kusurlu

8. Bölüm

Yazar:

kusurlu - Glsahmaran kitap kapağı
kusurlu kitap kapağı

Sabahın o zafer sarhoşluğu, matematik dersinin gri tahtasında yankılanan tebeşir seslerinin arasında bile Blair’in üzerindeydi. Öğretmenin monoton sesini uzak bir uğultu gibi dinlerken, parmak uçları hâlâ o belgeleri masaya bir balyoz gibi fırlattığı anın heyecanıyla karıncalanıyordu. Daniel'in feragatnameyi imzalarken titreyen parmakları, Marcus’un yüzündeki o paramparça ifade... Blair’in dudaklarının kenarında, kimsenin fark edemeyeceği kadar silik, zehirli bir gülümseme gezindi. Bu zafer; Evelyn ve Richard için alınmış bir zaferdi , onların mirasına kimsenin leke sürmesine izin vermemişti. Zil çaldığında, sınıftaki gergin bekleyiş sona erdi. Blair defterini yavaşça toplarken yanı başında bir gölge belirdi. Gideon. Yüzünde o her zamanki, insanın içindeki en karanlık sırları çekip çıkarmak isteyen, o tekinsiz ve insanı gıcık eden sırıtışı vardı. "Valenmore," dedi alçak sesle. Sınıftaki meraklı kulakların birer radar gibi onlara döndüğünün farkındaydı. "Bugün üzerinde farklı bir ışık var. Ne o, sabah kahvaltısında bir imparatorluk mu devirdin?" Blair, bakışlarını ona çevirirken mesafesini korudu. Aile dedikodularının bu okulun beton duvarları arasında ateşten daha hızlı yayıldığını bilecek kadar bu kurtlar sofrasında büyümüştü. Cevabını bir kalkan gibi seçti: "Amcamla aramızdaki bazı... pürüzleri giderdik Gideon. Artık her taş yerli yerinde." Gideon’un kaşları hafifçe havalandı. Ve tam o sırada kapının önünden bir fırtına koptu. Marcus. Yüzü öfkeden kıpkırmızı, adımları koridorda çıkan her sesten daha sertti. Blair ile göz göze geldiği an bakışlarını kaçırdı ama o saniyelik temasın içindeki saf nefret, sayfalarca sürecek bir savaş ilanından daha netti. Gideon, Marcus’un arkasından bakarken yüzündeki sırıtış bir avcının tatminine dönüştü. "Vay canına," diye mırıldandı keyifle. "Birilerinin krallığı başına yıkılmış gibi görünüyor." Blair sadece omuz silkti. "Kendi düşen ağlamaz, Gideon." Blair sırasının üstünü topladıktan sonra ayağa kalktı. "Öğlen olacak ögrenci konseyi toplantısı için belge çıkarmam gerek, sonra konuşuruz Baskerville." Blair sınıftan çıkar çıkmaz, Gideon da ayağa kalkıp lavaboya gider gibi yaparak Blair in peşine takıldı. Bu bir kovalamaca değil, sessiz bir oyundu. Koridorun sakin, boş bir köşesine saptığında Blair aniden durup arkasına bakmadan sordu: "Yine ne istiyorsun Gideon?" Gideon, güvenli bir mesafede durdu. Yaklaşmadı ama aralarındaki mesafeyi de hiç açmadan söze girdi. "Sınıftaki o 'pürüz' masalını geç Blair. Ben gerçek cevabı istiyorum. Yine ne yaptın bakalım?" Blair mızmızlanan bir edayla ona döndü. "Ne olduğu neden bu kadar önemli ki sonuç olarak finalde ben kazandım?" "Çünkü," dedi Gideon, omuzlarını rahatça geriye atarak. "İlginç hikayelere zaafım var." Blair derin bir iç çekti. Gideon ile aralarındaki ilişki buydu: Çekilmez bir baş ağrısı, zehirli bir diken ama aynı zamanda mükemmel bir müttefik. İkisi de birbirini birer satranç taşı gibi kullanıyor ve bundan zerre pişmanlık duymuyorlardı. Blair, kelimelerini tartarak kısa bir özet geçti; belgeler, amcasının usulsüzlükleri ve o son imza... Gideon dinledikçe keyifleniyor, Daniel ve Marcus’un acizliğiyle dalga geçiyordu. "Tebrikler," dedi sonunda, nadiren takındığı ciddi bir tavırla. "Bunu kutlamalıyız. Sana düzgün bir yemek borcum olsun." Blair, Gideon’un bahsettiği o sözde "kutlama yemeklerini" iyi biliyordu. Sahte gülüşler, ağır kokular ve bitmek bilmeyen güç gösterileri... Blair o yemeğe giderse muhtemelen yediğinden fazlasını çıkarırdı o yüzden bu teklifi savuşturarak"Belki başka bir yüzyılda," diyerek öğretmenler odasına yöneldi. Gideon istediği bilgileri aldığı için Blair rahat bıraktı ve geri döndü. Çoktan gün yarılanmıştı ve ögle arası olmuştu. Blair, arkadaş grubunun arasında otururken bileğindeki saate baktı ve toplantı saatinin yaklaştığını fark etti ve arkadaşlarına gitmesi gerek olduğunu söyleyip ayağa kalktı. Ve sonra gözleri kalabalığın içindeki Gideon’u buldu. Gideon, bir grup öğrencinin ortasında dikkat merkeziydi. Blair , Gide…

Bölümün tamamını WritePad'de oku