KURBAN

2 | Ölmek Pahasına

Yazar:

KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ "Net bir karar vermek zorundayız!" diyen Mustafa'nın bakışları kardeşi Özcan'a kaydı. Orada gördüğü kahrın bir işe yaramasını dilerdi lâkin artık pişman olmak için bile çok geçti! Afran'ın bakışları salondaki duvarlarda dolandı. Çerçevelenip asılmış aile fotoğraflarında gözleri gezerken içine çöreklenen sancı yüreğini bir pençenin ortasına atmış ve onu ölüme mahkûm kılmıştı. Ciğerlerinden soluduğu her nefeste acı çeker miydi bir insan? Afran çekiyordu! Kardeşlerine derman olmamak onu mahvediyordu. Berfe'yi ya da Özcan'ı öldürmek zorunda oluşu ona reva kılınmıştı lâkin reva olmamalıydı! Kardeşleri arasında seçim yapmaya zorlanıyordu. Bu konağın sınırları içerisinde Koçmanların kızını da daha fazla ne kadar koruyabileceğini bilmiyordu. İnfazcısı yakında girerdi konağa ve herkes uyurken alıverirdi canını da kimsenin ruhu duymazdı. Hazar Koçman'dan böyle bir davranış görmek açıkça onu zerre şaşırtmazdı. Bir insanı kardeşine karşı bu kadar öfke ve kin dolu görmemişti hiç. Hazar Koçman o kızı gözünü kırpmadan öldürürdü, zerre sızlamazdı vicdanı da. Bu yüzden korkuyordu Afran. Kızın başına bir iş gelmesinden. "Hangi kardeşini öldüreceksin seç, diyorsun yani bana Mustafa?" derken öfkesi en çok kendineydi. "Saçma sapan konuşma ağabey! Ama anlamıyor musun, rahat durmayacaklar." "Anlıyorum Mustafa! Uzun yıllar yurt dışında ve ardından da İstanbul'da yaşadım diye bütün örfü âdeti unutmuş değilim. Ama benim mahkûm edildiğim hayatı kabullenmemek için ne kadar direndiğimi hatırlıyor musun? Deran ile evleneceğimi öğrendiğim gün dünyam başıma yıkılmıştı. Aylarca da kendime gelememiştim. Çok şükür ki Rabb, bizim yüzümüze güldü. Aynı şansı Berfe'nin de yaşayacağının garantisini verirsen hemen şimdi kararımı vereceğim. Peki, sen Mustafa..." Nefes nefese sustu. Ardından zümrüt karası harelerine sirayet etmiş tüm öfkesiyle sözlerini tamamladı. "Garanti verebilir misin?" Mustafa karşı karşıya kaldığı sözlerle sarsıldığını hissetti. Zifiri gözleri ağabeyini tarumar ederken yüreğinden taşan irinin zehri tüm bedenini sarmaladı. Kim bunun garantisini verebilirdi ki? Kardeşinin hiçbir şey demeyeceğini anladığında sessizleşti o da. Onun sessizliğiyle salonun üzerine adeta ölüm çöktü. Bu odada saatler içinde bir karar alınacaktı. Ve bu odadan birinin cenazesi kalkacaktı! Sessizlik uzun süre hükmünü sürdürmeye devam etti. O sessizliğin ardından kimse ilk konuşan olmak istemedi. Çünkü ilk konuşan hükmü verecekti. Hüküm ise bir insanın ölmesine sebebiyet verecekti. "Hata benim. Lorin'i bu topraklardan kaçıracağına eminim ağabey. Ona bir şey olmasına asla izin vermeyeceğine, ben kadar iyi kollayıp koruyacağına adım kadar eminim. Berfe'yi hatamın kurbanı olarak o şerefsizin ellerine teslim etmenize izin vermem! Ben teslim olacağım!" diyerek ayaklanan Özcan ile herkes bir anda can havliyle ayaklandı. "Saçmala! Lorin ile beraber kaçırırız seni Özcan!" diye atılan Mustafa, "Neçırvan bu işi halledebilir. Hepiniz biliyorsunuz!" diyerek sözlerine devam etti. "Urfa'nın tüm çıkışları tutuluyordur ağabey. Öyle kolay kolay ikimizi birden kaçıramazsınız. Ben teslim olursam dikkatleri dağılır. Siz Lorin'i Urfa sınırını geçirtirken ben onları oyalarım!" "Saçmalama!" diye bağırdı bu sefer de Mustafa. Afran iki kardeşinin birbirine karşı gelişlerini sessizlik içinde izledi. Bakışları bir köşede sabahtan beri sessizce yalnızca onları dinleyen babasına kaydı. Çehresine bir kaybın daha acısı oturmuş, harelerinde bu topraklarda gördüğü kana katık edilmiş yeni kanın renginin yansıması vardı. Ciğerlerinden duman tütüyordu da muhtemelen Afran o kadarını göremiyordu. Ama net bildiği şey, babası aşırı yorulmuş ve kahrolmuştu. Yıllarca bu topraklarda yaşadıkları onun gibi sağlam bir dağ gibi görünen adamlar için bile yorucuydu. Sevdiğin kadının dostuna gelin oluşunu izlemek başlı başına ölmek değil midir zaten? "Karıncayı bile sebepsiz yaratmayan Allah'ımın bir bildiği vardır elbet bu anı yaşıyorsak ağ…

Bölümün tamamını WritePad'de oku