KURBAN

9 | Vuslat

Yazar:

KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ "Eşekler tepsin ikinizi de emi! Sizin yapacağınız işe köpekler işesin!" Berfe'de Hazar'da şokla sesin geldiği yöne baktılar. "Hazal Yenge?" diye solurken Berfe, az önce duyduklarını sindirememişti bile. Şimdi Hazal her ikisinin de güzelce bir ağzına edecekti. Ve Berfe o sözleri sindiremeden bir de bunları sindirmek zorunda kalacaktı. "Ne salaksınız ya!" diye söylene söylene yanlarına geliyordu Hazal. Üzerinde sabahlığı ve ayağındaki tüylü terlikle pek ciddiye alınacak halde değildi ama öfkesi her ikisini de gölge de bırakırdı zaten. "Böyle gelmeseydin iyiydi," diyen Hazar derhal arkasını döndü. "Kaç kaç, seni korkak kedi! Nereye kadar kaçacaksın? Cengâver ve Berfe evlenene kadar mı?" Hazar'ın birbirine bastırdığı dişlerin gıcırtısını işitti Berfe. O kadar sinirlenecekse neden böyle saçma sapan fikirlerle karşısına çıkıyordu ki? "Hele sen Berfe! Sevmemeliymişsiniz, sizden zaten bir bok olmaz. Kim kaçabildi ki bir ikiniz kaçabilesiniz?" "Başımı şişirmen bittiyse gidiyorum," diyen Hazar'ın derhal önüne atladı Hazal. "Ne o, Berfe'den duyacağın cevaptan korktuğundan kaçmakta mı buldun çözümü Hazar Efendi?" "Çekil önümden Hazal." "Hazal Reis diyeceksin koçum, adımla hitap edebileceğini kim söyledi sana?" Berfe, kahkaha atmamak için kendini zor tuttu. "Ne istiyorsun benden?" dedi Hazar pes etmişlikle. "Asıl sen söyle, az önce söylediklerinin olmasını istiyor musun? Nereye ayırttın uçak biletini kaçmak için, doğruyu söyle. Cehennemin dibine mi?" "Yenge," diye araya girme ihtiyacı hissetti Berfe. "Sen sus, senin sıradan gelecek!" Gözlerini dikmiş kötü kötü Hazar'a bakıyordu. Vereceği cevabı bekliyordu belinin iki yanına koyduğu elleriyle ve yere vurduğu tüylü terlikli ayağıyla ritim tutarken. "Evet, cehennemin dibine..." Hazal bir kahkaha koyuverdi ama sessiz elbette. Yoksa Mustafa yanında olmadığını anlarsa şuracıkta Hazar'ı da Berfe'yi de öldürür ve mezarlarını Hazal'a kazdırırdı. "Cehennemin dibine bile gitsen o yangın sönmez Hazar Ağa, bunu en iyi sen bilmeliydin oysaki." Hazar alayla gülümsedi. "Yanmışım ne fayda Hazal Reis, görmesi gereken körken." Hazal bir an üzülür gibi oldu ama sadece bir an. Bakışları Berfe'yi buldu. Salak kız hâlâ anlayamıyordu. Kadınların bu onlara âşık olan adamları anlamama durumuna anlam veremiyordu. Ne yani böyle daha mı iyiydi yani? "Bu kadar kolay pes ediyorsan, sen yanmamışsın Hazar Ağa. İyi geceler diler ve Berfe ile olan hesabımı kesmeye giderim." Dedikten sonra arkasını dönüp Berfe'ye doğru yürüdü. Ardından yeniden arkasını döndü ve gidemeyen Hazar'a baktı. "Yazık, inanmıştım sana Hazar Koçman." Derken büyük bir hayal kırıklığı yaşar gibi yaptı Hazal. Blöflerin anasıydı bu kadın ya! "Gerçekten yangınına inanmıştım." Ardından Berfe'nin yanına gittiği gibi kolundan tutup söve söve önüne kattığı gibi konağın yolunu tuttu. Berfe safım ne olduğunu anlayamazken Hazal bilerek yavaş yürüyordu. Hazar'ın artık onları durdurması gerekirdi. "Çıbanın başı sensin Berfe, onca verdiğim akıl varken gidip neler diyorsun. Kızım, yavrum, evladım neden bu zekâ küpü yengeni dinlemiyorsun sen..." Sözünün bölünmesiyle dudaklarında bir gülümseme belirdi Hazal'ın. "Durun." Diyen Hazar'a dönmeden önce hemen sildi o gülümsemeyi. "Bir diyeceğin mi vardır Hazar Ağa?" diye sordu ima ile. "Haklısın," diyen adamın yüzüne doğru çığlık atmak istese de kendini zor tuttu Hazar. "Cehennemin dibine bile gitsem bir haltın düzeleceği yok. Güzellikle sevemiyorsak, biz de zorla severiz." Berfe'nin ağzı açık kaldı. Bu ikisi arasında farklı bir lisan vardı da o mu fark etmemişti? Hazal, karşısındaki adama bakıp sırıttıktan sonra ona göz kırptı. Hazar, istemsizce güldü. "Zaten onun da anca anlayacağı bu olur. Çok toy kızımız daha. Seve seve değilse döve döve. Ne yapalım?" "Hâlâ buradayım farkındaysanız!" diye araya girdi Berfe. "Ve ne saçmaladığınızı artık açıklar mısınız?" "Yok annecim, sen anlamazsın bu kas kafalılıkla. Anca temiz bir dayaktan sonra kendin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku