kusurlu

7. Bölüm

Yazar:

kusurlu - Glsahmaran kitap kapağı
kusurlu kitap kapağı

New York’un üzerine çöken gri sabah sisi, mezar taşlarının üzerindeki çiyi daha da soğutuyordu. Blair, elindeki taze beyaz lilyumları Evelyn ve Richard Valenmore’un yan yana duran mermer mezarlarına bıraktı. Tam iki yıl olmuştu. İki koca yıl; hayatını kurtaran, ona bir isim ve bir ev veren o iki insanın devasa bir yangında kül olup gitmesinden bu yana geçen süre. Duygusallığa yer yoktu. Blair sadece orada durdu ve rüzgarın mermer taşlar arasındaki ıslığını dinledi. Gözyaşları çoktan kurumuş, yerini çelikten bir iradeye bırakmıştı. “İyiyim,” diye fısıldadı sadece. Bu bir haberleşmeden çok, bir durum raporuydu. “Her şey planladığınız gibi gidiyor. Sizin kurduğunuz her şeyi koruyorum. Ve bugün, emanetinizi geri alıcam.” Arkasında bekleyen siyah aracın kapısında David duruyordu. Yaşlanmıştı ama duruşu hala o günkü kadar dimdikti. David, mezarlıktaki sessizliği bozmadan Blair’e yaklaştı. “Gitme vaktimiz geldi küçük hanım. Daniel Bey ve yönetim kurulu sizi bekliyor. Ve biliyorsunuz, Daniel Bey bekletilmeyi sevmez.” “O zaman bugün en sevmediği gün olacak David,” dedi Blair ve mezarlıktan ayrılıp arabaya bindi. Kayıtlar da şöyle yazıyordu: Valenmore Malikanesi’nde çıkan ve sebebi asla tam olarak aydınlatılamayan o feci yangın, New York’un en saygın çiftini uykularında yakalamıştı. Geride sadece o gece bir okul gezisi sayesinde hayatta kalan Blair kalmıştı. Reşit olmadığı için devasa Valenmore İmparatorluğu, geçici olarak Richard’ın hırslı kardeşi Daniel’ın ellerine bırakılmıştı. İki yıl boyunca Daniel, bu mirası kendi malı gibi yönetmişti. Şirket binasının devasa cam cephesi güneş ışığını yansıtırken, Blair asansörden indiğinde her adımının zeminde yankılandığını duyabiliyordu. Doğruca en üst kattaki o meşe kapılı odaya yürüdü. İçeride Daniel Valenmore ve oğlu, Blair’in kuzeni Marcus oturuyordu. Daniel, Richard’ın koltuğuna yayılmış, sanki o koltuk her zaman onunmuş gibi oturup purosunu tüttürüyordu. “Blair, canım…” dedi Daniel, sahte bir şefkatle. “Mezarlıktan geliyorsun sanırım. Yas tutmak için güzel bir gün ama bugün burada olman işlerimizi zorlaştırıyor. Yönetim kuruluyla önemli bir toplantımız nerdeyse başlamak üzere.” Blair, masanın en başına, Daniel’ın tam karşısına oturdu. “Merak etme amca , artık o önemli kararları senin yerine büyük bir zevkle ben alırım. Bugün reşit olduğum ilk gün ve vasiyetnamenin şartları gereği yetki devri için buradayım.” Daniel, purosunu yavaşça kültablasına bastırdı. Marcus’un bıyık altından güldüğünü gördü. “Yetki mi? Blair, tatlım… Sen hala liseli bir ergensin. Dosyaları bile nasıl okuyacağını, borsa endekslerini nasıl takip edeceğini bilmezken bu devasa holdingi nasıl yöneteceksin? Richard yaşasaydı, bu sorumluluğu henüz senin omuzlarına yüklememizi asla istemezdi.” “Babam yaşasaydı,” dedi Blair, sesindeki buz gibi ton Daniel’ın gülüşünü bıçak gibi kesti, “o koltukta senin oturduğunu gördüğü an güvenliği çağırırdı.” Marcus öne atıldı. “Haddini bil Blair! Babam bu şirketi iki yıldır batmaktan kurtarıyor. Sen sadece bir mirasçısın, yönetici değil.” “Batmak mı?” Blair elindeki ince dosyayı masanın ortasına fırlattı. “İki yıl boyunca çocuk olduğumu düşünüp beni kandırabileceğini sanmanız çok komikti ama hepsinin fardındaydım. Siz arka kapılardan yürüttüğünüz yan şirketlerle Valenmore bütçesini hortumlayabileceğini mi sandın amca. Ama unuttuğun bir şey var; ben sadece liseli bir ergen değilim. Ben bu şirketi yoktan var eden gerçek valenmoreların çocuğuyum.” Daniel’ın yüzündeki o güvenli ifade yavaş yavaş çatlamaya başladı. Blair devam etti: “Cayman Adaları’ndaki hesabına aktardığın o altı milyon doların, paravan şirketler üzerinden kestiğin hayali faturaların hepsinin dökümü burada. David, lütfen belgeleri sunar mısın?” David, koltuğunun altındaki kalın dosyayı masaya bıraktı. “Hepsi burada Daniel Bey. Islak imzalı raporlar, banka dökümleri ve... Richard Bey’in bizzat bana bıraktığı gizli talimatlar.” Daniel yerinden hışımla kalkıp Blair’in üzerine yürüdü. Yumruğunu masaya vurdu. “Sen kim olduğunu san…

Bölümün tamamını WritePad'de oku