KURBAN

19 | HAR

Yazar:

KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ Berfe, korkusundan ne yapacağını şaşırmışken gözlerine değen ela harelerde de kendininki ile eş duyguları görerek yatıştı. Hazar, etraftaki kimseyi umursamaksızın Berfe'yi tuttuğu gibi arkasına çekerken derhal ona siper oldu. "Ragıp!" diye bağırdı konağın kâhyasına. "Adamların hepsini derhal mutfağa getir!" Ragıp, derhal Hazar'ın dediğini yaptığında Hazar bu sefer de Nazgül Hanıma döndü. "Kiler çıkışını tutar mısın Nazgül Ana?" derken sesindeki tını ölümün artçılarını taşımaktaydı. Nazgül Hanım, derhal kapının önüne geçtiğinde korku dolu gözlerle etrafına bakan Fatma ağlıyordu. Sırf kardeşi için yapmak zorunda kaldığı şeyin er ya da geç ortaya çıkacağını zaten biliyordu ama bu kadar erken beklemiyordu. En kısa zamanda dikkat çekmeden ayrılacaktı zaten konaktan. Ama Berfe Hanımının kendisini tanıyacağını düşünmemişti bile. "Ağam," diye yalvaran bir tonda konuşan kadın, yaşlar akan gözlerinde çaresizlik ile bakıyordu etrafına. "Yalvarırım ağam, dinleyesin beni! Ben yapmak istemedim..." "Ragıp, adamlar kapının önünde mi?" diye soran Hazar'ın karşısındaki kadın umurunda dahi değildi. "Evet, ağam." Diyen adam el pençe karşısında duruyordu. Hazar'ın ela harelerinde ölümün sessiz çığlıkları barınıyordu artık. Tüm vicdanına kilit vurduğu andı tam şu an. Bu saatten sonra kimse ondan merhamet beklemesin. Çünkü sevdiğinin canını yakanın, düşünmeksizin canını alacaktı! "Hazar..." diye konuşacak olduysa da Berfe, adamın artık duymadığını fark ettiğinde daha çok korkmaya başladı. O an Hazar'ın kendini kaybettiğini anladığı andı. Gözlerine sirayet eden tek şey öfkeydi. Öfkeden döndü ise gözü, zamanında Berfe'ye bile saldıracak raddeye gelen Hazar'ı kimse durduramazdı. "Yalvarırım ağam, kardeşimi korumak için yaptım..." diye yalvaran kadın umuru dahi değildi Hazar'ın. Ki onu duymuyordu bile. "Benden başka kimsesi yoktu. O kadın da bunu öğrenmişti. Tehdit etti!" Karşısındaki kadın artık çaresizlikten çığlık atıyordu ama Hazar'ın azap seviyesindeki yavaş adımlar ile ona yaklaşması an duraksamıyordu. O kadını eline geçirdiği gibi boynunu kıracak gibi bir hali vardı. Ve o an orada olan herkes Hazar Ağadan ölesiye korkuyordu. "Sen..." diyen Hazar, sıktığı dişlerinin arasından tıslayarak konuşmuştu. "Benim şu hayatta en değer verdiğim kişiye zarar verdin!" Son cümlesini kükreyerek haykırmıştı sanki tüm Riha duysun istermişçesine. "Sen..." derken adımları nihayet durduğunda tam kadının önündeydi. Elini kaldırdı. Boynunu kırmak için yanıp tutuşurken bile karşısındakinin kadın olduğunu defalarca kez hatırlattı kendisine. Tensel temasta bulunmamalı ve şiddete meyilli olan kendisini sakinleştirmeliydi lâkin bu ne mümkündü? "Benim karıma el uzattın," dedikten sonra öfkeyle derin bir nefes alıp tam yanındaki mutfak tezgâhına geçirdi yumruğunu. "Hazar, bir dinleseydik kadını!" diye araya girmeyi deneyen Berfe'yi araya soktuğu koluyla geriye itti Hazar. O kadına yaklaşmasını istemiyordu. Hâlâ ona zarar verebilmesinden korkuyordu. Karşısında çaresizlikten harap olmuş kadının hâlâ onu incitebileceğini zannediyordu çünkü gözünü bürüyen öfkeden başka gördüğü bir şey yoktu. Kendine hâkim olamıyordu. "Ah!" diye inleyen Berfe gözlerini sımsıkı yummuş acı çekiyor gibi görünüyordu. Onun o acı dolu inlemesini duyan Hazar korku dolu gözlerle ona döndüğünde Berfe'yi iki büklüm gördüğünde öldüğünü zannetti. "Ne oldu?" diye korkuyla sorarken çoktan tüm ev ahalisinin mutfakta toplandığını anca fark ediyordu. "Canımı acıttın," diyen Berfe rolüne tam anlamıyla bürünebildiğini umuyordu. Hazar'ı şimdi durdurmaz ise çok kötü şeyler olacaktı. Hazar ise onu kolu ile arkaya doğru ittiği anda gerçekten canını acıttığını düşünerek kahrolurken derhal Berfe'yi kucağına alarak mutfaktan çıkmıştı. "O kadını yakalayıp bir yere kapatın. İşim bittiğinde geleceğim ben de!" "Hayır Hazar! Yanımdan ayrılmanı istemiyorum!" diyen Berfe acı dolu sesler çıkarmayı sürdürüyordu. Hazar ise Berfe'nin oyununu yemiş, i…

Bölümün tamamını WritePad'de oku