KURBAN

6 | ATEŞ PARÇASI

Yazar:

KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ Kadının nefret dolu bakışları karşısındaki kadından an olsun ayrılmıyordu. Yıllarca sevdiği ve tek yalanının kurbanı olduğu Hazar Koçman'ın müstakbel karısıydı elbette baktığı. Onsuz geçen iki senenin ardından evleneceğini duyduğu gibi Urfa'da almıştı soluğu. Evleneceği kadını görmek için can atıyordu çünkü yerini kime kaptırdığını bilmek istiyordu. Daima meraklı bir yana sahip olmuştu zaten. Ve şimdi bir merak uğruna kalbini kanatmayı göze almıştı. Mükemmelin ötesinde giden ilişkilerini geçmişe dair söylediği yalan yüzünden yitirmişti Hilal. Hazar'ın tek kelime etmesine izin vermeden her şeyi silip atmasıyla cehenneme dönmüştü hayatı. İki sene boyunca onun siluetinden bile mahrum kalmıştı. Uzaktan izlemeyi bile haram kılmıştı kendine. Yüreğinden söküp atabileceğine inanmak istemişti lâkin işler hiçte düşündüğü gibi olmamıştı. Şimdi ise düğünü için alışveriş yapan bu küçük kadına bakarken nefretini sakınamıyordu. Olayın tümüyle zorlama bir durum olduğunu da biliyordu. Töreye kurban gitmişti sevdiği adam. Tabi bu küçük kız da onun kadar kurbandı. Lâkin bu durum yine de ona öfke duymasına mani değildi. Hilal, benliğinin her zerresiyle Berfe Bejindar'dan nefret ediyordu. Gözleri o kadını taramaya devam ediyordu. Arkasını dönüp gitmeliydi, evet gitmeliydi ama yapamıyordu. Hele de görüş açısına yıllarca çehresine hasret kaldığı adam girdiği için artık tümden gidemez olmuştu. Hazar'ın davranışlarını incelemeye başladı. Onu kendinden bile iyi tanıyordu Hilal. Kızın etrafında dolanmasının, onun gözlerine bakışının, o upuzun kuzguni siyah kirpiklerinin arasından süzüşünün ne anlama geldiğini bilecek kadar iyi tanıyordu hem de. Yüreğine bir hançer saplandı bir anda. Gözyaşları, gözlerine hücum ederken yüreğine çöreklenen acının tarifini yapamazdı. Hazar Koçman'a sevginin yalan olduğuna inandıran kadındı Hilal. Lâkin aşkın gerçek olduğunu farklı bir kadında öğrenmesi Hilal'i mahvetti. Saklandığı kolonun tamamen arkasına geçip sırtını kolona verdi. Gözyaşları gözlerinden boşalmaya başladığında artık her şey için çok geç olduğunu kabullenmeyi denedi. *** "Her dakika peşimde mi dolaşacaksın?" diye soran Berfe, artık fazlasıyla sıkılmıştı Hazar'dan. Kenardan onları izlemekte olan kadının hasretinden bihaber yanındaki varlığından şikâyet etmekteydi. "Birlikte evleniyoruz ya hani, beraber seçmeliyiz her şeyi." Hazar'ın ciddi ciddi söylediği sözlere karşılık gözlerini devirdi Berfe. "Gözlerini devirmemeni söylemiştim sana," diye tısladı bir anda dişlerinin arasından Hazar. Berfe inadına tekrar gözlerini devirdi. "Ben de senden emir almadığımı açıkça söylememe rağmen sen hâlâ bana emirler vermeye devam ediyorsun. Ben sinirleniyor muyum?" Hazar şu an bu kadar sinirli olmasa bu cümleye gülebilirdi bile lâkin durum hiç müsait değildi. "Rica ediyorum," dedi bu seferde sımsıkı sıktığı dişlerinin arasından. Berfe bunun bir ricadan çok emir olduğunu bilse de ses etmedi. Tatsızlık çıksın istemiyordu. Hele de ailelerinde olduğu bu alışveriş saçmalığındayken hiç istemiyordu! "Pelin Hanımın benimle ne alıp veremediği var?" diye sordu bu seferde. Böyle bir soruyu ona sormak nerden aklına gelmişti hiçbir fikri yoktu ama sormuştu işte. Hazar, bakışlarını arkalarındaki Pelin Hanıma çevirip ardından yeniden Berfe'ye döndü. "Onun derdi benle, senle değil." Hazar'ın kaçamak cevabına karşı yeniden ağzını açtıysa da gerisin geri kapadı. Hazar'ın herhangi bir ters tepmesine katlanamazdı şu an. Kafasını çevirip reyonlar arasında gezmeye devam etti. Kimseyle uğraşmak istemiyordu açıkçası. "Yatak odası takımı için bir şeyler düşündün mü? Ben aşırı rahat yataklarda uyuyamam, bilgin olsun." Çapkın gülümsemesi ile ona fısıldayan adama bakarken sıkkınlıkla bir soluk verdi. Çocuk gibiydi. Sürekli sırf onu sinir etmek için laflar ediyordu. Daha korkunç olanı ise bununla gerçekten eğleniyor oluşuydu. Kim birini sinir etmekten hoşlanırdı ki? Hatta zevk alırdı? Hazar Koçman bundan psikopatça ze…

Bölümün tamamını WritePad'de oku