9
Yazar: pekbiafiliyalnizlik

Avcuma doldurduğum soğuk suyu yüzüme defalarca kez çarptım. Annemin özenle döşediği banyosunun kenarlarını da su yapmıştım hatta. Düzen ve temizlik takıntısı annemin bunu görünce bana kızacak olması da umurumda olmadı hatta. Birkaç kez daha yıkadım yüzümü, soğuk su yüzümü üşütüyordu. Biliyor musunuz uzun zamandır adliye lavaboları hariç soğuk suyla temas etmemiştim. Bu soğuk su şu an benim ayılmamı sağlamıştı, demek ki ben sıcak suyla yüzümü yıkadığım için ayılamıyormuşum. Kendimi uzun vadede böyle teselli etsem ne kaybederim ki? Evet tüm suç ılık suyla yüz yıkamaktan, ben çok başarılı ve sorunsuz bir kadınım aslında. Ne güzel olurdu kafayı şöyle kırsam. Ama kıramıyorum işte. Kafa da kırılmıyor bir yere kadar mücadele ediyoruz kafayı da kıramıyoruz. Son kez yüzüme soğuk su çarpıp musluğu kapadım. Aynaya baktığımda domates gibi kızaran yanaklarıma önce merhaba sonra siktir dedim. Ellerimi mermere dayayıp aynadan kendimi izledim. Evet çok başarılı ve göz kamaştırıcı bir kariyerim yok, hatta başarısız bir avukatım. Kabul. Ama bugün yeni bir sayfa da açabilirim kendime. Hiçbir şeyin sonu değil neticede. Ben bunu yapamaz mıydım? Başaramaz mıydım? Yapamazsın diyenlere inat yapmak değil miydi zaten hayatta kalmak. Aslında bence kimsenin inadına göre de hareket etmemek lazım ama ben edeceğim. Annem,babalık, kardeşim hatta yakında eski olacak olan kocam bile diyecek ki, 'Sen tanıdığım en başarılı avukatsın Gülfem.' Bu cümleyi bir gün onlardan duyacağım. Düştüğüm o salak merdivenlerden bugün çok daha sağlam adımlarla çıkabilirim. Ve de çıkacağım. Yapamıyorum, olmuyor demek bu hayatta en kolay olanı seçmekti ben bugün de aynı dün gibi en zor olanı seçip kendimi baştan var edecektim. Yapardım ben, başarırdım. Önüme dökülen saçlarımı ıslak ellerimle arkaya itip hırsla baktım aynaya. Kendi kendimi gaza getirdikten sonra yüzümü annemin misafirlere özel çıkarttığı desenli havlularıyla sildim. İçimdeki o gazla bugün adliye sarayının padişahı olmayı planlıyordum. Banyodan çıktım, Kenan çıkmak için hazırlanmış beni bekliyordu. ''Gülfem hadisene Kenan oğlum ofise geç kalacak.'' ''Tamam anne, hazırım zaten.'' ''Bu nasıl hazır olmak, makyaj yapmamışsın. Kızım hakimleri korkutma böyle.'' diyerek şakaya vuran anneme Defne de gülmüştü. ''Makyajı sikeyim.'' demek gelse de içimden çantamı alıp çıktım evden. Merdivenleri az önce banyoda yaptığım motivasyon konuşmasını içimden tekrar ederek inmeye başladım. Ayağımdaki ayakkabılar mermerleri delip geçecekti neredeyse. Apartmandan çıktığımda havanın yağmurlu olduğunu gördüm. Durağa kadar donum bile ıslanırdı benim. Bileğimdeki saate bakarken Defne'nin sesini duydum. ''Abla hadisene eniştem bekliyor.'' Başımı saatimden kaldırdığımda şoför koltuğunda oturan Kenan'la ve arka koltuktan sarkmış bana seslenen Defne'yle karşılaştım. ''Sen niye otobüsle gitmiyorsun okula?'' ''Kenan abi seni bırakırım dedi.'' ''Kenan senin özel şoförün mü Defne?'' ''Bence bir sakıncası yok Defne, ne dersin özel şoförün olabilirim?'' diyerek sevimli bir şekilde göz kırptı Kenan. İşte bir olayı da buydu. Kenan çok çabuk sevdirirdi insana kendisini. Hemen sever ve ısınırlardı. Bende biraz soğuk gelirdim insanlara, soğuk nevale derlerdi hatta. Bunu söyleyen herkesin boğazını sıkmak istesem de yaşım geçtikçe bu sözü kendime şiar edinmiştim. Çünkü insanlara samimi olmanın bana bir yarar sağlamadığını yaş aldıkça fark eder olmuştum. Sadece yarar için mi yaşıyordum bu hayatı? Elbette öyle ne için yaşayacağım başka? Prensiplerimde ve düşüncelerimde uzun vadede çok başarılı olamasam da olay buydu kısaca. ''Abla ıslanıyorsun sucuk gibi, gel hadi.'' ''Sensin sucuk, siz gibin benim işim var.'' ''Ne işin var, adliyeye gitmiyor musun?'' Kenan arabasından inip yanıma geldi, ''Annen camda, Defne aramızda bir sorun olduğunu anlarsa annene söyler Gülfem.'' Ailemi düşünüyormuş gibi yapıyordu, bakın bu konuda oldukça başarılıydı. Ya da bu kadar düşman gibi bakmasa mıydım? Çünkü Kenan gerçekten severdi bizimkileri. Bazen ona duyduğum öfke içimdeki tüm d…