KUSURSUZ 𝑩İ𝑹 HATA

1. GEÇMİŞİN İZİ

Yazar:

KUSURSUZ 𝑩İ𝑹 HATA - Bluenoone kitap kapağı
KUSURSUZ 𝑩İ𝑹 HATA kitap kapağı

Bölüm görselleri

KUSURSUZ 𝑩İ𝑹 HATA - 1. GEÇMİŞİN İZİ bölüm görseli 1
KUSURSUZ 𝑩İ𝑹 HATA - 1. GEÇMİŞİN İZİ bölüm görseli 1

❝Geçmişin İzi❞ ☽ 2025 İnsan bazen yanında insanlar olsa bile yalnız hissedermiş. Kendini o an ki konuma göre değil, aklının kaldığı yerde durmasını istermiş. Herkes düşündüklerinde kalır. Hissettiklerinde değil. Hislerinde değil. Suç hiçbir zaman tek bir yönde olmaz. Her farklı tarafta içilerinden biri daha masum, daha suçsuzdu. Kendimiz için yaptığımız şeyler kimisinin hayatını alt üst eder, hayatını yıkmaktan çekinmezdi. Bu hikâyenin suçlusu ben olmayacaktım. Beni mecbur edenler, en az ben kadar onlar da suçluydu. Güneş doğmadan önce batardı. Battıktan sonra belki de en iyi şekilde yeniden doğardı. "Anne!" diye seslenen kızıma dönmem bir kaç saniyemi almıştı. Henüz daha dört yaşındaki kızım için hayat toz pembeydi. Umarım da hep öyle olarak kalırdı. Kreşin önüne arabamla gelmiş ve kızımın çıkmasını bekliyordum. Kızım, Aselya bana doğru koşarak gelirken ben de ona kollarımı açmış sarılmak için bekliyordum. Aynı şekilde o da bana doğru koşup sarılınca hızla kucağıma aldım. Yanağıma her zaman yaptığı gibi öpücükler kondurmaya başladı. Aynı şekilde ben de ona yapınca birbirimizden ayrıldık. "Anne biliyor musun bugün okula bir adam geldi?" dediğinde kaşlarımı kaldırarak sorguladım. Nasıl biriydi bu adam? "Bilmiyorum, sen nereden biliyorsun bunu?" Adam gelmişse gelmişti. Aselya bunu nereden biliyordu? Onunla konuşmaya mı çalışmıştı yoksa? "Bana çikolata verdi hem de en sevdiğimden. Anne hemen kızma ama çok seviyorum ne yapsaydım?" Gözlerini az da olsa doldurarak baktı. Bu şekilde bakmasına dayanamıyordum. Fakat ne zaman Aselya'ya kızacak olsam bu şekilde bakıp beni afallatıyordu. O yüzden hiç kızamıyordum ona. "Tamam, bu sefer kızmayacağım. Ama sen de öyle tanımadığın insanlarla konuşmayacaksın. Ve onların verdiği şeyleride alma!" Beni onayladığı anlamında kafasını salladı. "Anlaştık o zaman." diyerek tamamladım. Kollarından çantasını çıkararak arabaya koydum. Aselya'yı da arka koltuğa oturtarak kemerini bağladım. Kendimi de şoför koltuğuna atmamla eve doğru yol aldım. ☽ Aselya'yı evde anneme bıraktıktan sonra pastacı dükkanıma yani asıl adı Mavi Pasta Dükkanı'na gelmiştim. Birkaç yıl öncesinde kredi çekerek aldığım bu pastane benim için çok özel bir yere sahipti. Sabah sekizde açtığım pastaneyi yanımda çalışan Nerda'ya teslim edip kızım, Aselya'yı kreşten almaya gitmiştim, her zaman yaptığım gibi. Hem pastanenin önünde hem de içinde oturan müşterilere kısa bir bakış attıktan sonra Nerda'nın yanına geçtim. Nerda beni görür görmez, "İyi ki geldin, Gaye yoksa bu müşteriler beni öldürecekti." diyerek hayıflandı. Bu hâline gülerken pastanenin mutfağına gelmiştim. O da arkamdan gelirken, "Geldim işte hem bu kadar müşteriyi halledemiyorsan seninle işimiz var." diyerek söylendim. Ancak bu söylediklerim şakaydı tabii, alınmayacağını biliyordum. "Ama neyse ki ben bunlara fazlasıyla dayanıklıyım. Sen beni daha tanımadın mı? Hepsinin üstesinden gelebilirim." Kolunu kaldırıp elini sıkmasıyla bana olmayan ama az da olsa beliren kaslarını gösterdi. Bu hareketine yeniden gülümseyip cebimden çıkardığım telefona baktım. Gelen bildirimlere kısa bir göz gezdirdim. Nerda, elindeki pastaları camın önüne dizmeye gitmesiyle ben de yalnız kalmıştım. Hemen elime aldığım not defterinden kimlere sipariş aldığıma baktım. Üst mahallede oturan Sevil teyze, karşı komşumuz Adile abla, mahallenin ucunda oturan Ümmü teyze falandı. Alttakine bakmamla duraksadım. Sadece adı vardı. Muhtemelen Nerda yazmıştı. Asıl beni duraklatan şeyse bu pastanın bir üç saate yetişmesi gerekliydi. Nerda bana nasıl söylemezdi? Baran Kıraç, adlı kişi daha ben gelmeden birkaç dakika önce gelmiş olmalıydı. Çünkü Nerda bana bunu saniyesinde söylemesi gerekti. Her zaman böyleydi. Daha fazla oyalanmadan pasta malzemelerini çıkararak yapmaya koyuldum. Pastayı bir yarım saat sonrasında dinlenmesi için buzdolabına koymuş, tekrar Nerda'nın yanına geçmiş ve içecek dolabından bir tane fuse tea, karpuzlu olanından çıkarıp içimek için açmıştım. Nerda beni görmesiyle yanıma gelip "Pastaları yapmaya…

Bölümün tamamını WritePad'de oku