KÜLLER İÇİNDE DOĞAN AŞK “Töre ayırdı… Kader yeniden bir araya getirdi.”

6. Bölüm - Aynı Çatı Altında

Yazar:

KÜLLER İÇİNDE DOĞAN AŞK  “Töre ayırdı… Kader yeniden bir araya getirdi.” - Naz kitap kapağı
KÜLLER İÇİNDE DOĞAN AŞK “Töre ayırdı… Kader yeniden bir araya getirdi.” kitap kapağı

Aynı çatı, iki yabancı yürek… Biri umut, biri sessiz bir gerçek. Kapıda savaş, gönülde dua, Aşk filizlenir en zor imtihanda. Karahanlı Konağı… Nikâhın ardından avlu, davul ve zurna sesleriyle yeniden şenlenmişti. Kadınlar zılgıt çekiyor, gençler halay başı oluyordu. Ancak o kalabalığın içinde ne Meryem’in yüzü gülüyordu ne de Cihan’ın aklındaki düşünceler dinmişti. Cihan, kalabalığın arasından Meryem’e baktı. “Bitti…” dedi alçak bir sesle. “Artık burası senin evin.” Meryem başını kaldırıp konağa baktı. Kocaman taş duvarlar, yüksek ahşap kapılar ve yılların izini taşıyan avlu… İçinden sadece bir cümle geçti: “Ben artık gerçekten bu konağın gelini oldum…” Yaşlı kadınlar Meryem’i alıp üst kata çıkardı. Gelin odasının kapısı açıldığında içerisi işlemeli perdeler, eski ceviz mobilyalar ve gül kokusuyla doluydu. Kapı kapanınca odada yalnız kaldı. Tam o sırada kapı yavaşça aralandı. İçeri Cihan girdi. Meryem irkilerek ayağa kalktı. İkisi de birkaç saniye konuşmadı. Sessizliği Cihan bozdu. “Rahat ol.” Meryem gözlerini yere indirdi. “Ben… korkuyorum.” Cihan derin bir nefes aldı. “Senden tek bir şey isticeğim bana saygılı ve yalan söyleme .” Meryem şaşkınlıkla başını kaldırdı. “Bu evlilik zorla oldu biliyorum. Ama sana söz veriyorum… Sen istemediğin sürece sana bir adım bile yaklaşmayacağım.” Bu sözler Meryem’in beklediği şey değildi. İlk kez Cihan’ın sert görünüşünün altında başka bir adam olduğunu hissetti. Tam o sırada dışarıdan silah sesleri yükseldi. Tak! Tak! Tak! Meryem korkuyla geri çekildi. Cihan hemen pencereye koştu. Avluya baktığında nöbetçilerden biri koşarak bağırıyordu. “Ağam!” “Cihan Ağa!” “Demirhan aşiretinden haber geldi!” Cihan hızla aşağı indi. Avluda bütün adamları toplanmıştı. Nöbetçi nefes nefeseydi. “Kaya Ağa yemin etmiş.” “Ne demiş?” “Yedi gün içinde gelini geri alacakmış…” Avluda ölüm sessizliği oluştu. Cihan’ın yüzü buz kesti. “Bir de…” Nöbetçi yutkundu. “Bu kez yalnız gelmeyecekmiş…” “Yanına bütün aşiretleri toplayacakmış.” Cihan yumruğunu sıktı. “Demek savaş istiyor…” Tam o sırada üst kattaki pencereden onları izleyen Meryem’in gözleri korkuyla doldu. İçinden sadece tek bir dua geçti. “Allah’ım… Bu evliliğin bedeli yeni bir kan davası olmasın…”

Bölümün tamamını WritePad'de oku