Kum Kırıntıları

-2-

Yazar:

Kum Kırıntıları - Valen Odes kitap kapağı
Kum Kırıntıları kitap kapağı

Elbette ki sabahı zor etmiştim. Belki de Londra da geçirdiğim en zorlu gecelerdendi. Sabaha karşı bir saat anca uyuyabilmiştim. Gözlerimi açtığımda, kiremit rengi, keten koltuğumda bir emanet gibi uyuyakaldığımı fark etmiştim. Masamdaki yığının üzerinde sanki çok bilgiliymişim gibi bir de hırsızlıkla -bir sanat eseri hırsızlığıyla- ilgili bambaşka kağıtlar yığmıştım. Hayatım boyunca böyle bir tecrübem olmamıştı. Herkesin çocukluğunda böyle utanç verici, ufak bir deneyim var olabilirdi belki ama ben bunu bile yapmayacak kadar gururlu, ketum bir çocukluk geçirmiştim. Ve yalnız. Küçüklüğümden beri bilgiye ve ilme hayrandım. En sevdiğim çocukluk kitaplarım hep kaşif serileri olurdu. Ve bu küçük adımlar o yaştan bu yaşıma beni başarıya takık hale getirmişti; tek bir pürüz hayatımı karartıyor, en sevdiğim şeyler bile karşıma çıkan minik pürüz ile koskoca bir külfete dönüşüyordu. Asla mükemmeliyetçi bir kişiliğim olduğunu kabul etmezdim ama içten içe de öyle bir huyum olduğunu kabul ederdim. Bazı şeyler, genetik olabiliyordu. Teşekkürler, anne. Bu huyun zaman zaman işe yaradığı oluyor ama çoğunlukla hayatımı zorlaştırıyordu. Mesela bugün. Kusursuz hırsızlık var mıdır? Varsa, işleyeni de hayattaysa ne olur bana yardıma gelsin diye düşündüm. Çünkü ben sıçmış durumdaydım. Elimdeki kağıtlara göz gezdirirken, hırsızlıktan çok Solari ailesi hakkında bilgi toplamışa benziyordum. Köklü, kusursuz bir aile imajı veren sıradan bir aileden başka bir şey değillerdi. Solari ailesinin sultanı bir Türk lokumuydu, baba tarafı ise Yunanistan’ın gözde adalarına dayanan bir gene sahipti. Anne Solari, Tomris Solari; adının hakkını veren güçlü bir kadındı. Bir sürü dereceli diplomaları ve harika bir müzayede yönetmenliği vardı. Bir bakıma ona hayrandım. İçimden bir ses o kadının da aynı benim gibi bir mükemmeliyetçiliği olduğunu söylüyordu. Kadının ağır mizacını onu tanımadan bile tadabiliyordunuz. Bayan Watson vasıtası ile katıldığım bazı basın toplantılarında onu görmüştüm, büyüleyici bir kadındı. Costas Solari’nin o kadında neler bulduğu çok aşikardı. Zeka her zaman en etkileyici silah olmuştur. Aslında Bay Solari’nin ilgi alanı arkeoloji değildi, kendisi hislerle oldukça haşır ve neşir olan başarılı bir iş adamıydı, hoş hala öyle fakat eskisi kadar aktif değildi. Çocuklarının üçünün de annesi gibi arkeoloji üzerinde yönelmesi ona da sürpriz olmuş olmalıydı. Ama Costas, görebileceğiniz en neşeli adamlardandı. Tüm röportajlarda bu kişiliğini ortaya koymaktan çekinmiyordu. Ailenin kalanlarının da olduğu gibi en büyük kız olan Leya Solari, Cambridge Üniversitesi adı altında epey bir süredir çok başarılı buluşlara imza atmış bir keşifçiydi. Buluşlarının bazıları aile mirası olan müze de bazıları ise Üniversitesi’nin elinin altında bilgi kaynağı oluyordu. Bu tür başarılara imzalar atmış büyük kardeşten sonra gelen ortanca çocuk elbette onun izinden gidecekti, bu ailede de bizi şaşırtmamış bu düzen. Elyas Solari, ailenin ortancası aynı ablası gibi belirli bir noktaya kadar başarıyla yükselmiş fakat aşk hayatında yaşamış olduğu bazı trajik olaylar önünü kesmişti. O dönemden sonra pek fazla sahaya çıkmamış, arşiv bilgileriyle daha çok ilgilenir olmuştu. Hatta bilinene göre Cambridge Üniversitesi’nde Kazı Tarihi Bilimi derslerinden bazılarında ders vermeye başlayacakmış. Gel görelim ki bu inci gibi dizilmiş ailenin pürüzüne, Yalın Solari. Nam-ı değer Altın Çocuk; Londra’nın gözde bekarı, partilerin aranan yüzü, ve bir ailenin yüz karası. En azından medya ona bugüne kadar böyle lakaplar takmıştı. Pürüzlerin beni delirttiğini söylemiş miydim? Bu adam beni delirtiyordu. Yıllarca Üniversitemde benden üst sınıf olmasına rağmen benimle aşık atmıştı. İşimi zorlaştıracak kısım tam olarak buydu. Müzede beni görüp anında tanıyacak olması karşı konulamazdı. Ellerimi karışmış saçlarımın içine soktum. Elimdeki tüm bilgiler bunlardan ibaretti. Dün gece bir hışımla verdiğim hırsızlık kararı şu an bana kendimi aptal gibi hissettiriyordu… çabasız bir başarının güzel bir tadı o…

Bölümün tamamını WritePad'de oku