Kurşundan Sözler

Sonun Başlangıcı 𐦍

Yazar:

Kurşundan Sözler – İyibirokuyucu kitap kapağı
Kurşundan Sözler – İyibirokuyucu kitap kapağı

İnsan, tükendiğini her zaman anlayamaz. Çünkü tükenmişlik kapıyı çarpıp içeri giren bir misafir değildir. Sessizce yerleşir. Önce hayatındaki küçük şeylerin rengini azaltır. Sonra sesini. Sonra anlamını. Sabah yine uyanırsın. Alarm çalar. Kapatırsın. Yataktan kalkarsın. Üzerini giyersin. İnsanların arasına karışırsın. Çalışırsın. Konuşursun. Gülümsersin. Eve dönersin. Dışarıdan bakıldığında hayat devam ediyordur ama sen, bütün bunların içinde giderek daha az varsındır. Belki de tükenmişliğin en büyük yanılgısı budur: İnsan çöktüğünde tükendiğini sanır. Oysa bazen insan, ayakta durmaya devam ederken tükenir. Kimse fark etmez çünkü hâlâ işlerini yapıyorsundur. Hâlâ telefonlara cevap veriyorsundur. Hâlâ “iyiyim” diyorsundur. Hatta bazen herkesten daha çok gülüyorsundur. Ama geceleri odanın ışığını kapattığında, bütün gün susturduğun o cümle yeniden ortaya çıkar: “Ben artık böyle devam etmek istemiyorum.” Bu cümle çoğu zaman yüksek sesle söylenmez. İnsan önce kendine itiraf edemez çünkü yorulmanın normal olduğuna inanır. Ben çok tükenmiştim ve benimde sonumu getiren hemen arkamda duran babamdı. “Sana ne oldu böyle?” Başıma nedime diye verdikleri kız nazikçe yüzümü inceliyordu. “Uyumadı” dedi iğrenç sesiyle babam olacak o adam. Uyumadı, anlıyorum. Benimle ilgilenen kız aniden babama dönerken aynadan babamın yansımasına bakıyordum. “Size sormadım beyefendi. Sizin ne işiniz var gelin odasında. Çıkın” Sert bir şekilde konuşmuş ve kapıyı göstermişti. Babam kaşlarını yukarıya kaldırıp indirirken kız tekrar bağırmıştı, “Hemen” Daha fazla diretmeden dışarıya çıkan babam sonrasında bu sefer aynadaki yansımamı izlemeye başladım. Üzerimde prenses model baştan sona çok değerli elmaslarla döşeli bir gelinlik vardı. Bugün evleniyordum, ölüyordum. Sevdiğim adamla hayallerimiz vardı, evlenecektik. Güzel bir nikah sonrasında balayıma gidecektik, Maldivler’e. Güzel ama küçük bir evimiz olacaktı. Ona güzel güzel yemekler yapacaktım ama şimdi? “Ne düşünüyorsun?” Arkamdaki kızın sorusuna cevap verememiştim. Aynadaki yansımadan onu incelemeye başladım. Uzun boylu esmer ela gözlü bir kızdı. Oldukça seksi ve kadınsı duruyordu. Onun yanında ben çocuk gibiydim, oysa 27 yaşındaydım. Kırmızı mini bir elbise giymişti, elbise sade olsa bile kesinlikle çok dikkat çekiciydi. “Korkma” dedi açıkta kalan omuzlarıma dokunurken. Korkma, evet. Kalbimde başka bir adam varken, o adamla evlilik hayalleri kuruyorken bir anda hiç tanımadığım ve görmediğim bir mafyayla evlenecektim, hemde babamın canı için. Derin bir nefes alırken yutkundum. “Anlıyorum çok konuşkan biri değilsin sanırım.” Başımla onaylamaktan başka seçeneğim yoktu. Dönen sandalyede beni kendine çevirdi. Elini uzatırken bir eline bir ona bakıyordum. “Ben Melis Soykan.” Soykan, gelin geldiğim ailenin soy ismi değil miydi? “Müstakbel kocanın kardeşiyim” Müstakbel kocam, benim tek kocam olabilecek biri vardı. O da Arda idi. 5 yıldır Arda ile bir ilişkimiz vardı. O dünyanın en yakışıklı adamıydı benim için. Orta boylu, hafif yapılı yuvarlak yüzü kumral biriydi. Çok güzel gamzeleri vardı. “Elimi sıkmayacak mısın?” Bir anda sirkelenirken ona baktım. “Daldım, kusura bakma.” Tuttuğu eli sıkıp “Asra” dedim. Adım Asra’ydı. Annem koymuştu adımı. Bir asırdan geliyordu adım. Bir asra bedelsin derdi hep annem. Gözleri şaşırmış gibi açılırken “İsmin çok güzel ve kendime özgü bir isim. Beğendim ismini” demiş ve eklemişti “Tanıştığıma memnun olduğum müstakbel yengeciğim.” Kaşlarım çatılırken elimi geri çektim. “Bende öyle ama bana yenge deme.” Omuz silkip beni aynaya çevirdi. Bu kadar zengin olan adamın bir makgöz tutacak parası yok muydu? Zavallıca. İstemsizce aynadan tekrar onu süzerken düşüncemi anlamış olacak ki dudaklarını araladı. “Abim kimsenin sana dokunmasını istemediği için benden rica etti makyajın saçın ve giyinmen için. Biraz tutucu bir aileyizdir.” Tutucu bir ailemi? Evet, hiç tanımadığı bir kızla para borcu karşılığında evlenebilecek kadar tutucu bir aile. “Yüzün çok güzel, bu güzelliği fondötenle kapatmak is…

Bölümün tamamını WritePad'de oku