KURBAN

3 | Cehennem Uçurumları

Yazar:

KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ Berfe sözlerinin ardından bakışlarını çevirdiği an Lorin ile göz göze geldi. Ona bakarken kendine yapılanları görmesini sağladı. Lorin'in gülümseyen çehresinde açmış çiçekler anında solarken suçluluk duygusuyla boğulduğunu hissetti. Ağabeyi Hazar'ı öyle, yüzündeki o dehşet ifade ile arkasında bağladığı elleri ile Berfe'nin arkasında durması onu mahvetti. Üstünlüğün kimde olduğunu Berfe'ye göstermeye çalışan ağabeyinin ki yalnızca aşağılık kompleksinden ibaretti. "Benden güçlü olduğunu kanıtlamana gerek yok Hazar Ağa," derken dudaklarında titredi sözcükler. "Ama unutmayasın, senden de büyük Allah var. Ve her kim olursa olsun isterse Pir Sultan olsun... Kimse yaşattığını yaşamadan ölmez!" Berfe'nin her kelamı bir bir Hazar'ın duvarlarına çarptı. İlk birkaç kelime telli duvarlardaki tellere takılıp yığılan kuşlar misali dökülseler de yere ardından gelenler o duvarları delip geçmişti. Hazar Koçman o an tüm benliğinin sarsıldığını hissetti. Yaptığı şeyin farkına varması ve bilinç kazanması vicdanına inen ağır bir balyoz darbesi gibi etki bıraktı. Sarsılan duvarları yavaştan yıkılmaya yüz tuttuğunda hiçbir şey demeden uzaklaştı kadından. Kadından uzaklaştıkça nefesinin kesildiğini hissetti. Bu kadın onu mahvedecekti, bunu çok iyi biliyordu. *** Alışveriş işini hallettikten sonra dağılmışlardı. En son Lorin ile göz göze gelmelerinin üzerine tekrar ona bakmaya cesaret edememişti Lorin. Bunu anlayabilmişti Berfe. Ona suçlarcasına baktıktan sonra yeniden gözlerinin içine bakmasını beklemek saçmalık olurdu zaten. Masasının başına geçti. Arada estiğinde açıp birkaç söz karaladığı defteri masanın çekmecesinden çıkartıp üstüne koydu. Yeni bir sayfa açtı ardından. Kalemin mürekkebinin deftere ilk darbesi bir kılıç kadar keskin oldu. "Üşüyünce ağlıyorsun," yazdı içi kan ağlarken. "Yalnızım dememek için..." Sözcüklerin ağırlığı sarmaladı düşük omuzlarını. O günden sonra sürekli düşüktü zaten omuzları. Dakikalarca birkaç kelam yazıp ardından üzerini karaladı. Kimseye anlatamadıklarını kâğıda dökmekti niyeti lâkin başaramadı. Öyle bir içini yakmıştı ki sanki yaşananlar, kendinden geriye kalan küller ile beraber savruluyormuş gibi hissetti Berfe. Saat, akşam yemeği vaktine yaklaşırken mutfağa indi. Ablası ve yengesi hızlıca işleri hallediyorlardı. Mutfakta çalışanlar ise onların hızına yetişmeye çalışıyordu. "Bir işin ucundan tutsana ablacım," Farah, yüzündeki gülümseme ile gözlerine baktığında ciğeri yandı Berfe'nin. Mutlu görünmek ya da onu da geçti ifadesiz kalabilmek çok zordu. Çehresinden okunsun istemiyordu içindeki acı. Lâkin saklamaya da gücü yetmiyordu o an. "Ne yapılması lazım?" diye sordu. Ablasının söylediklerini yapmaya başladı. Bu akşam konakta ablasının sözlüsünün yani yengesinin ailesini ağırlayacaklardı. Nişan olalı aylar olmuştu. Artık düğün için kollar sıvanacaktı. Ayrıca haftaya Hazal'ı abisi Mustafa'ya isteyeceklerdi. Mustafa Abisi daha fazla yerinde oturamamış ve bu istemenin olması için fazla ısrarcı olduğunu göstermişti. Masalar kuruldu. Tabaklar, kaşık ve çatallar yerleştirildi. Piran Ailesi konağa geldikten bir on beş dakika sonra da yemekler servis edildi. Berfe, kadınlar ile birlikte avluda kurulmuş olan sofraya oturduğunda fazlasıyla sessiz kalmayı tercih etti. Hazal, yine kendine has mizahı ile kadınları yemek yerken güldürüyordu. Yengesi Deran'ın bakışlarını yakaladı birkaç kez ama görmezden geldi. Yüzündeki ifadenin farkında olduğunu biliyordu fakat ailesi buradaydı. Onu şu an içinde bulunduğu mutluluktan mahrum edecek kendi dertlerini ondan uzak tutmayı tercih etti. Biliyordu, yengesi yanında olmak için tüm gücünü sarf ediyordu. Ama en iyisi onu bu durumdan uzak tutmaktı. Üzülmek hem ona hem bebeğine zararlıydı sonuçta. Yemeğin ardından abileri yukarıdaki sofrayı toplayıp mutfağa getirmiş, kendileri de avludaki sofrayı toplamıştı. O ve yengesinin en küçük kardeşi Rozerin mutfakta bulaşıkların toplanmasına yardım ederken çay servis…

Bölümün tamamını WritePad'de oku