KURALLAR VE GÜNAHLAR

BİRİNCİ BÖLÜM

Yazar:

KURALLAR VE GÜNAHLAR - Damla Arduç kitap kapağı
KURALLAR VE GÜNAHLAR kitap kapağı

"Parla uyan artık, üniversite tercih sonuçları açıklanmış. NEE! Hemen ayağa kalktım ve dizüstü bilgisayarımın başına geçtim, sisteme giriş yaptığımda anneme baktım. "Anne çok heyecanlıyım, ya olmamışsa, ya yerleşememişsem oraya?" Annem sesimdeki ve yüzümdeki endişeyi hemen fark etti. "Dünyanın sonu değil ya Parla, hem ben sana güveniyorum." Sonucuma girdim ve gözlerimi kapattım. Annem bana sarıldı. "Gözlerini aç, yoksa bu güzel sonucu sadece ben göreceğim." Annemin sözlerinden sonra hemen gözlerimi açtım ve sonucuma baktım. KAZANMIŞTIM!! "KAZANDIM, KARAASLAN KOLEJİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ, %100 BURSLU!!" Ayağa kalktım ve anneme sıkıca sarıldım. Çünkü o olmasaydı bu sevinci yaşayamayacaktım. Milyonlarca kişi arasında hiç şansımın olmadığını düşündüğüm için tercih listeme yazmamıştım, son dakika annem sayesinde listenin sonuna yazmıştım. Bekle beni Eskişehir, geliyorum. ~ 1 HAFTA SONRA ~ Otobüs terminaline vardığımı anlayınca hemen toparlandım ve otobüsten indim ve bagajdan bavulumu isteyip ilerlemeye başladım. Tam telefondan teyzemi arayacakken uzaktan onu gördüm, sanırım o da beni arıyordu çünkü otobüslerden inen kişilere bakıyordu. Hemen yanına gittim ve sıkıca sarıldım. Onu çok özlemiştim. Sarılma faslı bittikten sonra tam teyzemin bizim için çağırdığı araca binecekken etrafa biraz göz attığımda bize, daha doğrusunu bana bakan siyah kapüşonlu ve siyah şapkalı bir adam gördüm. Göz göze geldiğimizde hiç rahatsız olmadı, aksine sanki beni gözlerinin içine hapsetmek ister gibi daha da detaylı bakmaya başladı. Huzursuz olmuştum. Hemen gözlerimi kaçırdım ve araca bindim. Araç tam hareket edecekken camı açtım ve adam hala orada mı diye kontrol etmek isterken tekrar göz göze geldik. Hala uzaktan beni izliyordu, sadece şuan telefonla konuşuyordu. Teyzeme bu durumdan bahsetmek için dönmüştüm ki teyzemin de telefonla konuştuğunu gördüm o yüzden tekrar yabancıya baktım, yabancı telefonu kapattı ve tam o anda teyzem de telefonunu kapattı. Yabancıyla aynı anda kapatmıştı telefonu. Bu bir tesadüf mü? "Bana bir şey mi diyecektin tatlım?" O kadar naif bir sesle sormuştu ki bu soruyu, bir an kendimi suçlu hissettim ve kafamı hayır anlamında salladım ve önüme dönüp annemlere iyi olduğuma dair bir mesaj attım. Teyzemin evine vardığımızda arabadan indik ve ben bavulumu almak için tam bagaja yönelmişken aracın şoförü geldi ve bavulumu alarak taşımaya başladı. "Siz zahmet etmeyin Parla Hanım, ben taşırım." Bu cümleden sonra istemsizce kaşlarımı çattım. Ben ismimi hiç söylememiştim ki bu adama, aracın içerisinde de zaten konuşmamıştık. o zaman bu adam benim ismimi nereden biliyor? "İsmimi nereden biliyorsunuz? Ben size ismimi hiç söylemedim ki? Aracın içerisinde de ismim hiç geçmedi?" Adam sanki bir suç işlemiş gibi teyzeme döndü, tam o anda teyzem yanımıza geldi. "Ne oluyor burada tatlım? Neden gelmiyorsunuz?" "Bu adam ben ona ismimi söylemememe rağmen ismimi söyledi. Ben de ismimi nerden biliyorsunuz diye sorduğumda da sen geldin." Dedim teyzeme meraklı gözlerle bakarken. Ben bunları dedikten sonra teyzem beli etmemeye çalışsa da adama sinirli bir şekilde baktı, benim onlara baktığımı fark edince dudaklarına bir tebessüm yerleştirerek "Ahh!! sana söylemeyi unuttum tatlım, eğer benden önce seni görürse diye fotoğrafını gösterdim ve eğer sen inanmazsan diye de ismini söylemiştim." Dedi ve ardından ekledi "Hadi içeri geçelim yol yorgunusundur şimdi sen, daha fazla ayakta kalma." Teyzemin sözlerinden sonra cidden ne kadar yorulduğumu fark ettim ve teyzemle birlikte içeri geçtik. Tam teyzeme odamın nerde olduğunu soracakken teyzem benden önce davrandı. "Odan ikinci katta, merdiveni çıktıktan sonra karşıdaki oda. Sen git dinlen ben seni yemek hazır olunca çağırırım." Dedi ve mutfağa geçti. Bavulumu aldım, yukarı çıktım ve odama yerleşmeye başladım. Sonunda yarım saat sonra odama yerleştim ve kendimi yatağa attım. Yatağa yatar yatmaz aklıma bugün olanlar geldi aklıma. Eskişehir'e geleli henüz yirmi dört saat bile olmamıştı ama içimde bir huzursuzluk vardı. Te…

Bölümün tamamını WritePad'de oku