Küllerimden doğarken

İLK KAÇIŞ

Yazar:

Küllerimden doğarken - Aleyna erdem kitap kapağı
Küllerimden doğarken kitap kapağı

Sabah erkenden şirkete geldim. Daha odama geçemeden sekreter yanıma yaklaştı. “Murat Bey, Tufan Bey sizi bekliyor.” Derin bir nefes aldım. Nedense bugün konuşulacak konuyu tahmin edebiliyordum. Babamın odasının kapısını çaldım. “Gel.” İçeri girdiğimde her zamanki gibi masasının başındaydı. Önündeki dosyaları kapatıp bana baktı. “Otur.” Sessizce karşısına geçtim. Bir süre konuşmadı. Sonra gözlerini doğrudan gözlerime dikti. “Yaren.” İçimden, yine başladı, diye geçirdim. “O kız hakkında seni son kez uyarıyorum.” Sessiz kaldım. “Çalışanla patron arasındaki mesafe kaybolursa sonu iyi bitmez.” Hâlâ cevap vermedim. Babam sesini biraz daha sertleştirdi. “Geçen gün şirkette olanları duydum.” “Çalışanlar konuşuyor.” “Senin adına konuşuyorlar.” “Bu aileyi yıllardır ayakta tutan şey disiplin.” “Sen ise bütün bunları bir çalışan için riske atıyorsun.” Artık susamıyordum. Yavaşça ayağa kalktım. Babam şaşkınlıkla bana baktı. “Bitirdiniz mi?” İlk kez ona böyle konuşuyordum. “Hayır.” “Ben konuşmayı bitirmedim.” Yıllardır içimde biriken her şey boğazıma düğümlendi. “Hayatım boyunca sizin istediğiniz gibi yaşadım.” “Okulumu siz seçtiniz.” “Mesleğimi siz seçtiniz.” “Arkadaşlarımı bile siz belirlediniz.” “Hiç itiraz etmedim.” Babamın yüzündeki ifade değişmeye başlamıştı. “Çünkü…” “Ne yaparsam yapayım size yetmeyeceğini düşündüm.” Derin bir nefes aldım. “Bir gün bile…” “‘Aferin oğlum.’ dediğinizi hatırlamıyorum.” Sessizlik… Odadaki hava ağırlaşmıştı. “Annemi hiç tanımadım.” “Ama siz vardınız.” “Yine de kendimi yıllarca babasız büyümüş gibi hissettim.” Babamın çenesi gerildi. “Murat.” “Sözümü kesmeyin.” Bu cümle ağzımdan çıkar çıkmaz ikimiz de şaşırdık. İlk kez… Babamın sözünü kesmiştim. “Geceleri şirketten geç çıkınca…” “Hiçbir zaman ‘Yoruldun mu?’ demediniz.” “Doğum günlerimde bile önümde dosyalar vardı.” “Ben sizin için hiçbir zaman oğlunuz olmadım.” “Sadece birlikte çalıştığınız bir adam oldum.” Babam ayağa kalktı. “Yeter.” “Hayır.” “Yıllardır ilk kez konuşuyorum.” “Bitmedi.” Sesim titremiyordu artık. İlk kez gerçekten kendim gibi konuşuyordum. “Yaren bana hiçbir şey istemeden iyi geldi.” “Benden bir şey beklemedi.” “Beni olduğum gibi gördü.” “Yorgun olduğumu fark etti.” “Mutlu olup olmadığımı sordu.” “Sadece…” “…insan olduğumu hatırlattı.” Babam sert bir ifadeyle bana baktı. “Demek bütün bunlar doğru.” Başımı dik tuttum. “Evet.” “O kıza karşı hislerin var.” Gözlerimi ondan kaçırmadım. İlk kez… Kendime de itiraf ediyordum. “Evet.” Babam birkaç saniye sessiz kaldı. “Bu yaptığın hata.” Başımı yavaşça iki yana salladım. “Hayır.” “Hayatımda ilk kez doğru olan bir şeyi hissediyorum.” Babam yumruğunu masaya vurdu. “Unut o kızı.” İçimdeki son duvar da yıkıldı. Artık saklayacak hiçbir şeyim kalmamıştı. Gözlerinin içine bakarak, hayatımda ilk kez o cümleyi söyledim. “Unutamam.” Çünkü… Ben onu seviyorum. Odadaki sessizlik kulaklarımı çınlatıyordu. Babam donup kalmıştı. Ben ise daha fazla tek kelime etmedim. Arkamı döndüm. Kapıyı açtım. Ve ilk kez… Babamın odasından onun iznini beklemeden çıktım. Koridorda yürürken kalbim deli gibi atıyordu. Artık geri dönüş yoktu. Hem babama… Hem de kendime gerçeği söylemiştim. Şimdi sıra… Yaren’e söylemekteydi. Şirketten çıktığımda saat henüz dört bile olmamıştı. Arabaya bindim. Motoru çalıştırdım. Ama birkaç dakika boyunca hareket edemedim. Direksiyona yaslanıp gözlerimi kapattım. “Ben onu seviyorum.” Hayatım boyunca söylemekten en çok korktuğum cümleyi… Babama söylemiştim. Ama Yaren’e söyleyememiştim. İçimde garip bir huzur vardı. Bir o kadar da korku… Babamın beni durdurmayacağını biliyordum. Ama vazgeçmeyeceğini de biliyordum. Yaren’i bu evde bırakmak artık doğru değildi. Babamın öfkesi er ya da geç ona da yansıyacaktı. Buna izin veremezdim. Arabayı çalıştırıp eve doğru yola çıktım. Kapıyı açıp içeri girdiğimde mutfaktan yemek kokusu geliyordu. Her zamanki gibi… Ev sıcacıktı. “Hoş geldiniz Murat Bey.” Yaren mutfaktan elindeki önlüğü çıkararak yanıma geldi. Yüzünde o tanıdık gülümseme vardı. Ama bugün… Ben gülümseye…

Bölümün tamamını WritePad'de oku