KURBAN

22 | Bana Sen Lazımsın

Yazar:

KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ Banyodayken çalan telefonunu işitmişse de o banyodan çıkana kadar susmuştu telefon. Bedenine sardığı bornozundan sonra saçlarını da bir havluyla sarıp odasına geçtiği an telefonunun yeniden çaldığını işitti. İçinde peydahlanan korku ile elini telefonuna uzattığında arayanın Berivan olduğunu görerek ürperir. Telefonu biraz tereddütle açıp da, alo, dediğinde arkadaşının dudaklarından dökülen sözcükler ile nevri döner. "Yardım et bana, Berfe!" diye konuşmaya başlayan Berivan'ın sözleri içinde peydahlanmış korkusunu perçinledi. "Kurtar beni!" "Ne oldu?" diye korkuyla soran Berfe, duyacaklarından korkuyordu. "Meşkanlar, beni oğullarına istemeye geldi!" diye nefes nefese konuşan Berivan'ın ağlayan sesi dağladı Berfe'nin yüreğini. "Ve babam verecek gibi!" *** 2 Gün Önce... Sabah uyandıktan sonra sofranın kurulmasına yardım etmiş ve kahvaltıya oturmuştu. Erkeklerin iş konuşmalarının hâkim olduğu sofrada kadınların hiçbirinden çıt çıkmıyordu. Rengin'in Berfe'ye olan nefret dolu bakışlarının farkında olan Berfe hiç oralı bile olmuyordu. İyice dersini alabilmiş olmasını dilerdi lâkin adı kadar emindi, durmayacaktı. Zaten kaynanası da son olayın patlamasından sonra tarafsızlığını ilan etmişti adeta. Eskiden iki cephe olan Koçman Konağı İç Savaşı, artık üç cephe devam ediyor gibi görünüyordu. Birçok muharebeden sıyrıklarla kurtulmayı başaran Berfe, her seferinde galip gelmeyi başarmıştı. Bir sonraki hamlenin çift cepheden geleceğini düşününce o da içten içe gerilmiyor değildi. Kahvaltının ardından hazırlanıp ailesinin evine geçecekti. O yüzden olay çıkarmamaya özen gösterip, dün geceden hazırladığı çantasına birkaç eşya daha ekledikten sonra onu avluda oturmuş babasıyla sohbet ederken onu bekleyen kocasının yanına gitti. "Hazırım ben," dediğinde gözleri parlayarak ona dönen adama samimi bir gülümseme sundu. Dilaver Ağanın elini öpüp, helallik aldıktan sonra Pelin Hanıma döndüğünde yüzünü ekşitti istemsiz. İstemeye istemeye kaynanasının da elini öptükten sonra Hazar ile beraber konağın çıkış kapısına ilerlediler. Oymalı çift kanatlı kapının kendileri için açılan kanadından geçip konaktan çıktıklarında derin bir nefes aldı Berfe. "Ne zamandır böylesine güzel bir soluk çekmemiştim içime," derken gülen gözler ile kocasına dönmüştü. Ona alınmış gibi bakan adama bir tebessüm sunarak gönlünü almaya çalıştı. "Aşk olsun," diyerek söze başlayan Berfe, Hazar'ın kendisine alındığı için trip atacakken sözünü bölerek araya girdi Hazar. "Olsun tabii." Şımarık bir sırıtış tam çehresinin ortasında doğduğunda karşısındaki adamın yüreği hop etmişti. Bu kadın onun sonu olacaktı, o kadar iyi biliyordu ki bunu. "Ailemi gerçekten çok özlemiştim." Arabaya binmiş ve kemerini takıyordu. Güneş gözlüğünü gözlerine iliştiren kocasına döndüğünde o da ona dönmüştü. "Hazal Yengen benim de burnumda tütmüyor değildi," diyerek alayla konuştu adam. "Muazzam bir detaydır kendisi." Diyerek hemen yengesini savunmaya geçmişti Berfe. "Sorma, muazzam öldürüşlerine şahit oldum." Kahkahasını tutamadı Berfe. Koca bir kahkahanın ardından yaşla dolmuş gözleriyle arabayı büyük bir dikkatle sürmekte olan kocasına baktı. "Seni ben kadar güzel öldürebilen başka kimseyi görmedim, Hazar Koçman!" Berfe'nin sözcükleri dudaklarından dökülürken alev almıştı. Arabanın içerisi bir anda yirmi derece birden ısınmıştı. "Bana kaza falan yaptırtmaksa şayet niyetin, durma!" Adamın hırıltılı çıkan sesi onu tatmin ettiğinde sırtını koltuğa yaslamadan önce güzel bir şarkı açtı. Rafet El Roman, çok eskilerden Bana Sen Lazımsı'nı söylemeye başladığında bir an ona döndü Hazar. "Üstüme mi alınmalıyım?" diye sordu muzipçe. "Ne yazı ne kışı bekler, bu kalp bir seni özler," diye sözlere eşlik ederek cevabını verdi Berfe. "Bana sen lazımsın," kısmında ona eşlik etti Hazar. Kısa bir süre sonra konağın önüne park etti Hazar. İşe gitmeden önce Berfe'nin ailesini görecekti. Bu yüzden beraber arabadan indiler. Hazar, hiç vakit kaybetme…

Bölümün tamamını WritePad'de oku