6
Yazar: pekbiafiliyalnizlik

Kenan'la ateşle barut gibi olduğumuz koca bir gerçekti. Belime sarılan bir el hissettiğimde gerildim. Kenan beni kendine çekti. Belim göğsüne hapsoldu bacağıyla sardı bacaklarımı. Birkaç öpücük hissettim çıplak sırtımda. ''Gül gibi kokuyorsun,'' diye fısıldadı, ''Kokuna hasret kalmak istemiyorum Gülfem.'' Kollarını belime sıkıca sarıp beni kaburgalarına kadar çektiğinde onun sarılışları arasında mutluydum ama...hep bir aması vardı işte. Bu kez birçok kuralımı bozdum, sadece hissettiğimi yaşamak istedim. Kenan'ı yaşamak istedim. Öpücükleri dudaklarıma taştı, izin verdim beni öpmesine. Bu kez istedim sevmelerin kötü izleri silmesini. Kendimden taviz vermek istedim. Ben de bıraktığı kötü izleri yine kendi izleriyle temizlesin istedim. Dudakları boynuma kaydığında kapadım gözlerimi, benden onay aldığında devam etti. Kollarımı ensesinde birleştirip ben de karşılık verdim ona. Her şeyi silip onunla kaybolmayı diledim. ''Gülfem, delirttin beni,'' diye tısladı hırsla, ''Çok özlemişim seni, bir daha bu kadar uzak kalmayacağım.'' İşlerini azaltır mıydı sahiden benimle olmak için? Şimdiki yoğun duygularından dolayı böyle söylediğini düşünüyordum. ''Kenan, çok sev-'' yarıda kestim sözümü bir ayıp gibi. Oysa sevmek bizi kurtaracak tek şeydi. Hissettiğim yoğum duygu ile, ''Aşığım sana." diye devam ettim. Onunla bu kadar yakınken başka birisi oluyordum. "Biliyorum." Dedi dudağımı öperken. Üzerimdeki kıyafetler sıyrılırken bir telefon sesi duydum, Kenan'ın telefonu çalıyordu. Kenan ise umursamıyordu, dudaklarını mıhlıyordu tenime. Kapanır diye beklesem de kapanmadı. ''Kenan, telefonun çalıyor.'' ''Çalar çalar susar.'' diye fısıldadı. ''Susmuyor.'' dedim isyan edercesine. ''Sikeyim.'' ''Aç şunu sonra onu da yapars-'' Kenan muzip bir ifadeyle yüzüme baktığında sinirle kaşlarımı çattım, ''Aç şu telefonunu be adam.'' Üzerimden kalkıp komodinin üstünden telefonunu aldı. Telefonunu bir sene önce doğum gününde ben almıştım. Dümdüz bir memur telefonuydu, aslında bu paranın içinde kullanmaması gerekiyordu ama Kenan bu telefonu kullanıyordu. Ben aldım diye kullanıyordu, gülümsedim. Gözüm ekrana kaydığında yüzümdeki gülümseme de soldu, Buket neden benim kocamı arıyordu? Hem de bu saatte, neden benim kocamı arıyordu? Kenan bana döndü, ''Önemli bir şey olmuştur.'' ''Türkiye'ye uzaylı istilası olduysa seni arayabilir bu vakitte, başka hiçbir şey için değil.'' Kenan telefonu açıp kulağına götürdü, merakla ne için aradığını beklemeye başladım. Birkaç konuşmanın ardından kapandı telefon. ''Kızı Melisa aramış yanlışlıkla.'' Sinirle kahkaha attım, çarşafı itip az önce üzerimden çıkardığı kıyafetleri giymeye başladım. ''Kesin öyledir.'' ''Neden yalan söylesin Gülfem? Mahcup oldu zaten.'' Geceliğimin düğmelerini iliklemeye başladım, ''Ah yazık ya, mahcup olmuş.'' ''Benimle şöyle konuşma Gülfem, yanında açtım işte daha ne?'' Doğru iletişimin gücüne sığındım, sakin bir sesle konuşabilirdim. Evet yapabilirdim bunu, derin bir nefes alıp baktım yüzüne. ''Kenan, karın olarak bu kadını yanında görmek istemiyorum. Bakışlarından belli sana karşı bir şeyler hissettiği. Sen anlamıyor olabilirsin ama ben anlıyorum. Beş parasız sokağa at demiyorum sana, başka bir ofisinde iş ver diyorum. Karın için yapamaz mısın bunu?'' ''Hayır, çünkü kızı- ''Hayırdan başka bir şey duymak istemiyorum, o kadının aramıza girmesine müsaade etmeni anlayamıyorum.'' ''Aramıza giren tek şey senin yersiz davranışların.'' ''Ben az önce sınırlarımı senin için yok saymaya hazırdım. Az önce ya, birkaç dakika önce biz seninle...'' Gözlerimi kapadım sinirle. ''Sevişecektik, eski günlerdeki gibi. Silinip gidecekti tüm kötü anılarımız.'' ''Sadece bunun için mi yanımdasın?'' ''Gülfem, saçmalama. Yeter artık, ne olursun sınama beni. Başarısızlığının acısını benden çıkartma. Gel yanımda çalış dedim sana kabul etmedin, araba aldım küstün, ailem oldun dedim ailene almadın beni. Asıl sen beni ne için tutuyorsun yanında?'' ''Sen benim yanımda değilsin ki, sen işinin yanındasın. Sen Respiro'nun yanındasın. Çünkü şi…