Küllerimden doğarken

YENİ BİR KAPI

Yazar:

Küllerimden doğarken - Aleyna erdem kitap kapağı
Küllerimden doğarken kitap kapağı

(Yarenin anlatımıyla) Aradan üç hafta geçmişti. İstanbul artık bana ilk geldiğim günkü kadar yabancı gelmiyordu. Sabahın erken saatlerinde uyanıyor, küçük otel odamda hazırlanıyor, birkaç lokma bir şeyler yiyip kafeye gidiyordum. Akşam olunca da aynı yoldan yürüyerek tekrar otele dönüyordum. Her gün birbirinin aynısıydı. Ama ben bu tekdüzeliğe alışmıştım. Belki de alışmak zorundaydım. Çünkü insanın başka çaresi kalmayınca, en zor hayat bile bir süre sonra normal gelmeye başlıyordu. Kafeye girdiğimde Kemal Bey her zamanki gibi kasanın başındaydı. Beni görünce gülümsedi. “Günaydın kızım.” “Günaydın Kemal Bey.” “Bugün biraz yoğun geçecek.” “Hafta sonu malum.” Başımı sallayıp önlüğümü taktım. Henüz kapılar yeni açılmıştı ama birkaç masa çoktan dolmuştu. Bir yandan sipariş alıyor, bir yandan mutfaktan çıkan tabakları taşıyordum. Ayaklarım gün boyu neredeyse hiç durmuyordu. Öğle saatlerine doğru kısa bir mola verdim. Çalışanlar için ayrılan küçük odada sandalyeye oturup çantamdan çıkardığım sandviçi yemeye başladım. Tam o sırada Esra yanıma geldi. “Yaren.” “Bir şey soracağım.” “Tabii.” “Hiç kendine ev baktın mı?” Gülümsemeye çalıştım. “Bakıyorum.” “Bulabildin mi?” Başımı iki yana salladım. “İstanbul’da ev bulmak kolay.” “Ödemek zor.” Esra iç çekti. “Haklısın.” “Ben de ilk geldiğimde çok zorlanmıştım.” Konu orada kapandı. Ama söyledikleri aklımdan çıkmıyordu. Mola bitince yeniden salona döndüm. Akşama kadar durmadan çalıştım. Kapanış saatine yakın Kemal Bey beni kasanın yanına çağırdı. “Yaren.” “Bugün erken çıkabilirsin.” “Biraz yorgun görünüyorsun.” “İyiyim Kemal Bey.” “Yorgunluk işte.” Gülümsedi. “Gençsin.” “Ama kendini de çok yorma.” İçtenliği beni her seferinde şaşırtıyordu. Hayatım boyunca insanlar benden hep bir şey istemişti. İlk kez biri, karşılığında hiçbir şey beklemeden iyi olmamı diliyordu. “Teşekkür ederim.” Önlüğümü çıkarıp çantama koydum. Kafeden çıktığımda hava kararmaya başlamıştı. Yürümeyi seçtim. Otobüse vereceğim parayı cebimde tutmak bana daha mantıklı geliyordu. Yaklaşık yarım saat sonra otele vardım. Odaya girer girmez ayakkabılarımı çıkardım. Kendimi yatağın üzerine bıraktım. Bir süre tavana bakarak öylece uzandım. Sonra komodinin çekmecesinden küçük defterimi çıkardım. Her ay olduğu gibi yine hesap yapmaya başladım. Maaş… Otel… Yemek… Telefon… Küçük ihtiyaçlar… Kalem kalem hepsini yazdım. En sonunda elimde kalan paraya baktım. Yine… Neredeyse hiçbir şey kalmamıştı. Defteri yavaşça kapattım. Gözlerim dolmuştu ama ağlamadım. Artık gözyaşlarımın hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini öğrenmiştim. Derin bir nefes alıp telefonumu elime aldım. İş ilanı sitelerinde gezinmeye başladım. Temizlik görevlisi… Kasiyer… Garson… Satış danışmanı… Hepsinin ortak bir noktası vardı. Maaşları bana yetmeyecekti. Tam telefonu kapatacakken gözüme bir ilan ilişti. “Yatılı bayan yardımcı aranıyor.” İlanın altında kısa bir açıklama vardı. “Güvenilir, düzenli ve sorumluluk sahibi biri aranmaktadır. Konaklama ve yemek işverene aittir.” Kalbim istemsizce hızlandı. Defalarca okudum. Sonra ilanı favorilere ekledim. Telefonu elimde sıkıca tutarken kendi kendime fısıldadım. “Belki…” “Belki de aradığım fırsat budur.” Ama ya reddedilirsem? Ya yine olmazsa? İçimdeki korku, umudumla mücadele ediyordu. Birkaç dakika boyunca ekrana bakmaya devam ettim. Sonunda cesaretimi toplayıp ilandaki numaraya dokundum. Telefon çalmaya başladı. Her saniye kalbim biraz daha hızlı atıyordu. Karşı taraftan gelen ilk sesle birlikte nefesimi tuttum. “İyi akşamlar, buyurun…” Elim titreyerek telefonu kulağıma biraz daha yaklaştırdım. “İyi akşamlar…” dedim çekingen bir sesle. “İnternette vermiş olduğunuz yatılı yardımcı ilanı için aramıştım.” Telefonun diğer ucundaki kadın nazik bir sesle karşılık verdi. “Tabii efendim, buyurun.” “Öncelikle adınızı öğrenebilir miyim?” “Yaren.” “Memnun oldum Yaren Hanım. Ben Nermin. İlanı, Kaya Ailesi adına ben verdim.” Kısa bir duraksamanın ardından konuşmasına devam etti. “Bu yalnızca bir ön görüşme. Uygun görürsek sizi yüz yüze mülakata da…

Bölümün tamamını WritePad'de oku