KURBAN

21 | G A Y Z

Yazar:

KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ Ayağı havada asılı kaldı adamın. Kulaklarında da defalarca kez uğuldayan cümleyi algılayabilmek için zamana ihtiyaç hissetmişti. Dudaklarını hareket ettirdi lâkin ne diyeceğini bilemedi. O an sanki göğsünün tam ortasına biri hançer saplamışçasına nefessiz kalmıştı. Gözleri odağını yitirmiş gibi etrafını taradığı esnada açık kahve, sarımtırak harelere çarptığı an biraz dinginleşir gibi oldu. Öfke, Pandora'nın Kutusundan çıkmışçasına çağlıyordu damarlarında. Duyduklarının doğruluğundan emin değilken bile böylesine hiddetlenebilmiş ise doğru olduğunu öğrenir ise neler yapacağını kimse bilemezdi. Kurt adamlar gibiydi o an Hazar. Dönüşüm gerçekleştikten sonra insani tüm duygularını yitiren ve içgüdüsel olarak hareket etmeye başlayan o canlılardan hiçbir fark göremiyordu kendisinde. O sözlerden sonra bir süre kendisine gelmesinin olanağı yoktu da zaten. "Berfe?" diye konuştuğu zaman o normal çıktığını zannettiği ses tonunun aslında büyük bir çığa dönüşüp altına da kadını aldığından haberi yoktu. Tüm dünyası bir anda başına yıkılan Berfe, korku dolu gözler ile sevdiği adamın kendini kaybedişini izlemişti az önce. "Hazar..." derken sesi bir fısıltıdan farksızdı. "Yoktur öyle bir şey oğlum, yengeni bilmez misin? İftira atıyor sizin aranızı açmak için!" diye araya giren Pelin Hanımın nafile çabası görülmeye değerdi. Ama Hazar'ın buna inanması için artık çok geçti. "Evde çalışanlardan biri Berfe ve Cengâver'i avluda konuşurken duymuş." Derken sıvama işlemini büyük bir mutlulukla yapıyordu Rengin. Yengesinin üzerine doğru bir adım attığında korkuyla gerileyen Rengin olayın kendine patlamaması için derhal orayı terk etmişti. Evde temizlik yapan kızlardan Zerda'yı çağırıp odasındaki yılanları temizlettirmesi gerekiyordu zaten. Hazar'ın tüm odağı bir anda Berfe'ye döndüğünde yutkunamadı kadın. Karşısındaki adamın gözlerinin içine bakarken utancın en katranlısı damarlarına sirayet etmiş ve kalbine giden her bir yolu itina ile tıkamıştı. Kulakları uğulduyor, gözleri kararıyordu. Tam şu anda yer yarılsaydı içine seve seve atlardı Berfe. Hazar, kendisine böyle büyük bir hayal kırıklığı ile bakarken ruhunun çekildiğini hissediyordu. Gözlerinde gördüğü duygularda ölümü ilmek ilmek işliyordu adeta içine. "Yalanlasana Berfe!" diye bir anda kükreyen Hazar, tüm dizginlerini yitirmişti. Gözleri tek odağına kilit iken sıklaşan soluklarını kontrol altına almaya çalışıyordu ama bu ne mümkündü. Bu saatten sonra onu kimse sakinleştiremez gibiydi. "Dalga mı geçiyorsunuz lan benle?" diye bağırdıktan sonra hızla Berfe'nin üzerine yürüdü. Tam karşısında durduğunda gözlerini gözlerine sapladı ve üzerine eğildi. "Yalan, desene!" dedi yalvarırcasına. Çünkü yalan olmasına ihtiyacı vardı. Öyle bir ihtiyaçtı ki bu, kendi kardeşini ellerinde ölsün istemeyişinin haykırışıydı resmen. "Hazar..." diyen Berfe konuşamadı o an. Ne söylenebilirdi ki? Yalan söylese ne fayda ederdi, yalanlasa ne fayda ederdi? "Ne, Berfe? Ne?" diye patlayan Hazar hırsla ellerini saçlarına geçirdi. Sertçe saçlarını çekiştirdikten sonra nefes alamadığını hissederek kravatını sökercesine çıkarıp attı bir köşeye. Gömleğinin üstten iki düğmesini açıp elini göğsünün ortasına yerleştirerek soluklandı. Şaka mıydı bu? Ulan, Cengâver ile evlendirmeyi düşünmüştü Berfe'yi! Kardeşinin seve seve kabul etmesinin sebebi bu muydu? O gün Cengâver'in sevdiği kızdan bahsederlerken aslında özne kendi karısı mıydı yani? Kafayı yemek üzereydi Hazar. Gerçekler gözünün önündeyken onlara bu kadar kör olabildiği için kendine lanetler ediyordu. Böyle şans ondan başkasının başına da gelmezdi! "Öldüreceğim o şerefsizi!" diye kükreyerek atıldı bir anda. Avludaki kadınlar şok ile kalakalırken arkasından koştu Berfe. Onu durdurmaz ise gerçekten kardeş katili olacaktı çünkü. Hazar'ı konak kapısının önünde yakaladığında derhal önüne geçerek gitmesine engel oldu. "Çekil önümden, Berfe!" diye bağıran Hazar artık kendini tümden kaybetmişti. Gözlerin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku