayakta tutan kolonlar bizlerdik. Zemin yerli yerinde duruyordu. Duvarlar sağlamdı ama korunaksızdık artık. O çatı uçtuğundan beri , o ev artık yağmur alıyordu. Her yağmurda o evin duvarları su alıyordu. Her yağmurda o evin zemini ıslanıyordu. Babam severdi yağmuru, annemin haşladığı mısırları ellerimize alarak, yana yana oturduğumuz büyük salon camının önünde izlediğimiz yağmur huzuru bize tattırırken, şimdi her yağmur bize zaten unutmadığımız babamı hatırlatıyordu. Gökyüzüne baktığımda yüzüme düşen bir kaç damlayla kapüşonumu çekerek arabaya koşturdum. Çalan telefonumu arabaya biner binmez açtım. "Kanka yurttan çıktım ama sen benden hızlı ulaşırsın. Zahmet verdik sana da kusura bakma." dediğinde telefonun diğer ucundaki Giray'ın söylediğinin absürtlüğünü düşünüyordum. Eslem benimde arkadaşımdı. Elbette hasta oldu diye onunla ilgilenebilirdim. "Saçmalama, vakit kaybetme direkt hastaneye gel sen." Kız yurdunun kapısının önüne arabayı park ettim. Gündüz derse gelmeyen Eslem'in hasta olduğunu söyleyen Canan, akşam aramış ve ağırlaştığını söylemişti. Arabaya atladığım gibi kendimi yurt binasının önünde bulmuştum. Üzerinde pijama takımlarıyla dışarı çıkan Eslemle normal zamanda olsa çok dalga geçerdim ama şimdi iki büklüm gelişi beni bile korkutmuştu. Hızlı kullandığım arabayla kısa süre sonra Selçuk Üniversitesi Tıp fakültesinin acil girişinden girdik. Canan, Eslem ile ilgilenirken ben giriş işlemlerini hallediyordum. Yanlarına geçtiğimde onu muayeneye alarak serum yazdılar. O, serum için sedyede uzanıp damar yolu açıldığında başında bekleyen Canan yeterliydi. Kalabalık yapmamak için kapının önüne çıktım. Giray geldiğinde kapıda beni görür bende ona Eslem'in yerini söylerdim. Cebimden çıkardığım sigara paketinden bir sigara yaktım , kardeşim Atakan'ın aile grubundan attığı saçma mesajları es geçerek sınıf grubuna gelen mesajları okudum. Hava soğuktu. Çiseleyen yağmur bugün neyin habercisiydi acaba? Öyle derdi babam, ya gökyüzü her yağmurda bize bir şeyler anlatıyorsa? Giray'ı beklerken oyalanıyordum. İçeri girerek Eslem'in benden çekinmesini istemiyordum. Benim de iki kız kardeşim vardı ve buraya gelecek kadar kötü olmasına sebep olacak şeyi az çok tahmin edebiliyordum. İçtiğim sigara eşliğinde telefonumu çıkardım. İnstagram uygulamasına istemsizce giden parmağım gezindi öylece. Karşıma çıkan ilk gönderi dikkatimi çekti. Bir kelime yazıyordu kalın harflerle. Perestiş. Delice, taparcasına sevme. Saçmaydı. Kim kimi böyle severdi ki . Gönderiyi hızla kaydırdım. Telefonu cebime koyup içeri gireceğim esnada yanımdan geçen kalabalığa gözüm takıldı. Oldukça yaşlı bir adamın etrafında onu takip eden kalabalık bir güruh ona sorular soruyorlardı. Karşımda gördüğüm herkes bir bir silindi sanki o an. Biri dışında. Etraf fluydu. Bir o tüm gerçekliğiyle yanlarındaki yaşlı adamın konuşmasını dinleyen onu net görebiliyordum. Gözlerim onda dalmış ve etkisinden çıkamayacak gibi hissediyordum. Uzun siyaha yakın , koyu kahve saçlarının yüzüne dökülen , hafifçe ıslanmış perçemlerini elinin tersiyle başının arkasına itti. Bir şeyler sordu yanındakilere. Aldığı yanıtlarla kaşları çatıldı. Bir ara gülümsedi karşısında ona bir şey söyleyen başka birine. Karşısındaki kişiyi kıskandım. Ondan gözlerimi ilk defa o an çektim. Güldüğü kişiye döndürdüm bakışlarımı. Bir genç kızdı. Göğsümde tuttuğum…

Bölümün tamamını WritePad'de oku