Kurşundan Sözler

Soykan Malikanesi 𐦍

Yazar:

Kurşundan Sözler – İyibirokuyucu kitap kapağı
Kurşundan Sözler – İyibirokuyucu kitap kapağı

“Nereye gidiyoruz”?” diye sormuştum endişe dolu sesimle. Resmen isminin Kunt olduğunu öğrendiğim adamın karısı olmuştum. Beni duymazlıktan gelirken viskisini içiyordu. Tam karşımda oturmasına rağmen bu mesafe bana yetmemiş teknenin diğer ucuna geçmiştim. Düğün biter bitmez, gelin odasında apar topar üstümü değiştirmişlerdi. Beni giydiren Melis’di ve maalesef Melis’in benim için seçtiği parçalar bana uygun değildi ama eşyalarım yoktu. Beyaz mini bir elbise giydirip altına bej bir sandalet giydirmişti. Gözlerimi uçsuz bucaksız denizin koyu mavilerine sabitlerken aklımda sevdiğim adam vardı. Bu gece gökyüzü sessizdi. Şehir, yaklaşan felaketin farkında olmadan ışıl ışıl yanıyordu. İnsanlar gülüyor, hayatlarına devam ediyor, yarının bugünden farklı olmayacağına inanıyordu. Oysa bazı yarınlar hiç gelmezdi. Bazen tek bir bakış, yıllarca kurduğun hayatı yerle bir eder. Bazen sevdiğin insan, seni kurtaracak kişi olmak yerine en büyük yaranın sahibi olurdu ve bazen kader, kapıyı çalmadan içeri girerdi. Ben bu gece her şeyin bittiğini sanmıştım.Meğer biten hayatım değilmiş. Asıl hikayem her şeyimi kaybettiğim bu anda başlamıştı. Kunt’un adım sesini işitmemle gözlerimi arkaya çevirdim. Ben bakana kadar o çoktan yanıma gelmişti. “Çilli” benim ismimi çilli yapmıştı. Kaşlarımı çatarken cevap vermemeyi tercih ettim. Viskinin kokusu burun direğimi sızlatırken öğürme isteğim gelmişti. “Ne oldu çilli, korkuyor musun?” Korkmak mı, ondan mı? Tekrar cevap vermezken bir anda topuz olan saçımı tutup sallamaya başladı. Sinirle ayağa kalkıp onu itirken bağırmıştı. “Sen ne yaptığını sanıyorsun?” Yerinden 1 cm bile oynamazken bir anda ince belime kavrayıp göğsüne yasladı. Anın şokuyla dudaklarım aralanırken yüzünü bana doğru yaklaştırdı ve boğuk bir sesle fısıldadı. “Bir daha beni itme.” Viski kokan nefesi midemi bulandırırken geri çekilmek için çırpınıyordum bir balık misali ama ben çırpındıkça o bundan keyif alıyordu. Narsist biri gibiydi. Derin bir iç çekip başarılı olamayacağımı anladığımda savaşmayı bırakıp gözlerimi onun mavi yeşil karışık mercan gözlerine sabitledim. O da benim gözlerimin içine bakarken tek düşebildiğim bu anın biran önce son bulmasıydı. Dudağının bir kenarı yukarıya doğru kıvrılırken “Yunanistan’a gidiyoruz” demişti. Yunanistan mı? “Orada bir adamız var, karı koca güzel bir balayı yapalım. Değil mi?” Adamız mı var demişti o? Hani bildiğimiz ağaçlarla kaplı denize açılan ve ormanları olan ada. Beni bırakmadan viski bardağını dudaklarına doğru götürdü. İstemsizce dolgun dudaklarına bakarken dudaklarının cam bardağını nasıl kavradığını izlemiştim ve daha sonra adem almasının inip kalması en sonunda ise dudaklarını bardaktan geri çekmesi. Ah, ne oluyordu bana. “İçer misin?” Başımı iki yana sallayıp bir adım sonunda geri çıkabilmiştim. Kendimi teknenin kenarına daha demin oturduğum tarafa yöneltirken derin nefesler alıyordum. Bu adam bu kadar etkileyici olmak zorunda mıydı? Tekrar denizi izlemeye başlarken sıcak basmıştı. Elimi yelpaze gibi kendime sallarken biran önce bu şeyin bitmesini istiyordum. Bütün bunları başıma açan babamdı. Annem olsaydı benim evlenmeme katiyen izin vermezdi. Onun vefatından sonra ben artık ben değildim. Artık eskisi gibi gerçek gülmüyordum, tahammül seviyem yoktu, çok sinirli bir kız olmuştum. Annemden sonraki süreçte babam bana iyi bir baba olsaydı böyle olmazdım ama o beni itip kakıp aşağılayıp şiddet uygulayıp satmıştı. Bazı insanların hayatı diğerlerine nazaran daha zor olabiliyordu. Hayat, herkese adil davranmıyor ve hissettirmiyordu. Ansızın göğüs aramda hissettiğim soğuk üflemeyle titretip ona baktım. Yanıma gelmiş ve dekolteme doğru üflüyordu. “Ne yapıyorsun be?” Ona arkamı dönüp kollarımı göğsümde birleştirdim ama bu sefer daha kötüydü. Bana giydirdikleri elbise boylu boyunca her yerden fazla iddialı ve dekolteliydi. Elbisenin açık bıraktığı sırtımda soğuk üflemeyi hissederken sinirle ayağa kalktım. “Benden uzak dur Kunt” diyebilmiştim güçsüz çıkan sesimle. O ise bunun aksini iddia eder gibi karşı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku