KURŞUN VE KARANFİL

IV BÖLÜM YİNE SEN

Yazar:

KURŞUN VE KARANFİL - İKRA EYLÜL kitap kapağı
KURŞUN VE KARANFİL kitap kapağı

Yaklaşık 36 saatlik bir nöbetten çıkmıştım. gerçekten canım burnumdaydı. acayip uykusuzdum. Boynumu ovuşturdum otuz alt saat boyunca hastanede koşuşturmaktan bütün kaslarım tutulmuştu ve her an birine çatabilirdim çünkü uykusuz halim en sinirli halimdi. Beyaz önlüğümü çıkartıp Burçe'yi aradım. O, nöbetten çoktan çıkmıştı evde beni bekliyordu. telefondan ani bir sesle irkildim. "Alo kızım, sen nerdesin ya? seni bekliyorum hem en sevdğim yemeği yaptım" Yüzümdeki tüm sinir bir anda kaybolmuştu "Nee! kremalı makarna mı yaptın yoksa." "Evet ama biraz daha gelmezsen hepsini ben bitireceğim." "Hayır ,sakın geliyorum" Bir yandan da taksi çağırmakla meşkuldüm. "Tamam hızlı " Telefonu kapatıp Taksiye bakıyordum ama şansıma tüm taksiler doluydu. ve bir anda siyah bir araba önümde durdu "Vayy Doktor hanım bune güzel bir tesadüf böyle" Bu, uçaktaki salak adamdı. Tam da şimdi buna patlayacağım ama da ne zaman patlayacağım. dedim içimden. "Aa, yine siz... Hayat gerçekten benimle dalga geçiyor. "Ben olsam yabancı birinin arabasına binmezdim ama söz veriyorum, bugün istisna yapabilirsiniz." Şaşırtıcı bir şekilde iyi konuşmuştu ve teklifi şuan direkt kabul ederdim ama karşımdaki insan dünyanın en gıcık adamı olmasaydı. "Pardon tabi ki de hayır sizi tanımıyorum bile tanımadığım birinin arabasına mı ?bineceğim." "Korkma böbreğini çalmam bende var çok gerekli değil yani senin ki hem tanımıyorsan da tanışırız sıkıntı değil yani." "Ya belki sizinle tanışmak istemiyorum beyfendi, ayrıca taksi yoksa yürürüm." "Bakın rica ediyorum gelin istediğiniz zaman isterseniz istediğiniz yerde inersiniz. " Aslında çok iyi bir teklifdi kabul edebilirdim. Hatta neden etmiyordum en fazla ne olabilr ki? yani deli falandı ama kötü birine benzemiyordu. "Tamam ama seni her an boğabilirim bu sorumluluğu alıyorsan- Daha tam sözümü bitirmemişken cevap gelmişti "Alıyorum." Arabasına bindiğimde klasik o soruyu sordu "Nereye gideceksin" dediğimde ona verdiğimde bir anlık şok olmuş gibiydi. "Neden bunu sormuştu ki?" Bir insan tanımadığı birinin hangi dairede oturduğunu neden merak ederdi? Belki de sadece sohbet açmaya çalışıyordu.... Ama ben artık kimseye kolay kolay güvenmiyordum." "Sana ne" Cevabımı duyunca kendi sorusunun ne kadar saçma olduğunu anladığından olmalıki hemen geri vites yaptı. "Ya yok kusur bakma biraz saçma oldu farkın dayım ama bir yerden tanıdıkta söylediğin adres" "Daire 1 " sonra bir anda gülmeye başladı "Sana kötü bir haberim var komuşuyuz" "NE! BEN BU DELİYLE KOMŞUMUYUM YANİ" Şaşkınlıkla düşüncelerim ağzımdan kaçmıştı. "Aa ayıp oluyor yanlız ben buradayım" "Ya kusura bakma bir an şey oldu şey....." "Tamam bunu özür olarak kabul ediyorum" "Evett geldik doktor hanım mükemel yolculuğumuz buraya kadardı" Benden sanki teşekür bekliyormuş gibi baktığında mecbur şekilde "Teşeka canım" bir anda yüzünü ekşitip bana baktı "O ne be" "Teşekür ederimin kısaltılmışı teşekürün pek gerek olmadığı yerlerde kullanılır" "Öylemi ben bunu bir aklımda tutayım" "Ee hani sende burada oturuyordun gelsene" sonra bana bakıp güldü "Ya yok kız ya ben onu seni sinir etmek için söylemiştim" "Ne? ya malmısın sen ya zeka yaşın falan 2 mi ne bu şakalar" Sonra utanmadan kahkaha atmaya başladı. "Tamam tamam üzülme hemen şaka yaptım burada oturuyorum. bende ama bir işim var onu halledeceğim" sonra arabayı çalıştırıp bağırdı "BAY BAY CANIMM" arkasında söveceğimi bilmiyordu ama yapacaktım bunu yani tüm salaklar mı beni bulur diye dert yanarken aklıma Burçe min bana yaptığı kremalı makarna gelmişti. Tam apartmanın kapısını açacakken arkamdan korna sesi geldi. Döndüm. Siyah araba olduğu yerde duruyordu. Camı açtı. "Doktor hanım!" Gözlerimi devirdim. "Ne var?" "Kremalı makarnadan bana da ayırın." Kahkaha atıp gaza bastı. Gerçekten bu çocuk benim komşum muydu... Apartmana girdiğimde Burçe bana öfkeli bir sesle "Biraz daha gelemeseydin o makarnayı çöpe tacaktım."

Bölümün tamamını WritePad'de oku