20 | V U R G U N
Yazar: Dilan Aladağ Çetin

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ Gözlerini kırpıştırıp karşısındaki kadına bakakaldığında korku katre katre işlemeye başlamıştı. Kulaklarının işittiklerini yanlışlıkla Hazar işitecek olur ise bu adeta yandıklarının resmiydi. Gerçekleşmesi ihtimalinde olabilecekler bir an gözünde canlandığında tüylerinin diken diken olduğunu ve nefesinin kesildiğini hissetti. Gözlerini karşısındaki kadına diktiğinde ne yapacağına dair en ufak bir fikre bile sahip değildi. Karşısında dimdik duruyor olmasına tezat olarak içten içe çok korkuyordu. "Söyleyecek olsan şimdiye kadar söylerdin," diyen Berfe'nin ifadesiz yüzünden hiçbir şey anlayamadı Rengin. "Bu kozu öyle kolayca hiç eder miyim ben Berfe Hanım?" derken imalı ses tonu Berfe'nin tüm asabını bozmuştu. "Durma o zaman, git şimdi söyle!" diye çıkıştıktan sonra arkasını dönüp hızla odasına yöneldi. Aklında bin bir çeşit soru işareti ile odasına girip elindeki poşetleri kenara koyduktan sonra odanın içinde volta atmaya başladı. Sürekli önüne gelen saçlarını hınçla kulağının arkasına sıkıştırıyor ve zaman ilerledikçe daha fazla panikleyerek sinirleniyordu. Bu kadına karşı nasıl bir yol izleyeceğini bilmiyordu. Bunu bile bile Hazar'a söylemediğini Hazar bir duyar ise işte o zaman kopardı kıyamet. Bir kere Cengâver'i kimse Hazar'ın elinden alamazdı. Adamı paket yapıp aktarmasız yolla öbür tarafa yollardı. Sonra ise bunu bilip ve susan Berfe'nin hesabını görürdü. Ve Berfe o kadar emindi ki henüz Hazar'ın ters yüzünü görmediğine, yapabileceklerini tahmin bile edemiyordu. Tek korkusu kolundan tutup ailesinin kapısının önüne koymasıydı. O utanç ile asla yaşayamazdı çünkü. Telefonunun çalmasıyla silkelenip kendisine geldi. Telefonu hızla çantasından çıkarıp da arayanı gördüğünde yüreğine su serpildiğini hissetti. Arayan Yade Berze'den başkası değildi. "Nenem," diye telefonu açtığı sırada sesine nakşedilmiş yardım çığlıklarını karşısındaki kadının duyacağına emindi. "Berfe'm?" diyen kadının sesinde sorular dolu bir tını vardı. "Ah nenem, başıma neler geldi bir bilsen..." diyerek konuya giren Berfe yarım saat neredeyse hiç susmadan konuşmuştu. Yarım saatin sonunda oldukça sessiz kalan Yade Berze onu korkutsa da sonuç olarak halledeceğini söyleyerek telefonu kapatmıştı. Ne yapacağını fazlasıyla merak etse de soramamıştı korkusundan. Yade Berze'nin neler yapacağını asla tahmin edemezdiniz. Açıkçası, bilmekte istemezdiniz. O akşam eve Hazar gelene kadar kendini düşmanın mayın tarlasına düşmüş gibi hissediyordu. Şilan birkaç kez nesinin olduğunu sormuşsa da cevap bile verememişti Berfe. Bunu kimseye söyleyemezdi zaten. Hazar ve diğerleri geldiğinde kurulan sofraya oturdular. Berfe kaçamak bakışlar ile kendisine bakan Rengin'e durup dik dik bakıyordu. Ona korktuğunu belli eder ise o zaman tepesine çıkardı. Ama böyle onun düşündüğün aksine korkusuz ve cesur gözükürse işte o zaman o kozun yavan bir koz olduğunu düşündürtebilirdi ona. "İyi misin, Yaban Gülü?" diye soran Hazar, sesini alçaltmış ve sadece Berfe'nin duyabileceği tonda sormuştu. "Evet," diyen Berfe ise yemeğini yemeye devam ediyordu. "E Hazar oğlumuz evlendiğine göre sıra Cengâver'indir, Dilaver," diyen Peyman Ağa yandan yandan Hazar'a bakıyordu tepkisini ölçermişçesine. "Ben evlenmek istemiyorum, amca." Diyerek direk konuşan Cengâver, sert bakışlarını amcasına yönlendirmişti. "Niye oğlum, beklediğin biri mi var?" İçtiği su genzine kaçan Berfe öksürük krizine girerken, Cengâver bakışlarını asla ona çevirmemeye çalışıyordu. Zaten allak bullak olmuştu bugün bir de Berfe'ye bakıp işi daha kötü yapmak istemezdi açıkçası. Zaten Hazar fazlasıyla ilgileniyordu. Hemen Berfe'ye peçete uzatmış ve elindeki bardak düşüp de bir yerine zarar vermesin diye direk elinden almıştı. "İyi misin?" diye sorarken şefkat dolu kadife ses tonu ile Berfe'yi ölümün kıyısındayken bile mest etmeyi başarmıştı. "Evet, su genzime kaçtı." Dedikten sonra gözlerini hastası olduğu elalardan çekip Peyman Ağaya döndü. Gözlerindeki o ba…