KUTSAL EMANET

BÖLÜM 8: Mektup

Yazar:

KUTSAL EMANET - Dennis Soikan kitap kapağı
KUTSAL EMANET kitap kapağı

*** Bir mektup, geçmişten gelip dokunur bugünümüze *** Bir hışımla annemin yanına koşarak onu kollarından tutup ayağa kaldırdım. Yüzünden okunan korku ifadesi beni endişelendirmişti. Alelacele kollarına ve vücuduna bir şey olmuş mu diyerek kontrol ettim. Neyse ki görünürde bir şey yoktu. “İyi misin?” diye sorduğumda dikkatim yerdeki cam parçalarına takılmıştı. Parçalardan birinin altında duran beyaz kâğıdı fark edip onu almak için yeltendiğim sırada annem benden önce davranıp hızla kâğıdı alarak benden gizlemeye çalıştı. “Merak etme, iyiyim. Ne oldu, arkandan kovalayan mı var? Ne bu acele?” Neden şu an beni azarlıyordu ki? Benden sakladığı o kâğıtta önemli bir şey olduğuna emindim ve benim görmemi kesinlikle istemediği de ortadaydı. O kâğıt neyin nesiydi öğrenmem gerekiyordu. Bu evde her şeyi en son öğrenen olmaktan zaten yeterince sıkılmışken bu gizemli kâğıtta ne olduğunu bir an önce görmeliydim. “Dakikalardır kapının önündeydim. Kaç kere çaldım zili ama gelmedin. Çığlığını da duyunca sana bir şey oldu zannettim.” Sesimden bana böyle sert çıkışmasından dolayı kırgınlığım belli oluyordu. Yaptığı hatanın farkına varmış olmalı ki bana sıkıca sarıldı. Titriyordu. Burun çekmesini duyunca geri çekildim ve gözlerinin dolu dolu olduğunu gördüm. “Bir sorun mu var?” Yaşlı gözleriyle süzdü beni. Sonra gülümseyerek sadece bir an korktuğunu söyledi. Yalan söylüyordu. Gülümsemesi sahteydi. Üstelemek istemiyordum zira kâğıdı benden saklamaya çalışması benim görmemem gerektiğinin göstergesiydi. Günün birinde anlatması umuduyla konuyu kendi içimde kapatma kararı aldım. Yerdeki parçaları toplamak için hamle yaptığımda annem elimi tutup ben hallederim dedi. Peki diyip odadan ayrıldım ama aklım o kâğıtta kalmıştı. İçinde benim bile görmemem gereken ne yazıyor olabilirdi ki? Ya da ne vardı? Kafamdaki soru işaretleriyle birlikte salonda televizyon karşısına oturmuş, ruhsuz gibi sadece ekrana bakıyordum. Ne ekranda oynayan diziye odaklanabiliyor ne de etrafımdaki sesleri duyabiliyordum. Aklım fikrim o kâğıttaydı. Benden gizlenmeye çalışılan bu gizemli kâğıdı öğrenmek istiyordum ancak bir yanım bunu başardığımda başıma kötü şeylerin geleceğini, işlerin iyice raydan çıkacağını söylüyordu fakat merakıma yenik düşmem an meselesiydi. Kafamı dağıtmak için önümüzdeki mahkemeye odaklanmaya çalıştım. Belki de biraz dinlenmeliydim. *** Aysun Hanım, yaptığı hatayı hemen telafi edip sır gibi sakladığı mektubu oğlundan önce aldığı için mutluydu. Deniz’in henüz bu mektubu okumak için hazır olmadığını düşünüyordu. Son zamanlarda yaşadığı travmaların üzerine bu mektupta yazan gerçekleri de öğrenirse eminim altından kalkamayacaklarını, uzun soluklu psikolojik sorunlarıyla uğraşacaklarını tahmin etmek hiç de güç değildi. Zamanı geldiğinde oğluna anlatacaktı ya da Deniz bu gerçeği hiç bilmeden yaşayacaktı. Yılların eskittiği rengi sararmaya başlayan kâğıt, titreyen ellerinin arasındaydı. Defalarca kez okumasına rağmen her okuyuşunda ilk okuyuşundaki duyguyu yaşıyordu. Sadece tek bir farkla. İlk zamanlarda kocasının sesiyle okuduğu bu mektubu şimdi kendi sesiyle okuyordu çünkü aradan geçen yıllar kocasının sesini unutturmuştu. En acısı da buydu. Sevdiğin birinin sesini unutmak. O mektup kocası Alp’ten gelmişti. Yıllarca çocukluk aşkının ona yazdığı ve biricik oğlunun öz be öz babasının mektubunu oğlundan gizlemişti. Gizlemek zorundaydı, Deniz henüz bu gerçeğe hazır değildi. Ellerini her dokunuşunda alev alev yakan ikiye katlanmış kâğıt parçasını yavaşça açıp satırlar arasında gözlerini gezdirdi. Yazılan her kelime, söylenen her cümle canını yakıyordu ama yapabileceği hiçbir şey yoktu. Artık geriye ne Alp kalmıştı ne de ondan bir anı… Notu açıp okumaya başladı: Aysun’um, gül yüzlü sevgilim. Bana ne kadar kızdığının ve kırıldığının farkındayım ama bazen işler planlandığı gibi gitmeyebilir… Bu yüzden mutlu sonlar için ayrılık gerekebilir. Ne yaşanırsa yaşansın ne kadar ayrı kalırsak kalalım şunu daima bil ki seni hep sevdim ve seveceğim. Bunu hiçbir şey değiştiremeyece…

Bölümün tamamını WritePad'de oku