Kuma Değil, Kaderim (Yarı Texting) {Daddyissues} +18 (BERDEL)
Final (Aşk Mı, Kader Mi?)
Yazar: LioraSelas

İçeriye girdiğim saniye tüm bakışlar bana döndü. Zorlukla gülümsediğim sırada karşımda gördüğüm kalabalık ile kısa bir süreliğine şok geçirdim. İçerisinin kadar kalabalık olacağından en ufak bir fikrim yoktu. Zahir ayağa kalktı ve yanıma doğru gelmeye başladı. Bu sefer takım elbise yerine siyah bir gömlek ve siyah bir pantolon giymişti ama üzerine o kadar çok yakışmıştı ki hayran olmamak elde değildi. Şu an dışarıdan gayet uyumlu iki çift gibi gözüküyorduk. "Elif buradan ne işin var?" Bakışlarımı arkada duran kalabalıktan Zahir'e çevirdim. "Ben sadece seninle bir konu hakkında konuşmak istiyordum. Ama galiba müsait değilsin...ben sonra gel-gelsem bence daha iyi." Resmen adamın karşısında konuşamamıştım. Bana nazikçe gülümsedi ve elimi tuttu. "Sorun değil yanımda olman benim için daha iyi." Elimi sıkıca tuttuğu sırada ikimiz birlikte yanlarına doğru ilerledik. Meryem de dikkatli bir şekilde yanımıza gelip karşımdaki koltuğa oturdu. Ben o kadar gerginim ki Zahir'in elini sımsıkı tutuyordum. "Siz Yaren Elif olmalısınız, Emir Zahir Bey'in ikinci eşi değil mi?" Başımı olumluca salladığım sırada bakışlarımı Zahir'e çevirdim. "Bir sorun mu var? Neden herkes burada, kötü bir şey yok değil mi?" Karşımda takım elbiseli bir şekilde duran adam bana bir belge uzattı. Yavaş bir şekilde belgeyi aldığımda üzerinde bulunan yazıları tek tek okumaya başladım. "Zahir Bey iflas etti ve biz de icra memurlarıyız bu yüzden evi boşaltmaya geldik." Şaşkınlıkla Zahir'e baktığım da bakışlarını kaçırmış bir şekilde bana bakıyordu. Sıkıntılı bir şekilde nefes verdiğim zaman korkarak ne kadar borcu olduğunu sordum. "Üzgünüm hanımefendi ama tüm mal varlığına el koyacak kadar fazla..." Meryem'e baktığım da şaşkınlık içinde bana bakıyordu. Ben borcun bu kadar fazla olduğunu bilmiyordum. Bir de salak gibi adama Bendeki altınları bozdurup vermeyi planlıyordum. Zorlukla yutkunduğum da nefesim kesilmiş bir şekilde etrafıma bakarken elimde bulunan altınlar bile olsa ben borcu ödeyemezdim. "Tabii bazı ekstra borçlar dışında. Unutmayın ilk eşiniz ciddi bir miktarda para kaçırdı ve bu yüzden onun borcunu da ödemek zorundasınız." Titrek ellerle başımı ovduğum sırada korkarak ne kadar borcu olduğunu sordum. "Yaklaşık olarak 60 ile 70 kilo altın ve bir miktar para. Bunu icra ettiğimiz mal varlığından kaçırdığından kaynaklı olaraktan eğer bulunamazsa borcu ödemek zorundasınız. Olur da ödeyemezseniz mecburen Emir Zahir El-Mansur'u tutuklama kararı çıkarmak zorundayız." İşte tam o anda sanki biri kalbime hançer batırmış gibiydi. Nefesim kesilmiş bir şekilde karşımda oturan avukata baktım. Zahir elimi sıkıca tuttu ve beni ayağa kaldırarak oradan uzaklaştırmaya çalıştı ama ben izin vermedim. "Elif lütfen yukarı çıkar mısın ben geleceğim." Kaşlarımı çatarak onu kenara gittim ve Meryem'e baktım. Başımı olumlıca salladım sırada ayağa kalktı ve banka hesabını ortaya koydu. "Burada yaklaşık olarak 100 kilo altın var ve 2,5 milyon dolara yakın bir para var. Bu borcu ödeme yeter mi?" Kendi biriktirdiği parayı da ortaya koymuştu. Ona üzgün bir şekilde baktığımda gözlerim dolmuştu. Bana göz kırptı ve hesabı onlara uzattı. "Şöyle bir açıklama getirmek istiyorum. Benim ailemin durumu iyi, tabii bu aile kadar maddi durumunuz iyi olmasa bile bu kadar parayı hesabımda barındırabilecek kadar babam güçlü bir iş adamı. Yani merak etmeyin bu para temiz yollarla kazanıldı." İstem dışı gülümsediğimde Zahir'in eli sıkıca tuttum. "Elif lütfen sen bu işe karışma bırak ben halledeceğim. Senden tek bir isteğim var yukarı çıkmanı ve beni beklemen." Sinirle göğsüne vurduğumda acı içinde inledi ben ise ona sert bir şekilde baktım. "Senin hapse girişini mi izleyeyim Zahir ne saçmalıyorsun!" Birden bağırmam üzerine şaşkınlıkla bana bakıyordu. Meryem ayağa kalktı ve yanınıza geldi. "Hadi ama enişte merak etme aramızda paranın lafı olmaz. Gerçekten rahat ol alt tarafı bizim peder beni biraz süründürür." üçümüz güldüğümüz sırada Zahir elleriyle yüzümü kavradı. Bakışlarımı ona çevirdiğimde bana tebessüm ile…