KURBAN

17 | İntihaşk

Yazar:

KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ Berfe şok ile kalakalmıştı. Hazar'ın yanlış anlamasına ramak kalmış gibi hissediyordu. Gözleri bir ona bir Cengâver'e bakıp duruyordu ve bu durum onu bir hayli korkutuyordu. "Yanlış anlamayasın Hazar Ağa," diye araya girdi derhal Berfe. "Ben çağırdım Cengâver abimi." Hazar'ın şaşkın bakışları Berfe'ye döndüğünde kaşlarının havalanması Berfe'ye yutkunma isteği yaratmıştı. Yatakta uzanmakta olan kendisine bakan gözleri bir hayli ürpertici idi... "Uyandığımda ortalıkta yoktun. Şilan'a sordum ama nereye gittiğini o da bilmiyordu. Ben de birine bir zarar vermenden korktuğum için nerede olduğunu bilebilecek tek kişi olan Cengâver abiyi çağırdım malum yerimden kalkamıyorum. Senin birini öldüreceğin düşünülür ise hayat memat meselesiydi..." Berfe, Hazar'ı ikna etmek için tüm gerçek gerekçelerini sayıyordu nefes bile almadan. Ama bilmiyordu ki ağzından her, abi, kelamı döküldüğünde karşısındaki adama bir bıçak saplanıyordu. Berfe her, abi, dediğinde bin kere ölüyordu Cengâver. Kelimeler kifayetsizdi çektiği acıyı anlatmakta. Öylece kocasına, özbeöz abisine durumu açıklamaya çalışırken çırpınan kadına bakıyordu. Bazen şeytan giriyordu aklına. Abisinin bir ara berdelden vazgeçip Berfe ile kendisini evlendirmek istediğini söylediği an geliyordu usuna. Keşke, diyordu düşüncesizlik ve bencillikle. Keşke gerçekleşseydi. Ama sonra oturup düşününce bu düşüncesi için vicdan azabından ölecek gibi hissediyordu. Ama elinde değildi. Yüreğe söz geçmiyordu. "Kusura bakma abi, yengeme durumu senin anlatmanın daha uygun olacağını söyledim zaten." Dedikten sonra hiç Berfe'ye bakmadan odadan çıktı. Sevdiği kadına, yenge, demek öyle zor gelmişti ki acıyla kıvrandığını hissetti. Dolan gözlerini saklamak için odadan çıkar çıkmaz gökyüzüne dikti gözlerini. Kara gözleri semaya kalp ağrısını haykırırken tüm benliği ile suskunluğu mesken edindi. Hızlı adımlar ile merdivenlerden indi ardından. Bu konakta nefes alamadığını hissediyordu. O konağın büyük oymalı kapısına doğru ilerlerken adamlardan biri hemen davranıp kapıyı açmak için yöneldi. Onun için açılan kapıdan öyle hızlı çıktı ki tam o esnada arabadan inmiş kapıyı çalmaya yeltenmiş kadına çarpması işten bile değildi. Çarptığı kadın şaşkınlıkla geriye doğru düşerken kendine düşünme fırsatı vermeden onu belinden tuttuğu gibi yakalayıp kendisine çeken Cengâver bir an sonra kadın ile burun buruna geldiğinde şok oldu. Gözlerinin içine bakan açık kahve harelerde şaşkınlığın izleri mevcuttu. Koyu, omuzlarında olan saçları anın etkisiyle savrulurken kadını kollarının arasında bulmak beklediği son şey bile değildi Cengâver'in. Her ikisi de şaşkınlıktan ve şoktan konuşamadılar bir süre. Nihayet kendisine gelen Cengâver, direk kadını bıraktığında dengesini sağlayamayan kadın güzel kalçasının üzerine bir o kadar güzel düştü. "Hayvan!" diye inlerken kalçasının acısıyla dişlerini birbirine bastırmıştı. "Rica ederim," diyen adama sinirden lav fışkırtan gözler ile baktı. "Ne için teşekkür edecektim, düşmeyeyim diye tutup sonra bırakman için mi mesela?" Cengâver kendine mani olamayıp güldüğünde yüzünü buruşturdu karşısındaki kadın. "Rahatsız olacağını düşünmüştüm yakınlıktan." "Direk varlığından rahatsızım ama her neyse, misafir olarak geldiğim konağın ağasına laf sokmayacağım." Şaşkınlıkla bakakaldı kadına. Açık sözlülüğün kitabını falan yazıyorlardı da onun mu haberi yoktu? "Cengâver Koçman," derken elini uzatmıştı. Amacı kadını düşürdüğü yerden kaldırmaktı. "Berivan Mirzan," derken kendine uzatılan eli tutup adamın onu kaldırmasına olanak tanıdı. Elbette karşısındaki adamı tanıyordu. Tanımaması olanaksızdı zaten. Lisenin ilk senesi sürekli Berfe ile onun peşinde dolanan ama asla Berfe'nin fark edemediği o adamdı bu. Bunu çok sonra fark etmemiş olsaydı belki Berfe'yi uyarabilirdi lâkin anladığında Cengâver çoktan mezun olmuştu. Sonrasında da bir daha görmemişti de zaten. Kaderinde sevdiği kadına, yenge, demek olan bu adama o an üzüldü Ber…

Bölümün tamamını WritePad'de oku