KURBAN

12 | KINA

Yazar:

KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
KURBAN – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ Karşısında kalakalan Cengâver'in tavrı gözlerinden kaçmadı. Telaşlanmıştı ve elini nereye koyacağını bilemiyor gibiydi. "Erkekler namaza gitti, kadınlar da yemek yiyecekti. Ben de bir sıkıntı var mı diye kontrol etmeye geldim." Derken hiç sekmeden sıraladı tüm yalanlarını Cengâver. Gözleri Berfe'ye bu kadar yakından değerken yüreği onu cehennem ateşlerine atsa da yel esmedi çehresinde. Kendine defalarca kez hatırlatma gereği hissetti. "O senin abinin karısı olacak!" Evet, bu o kadar kolay dökülürken dilden sökülmüyordu işte yürekten. Çetrefilliydi aşkın yolları. Ve çetrefilinde boğulurdunuz. Bir de karşılıksızsa zaten aşkın sizi öldürmesine gerek kalmıyordu, kendiniz öldürüyordunuz kendinizi. "Anladım," dedi Berfe şaşkınlıkla bakmayı sürdürürken. Ardından hayal kırıklığının pare pare işlendiğini çehresini çevirip gidişini izledi. Bir anda hüzün ile dolarken sebebini anlayamadı bile. O adamın çehresinde öyle bit hüznün izleri vardı ki, ona bakan insanın üzülmemesi mümkün müydü? Cengâver çıktıktan kısa bir süre sonra yanına Hazal ve Deran geldi. "Uyanmış mı benim güzeller güzeli görümcem?" diyerek ona yaklaşan Hazal, hemen eğilip bir öpücük kondurdu yanağına. "Çok şükür Rabbim, dualarımızı karşılıksız bırakmadı." Diyerek gözyaşlarını silen Deran'a bakarken acı acı güldü Berfe. "Yengem, iki canlısın sen. Allah korusun meleğimize de bir şey olur, o zaman yaşayamam vallahi," derken sözlerinde ciddiydi Berfe. "Ay yok, olmaz ona bir şey. Anasına çekerse keçi gibi inatçı, babasına çekerse çelik kadar güçlü olur. Ama bana çekerse, işte o zaman tadından yenmez olur." "Allah korusun!" diye inledi Deran direk. "Bir Hazal'ı daha bırak bizi tüm dünya kaldıramaz!" "Tüm dünya kurban olsun bana!" *** Birkaç gün sonra hastaneden çıkartılıp konağa getirildi Berfe. Günlerce yerinden kıpırdamasına izin vermediler. Tek izni tuvalet için almıştı. Duş alması gerektiğinde de Hazal yardımcı oluyordu. Geçmiş olsun demeye gelen misafirler çok olduğundan biraz yorulmuştu Hazal'da. Bugün de Koçmarlar gelecekti. Bu yüzden yardım etsinler diye Farah ve Rozerin'i de çağırmıştı. Yemekler hazırlanmış, sofralar kurulmuştu. Ve Bejindar Konağının kapısı çalınmıştı. Kapıyı açan çalışanlar vasıtasıyla gelen misafirlerden kadınları alt salona alırlarken erkeklerde üst kat terasına çıkartıldılar. Odasından çıkan Berfe'nin koluna girmiş olan Hazal ve Deran onu merdivenlere yönlendirirlerken kendilerine doğru gelen Hazar'ı görerek şok olmuşlardı. Hazar önlerinde durup Berfe'nin gözlerinin içine bakarken bir alt katta adamların oturduğunu yok saymak mümkün değildi. "Ne işin var burada?" diye sordu Hazal şaşkınlıkla. "Tuvaleti ararken kaybolmuşumdur belki, yardım edeyim mi?" "He canım, et et. Bunu gören Bejindar erkekleri de seni bir güzel vursun. Başımıza bir de kan davası eksikti!" Berfe şaşkınlıkla yengesine döndüğünde gözlerini belerten Hazal, yalan mı, der gibi bakmıştı. "Bir şey olmaz. Herkesin içinde bayıldın diye Mustafa seni kollarına alıp odaya çıkartırken kimse bir şey diyememişti." Diyerek göz kırpan Hazar, Berfe'de kalp çarpıntısına sebep olsa da Hazal'da muazzam bir sinir yaratmıştı. "Sen bir Mustafa Bejindar'a benzemiyorsun. Ayrıca aşağıdaki o erkeklerin tamamı da sana kin güdüyor. Sırf zevkine bile vücudunda mermilere halay çektirebilecek adamlardan söz ediyorum!" Hazar gülerken Hazal'ın sözlerinin hiç de umurunda olmadığını haykıran bir çehreye sahipti ve aynen de umursamadı. Berfe'yi tek seferde kucağına aldıktan sonra merdivenlerin belli bir yerine kadar taşıdı. "Canına mı susadın?" diye sorarken endişeliydi Berfe. "Hayır, güzelim. Ama canım kısmını sen ile değiştirirsen cevabım tam aksi olacaktır." Hazar'ın alaylı sesine karşılık göz devirmeyi seçti Berfe. Berfe hasta olduğu için de sinirlenmemeyi denedi Hazar'da. Bin kere yapmamasını söylemiş olsa da pek umursadığı söylenemezdi kadının. "Bırak artık!" diye tısladı Hazal. Tam o esnada da bırakıyordu zaten adam. Kimseni…

Bölümün tamamını WritePad'de oku