8
Yazar: pekbiafiliyalnizlik

Herkes kendi renginde yaşar hayatı. Fikir ayrılıkları olan yorumlar çok hoşuma gidiyor. Bol yorum bekliyorum sizden akşama kadar birkaç tane daha atarım 🌸 🖊 🖊 Söylediklerimde herhangi bir yanlışlık yoktu. Öyle ya da böyle boşanmak için ilk adımı atan taraf ben olmamıştım. Kenan gönüllü olmuştu bu durum için. Bu yükün ağırlığını hissetsin ve canı acısın da istiyordum. Gerçi boşanmak isteyecek kadar benden gitmiş adamın canını, ondan uzak durarak acıtmaya çalışmakta saçmalıktı ama olsun. Ben içimde bir yerlerde Kenan'ın bu durumdan rahatsız olduğunu hissediyordum. Anneme yardım etmek için mutfağa girdim, bugün yine Kenan'a çalışmış gibi görünüyordu. Mutfak masasında sadece onun sevdiği yiyecekler duruyordu. Bu yiyecekler de ben tarafından salondaki masaya götürülmeliydi. ''Gülfem böreği al fırından, yandı yandı.'' Annemin damadı değil de Osmanlı Padişahı gelmiş gibi heyecan yapması beni biraz üzmüştü. En son ne zaman bana böyle itina göstermişti bilmiyordum. Her şeye alınmaya ve her şeyden herkesten uzaklaşmaya başladığım saçma ve garip bir dönem miydi bu bilmiyordum. Kendimi kötü hissettirmişti bu durum kısaca bana. Anneme belli etmeden böreği fırından alıp sevgili kocam için yiyecekleri masaya götürmeye başladım. Kenan da yatak odasından nihayet çıkmış ve salonda babalığın karşısına oturmuştu. Elimdeki reçelleri masaya bırakıp diğer kahvaltılıkları getirdim. ''Gülfem, Kenan oğlum da planlarınızdan bahsediyordu.'' dediğinde gözlerimi annemin hemen yanında oturan Kenan'a çevirdim. Kaşlarımı kaldırdım, anneme ne bahsettin ulan? Diye sormak istesem de annem varken bunu yapmam pek de mümkün değildi. ''Ne planıymış o?'' diye sordum endişeyle. ''Tatil planlarınızdan kızım, bu yaz tatilinde bizim memlekete gidecekmişsiniz hep birlikte.'' Kaşlarımı kaldırdım, yüzümde ise zoraki bir gülümseme vardı. Neden anneme yalan söyleyip duruyordu bu adam? Bilmiyor muydu ki zor durumda kalan ben olacaktım. ''Evet anne bizim memlekete gideceğiz.'' Boşandıktan sonra kafamı daha da bozmak için vakit bulabilirsem giderdim tek başıma. Kenan nefret ederdi küçük yerlerde tatil yapmaktan. O hep büyük işlerin adamıydı. O hep büyük işleri yapmayı severdi. O Kenan Yıldırım'dı. Herkes masaya oturduğunda bizde Kenan'la yan yana oturduk. Annemlerin evine ne zaman gelsek de yan yana otururduk zaten. Aynı şimdi olduğu gibi. Bu kez onunla yakın olmak beni mutlu etmiyordu. Hatta anneme attığı yalanlar yüzünde çatalı gözlerine sokup sokup çıkartmak istiyordum. Ya da çay kaşığıyla irislerini yumurta gibi patlatıp ekmek banmak istiyordum. Bazen de ona sıkıca sarılıp yaşadığımız tüm kötü anların silinip yok olmasını istiyordum. Bazen hayatı uçlarda yaşıyordum. Hem de parmak uçlarımda. ''Kenan bu yakalarda da bir ofis açacakmış, iyice büyütüyor işlerini.'' Başımı bakıştığım tabağımdan kaldırıp annemin gururla söylediği söz üzerine ona baktım. Kenan'ın açtığı ofislere yetişemiyordum ben. Onun başarısına yetişmek için iyi bit atlet olmak gerekirdi. Ben başarılarının yanında kaplumbağa gibi kalıyordum. ''Evet,'' dedi babalıkta, ''Kenan çok başarılı bir iş adamı. Mert, cesur akıllı.'' Kenan keşke benimle değil de anne babamla evlenseymiş keşke. ''Sağ olun efendim, çalışıyorum işte ben de herkes gibi.'' Ben senden daha çok mesai yapıyorum ama sen kadar cukka götürmüyorum. Herkes gibi çalışmıyorsun çünkü Kenan, sen işin olayını çözdün ve oradan yürüyorsun. Bizler de arkandan nal toplayanlarız işte. Çatalıma taktığım nalı ağzıma atıp peyniri çiğneye çiğneye yuttum. "Kenan, ben diyorum ki oğlum Defne'ye de sizin şirketten bir burs falan bağ-" Hiddetle araya girdim, "Annem şaka yapıyor Kenan, ciddiye alma lütfen." Annem gülümseyerek Kenan'ın kolunu sıvazladı, "Aslan gibi damadım var benim. Defne'nin eniştesi o, tabii destek olur baldızına." Kızarıyor ve çok utanıyordum. "Baldız baldan tatlıdır." Diye espri yapan babalık daha da bozdu sinirimi. Durumu toparlamak için açtım ağzımı, "Bu sabah çok şakacısınız anne ya, Kenan da ciddiye alacak." Dedim gülerek. "Şaka olduğunu anlad…