Kül Kralının Düşüşü

6. Dilek Hakkı

Yazar:

Kül Kralının Düşüşü - Zey kitap kapağı
Kül Kralının Düşüşü kitap kapağı

Son sayımları severdim çünkü gerilim dolu ve heyecan vericiydi. Son dakikaları, son saniyeleri saymaktan hoşlanırdım. Bu özellikle de bir İblisin ne zaman öleceğine olan saniyelerse, daha da keyif verici oluyordu. Bu kez kendi kaderimin son dakikalarını sayıyordum. Bana verilen sürenin son anlarındaydım. İblis kralın verdiği süre dolmak üzereydi, yalnızca beş dakika kalmıştı. Gece yarısına beş dakika. Kara Şato’nun önüne ulaştığım anda bu kez gizlenmediğimden olsa gerek kral gelişimi gördü. Ben daha kapıya yaklaşmadan kapılar açıldı. Thelonius öfkenin içinde yürüyormuş gibi adımlar atarken peşinden gelen altı İblis de boş bir ifadeyle beni izliyordu. Tenim hâlâ onların kanıyla kaplıydı, elimde Gölge Kılıcı vardı ve yaklaşık bir saat önce bedenimi işgal eden akımdan dolayı enerjinin henüz tamamen kaybolmadığını anlayabiliyordum. Thelonius beni gördüğünde adımları duraksadı, bakışları bedenimde dolaştığında rahatsız oldum. Kılıcı kaldırıp onlara ilerlerken “Çekilin.” diyerek hiç duraksamadan ortalarından geçtim. Thelonius bu halim karşısında epey şaşırmış olmalıydı, ona çarpıp şatoya girmeme engel olamadı. Kara Şato’ya girdiğimde artık yerini bildiğim taht odasına yürüdüm ve bu sırada daha kurumamış olan kısımlardan kan damlaları akıp yerde bir iz bırakmaya devam etti. İblislerin peşimden geldiğini adımlarını duymaktan çok tenimde bıraktıkları karıncalanma sayesinde anladım. Taht odasının kapılarını gürültüyle itip içeriye girdiğimde köşedeki devasa yarasa gerindi ve kanatlarını açtırdı. Tahtında oturan İblis kral beni gördüğünde yavaşça doğruldu. Yüzü solgundu, göz altları kararmaya başlamıştı. Yok oluş onu pençelerinin arasında tutuyordu sanki. Panzehri kullanmamış mıydı? Kabzasını sıkı sıkı kavradığım Gölge Kılıcı’na bakmasını bekledim, İblis kral da dahil olmak üzere bütün İblislerin kutsal bir savaş aleti olarak gördükleri kılıç bulunmuştu. Hem de bir İblis Avcısı tarafından. Ancak o kılıca değil bedenime bakıyordu. İblis kanına bulanmış, tek bir noktamın bile açıkta kalmadığı tenime ve kandan ıpıslak olmuş saçlarıma bakıyordu. “Dışarıya çıkın.” Kapı eşiğinde kalakalmış Thelonius ve İblisler boş boş krallarına baktıklarında Cehennem Kralı ağır hareketlerle ayağa kalktı ve siyah pelerininde uğursuz bir ışık akımı dolaştı. “Herkes çıksın.” Thelonius bana kısa bir bakış atıp kapıyı çekti ve kapattı. Gölge Kılıcı’nın soluk parıltısını incelerken kabzasında eski İblis rünlerini gördüm. “Son bir dakika kalmıştı. Sanırım bana verdiğiniz süreyi çok iyi şekilde yönettim.” Kılıcı hızla çevirip kabzasını ona uzattım. “İşte, bu benim size sözünü verdiğim kılıç. Şimdi sözünü tutma vakti sizindir, bir dileğim gerçek olacak.” Uzanıp kılıcın kabzasını tuttuğunda parmaklarıma değen sıcak parmakları yüzünden irkildim. Bunu fark etmemiş gibi kılıcı elimden aldı ve onu tuttuğu anda kılıcın soluk parıltısı canlandı. Kılıcın keskin yüzeyinde siyah bir duman dolaşmaya başladığında Gölge Kılıcı’nın yalnızca onun ellerinde nefes alabildiğini anladım. “Neden bu haldesin?” Sorusu karşısında afalladığımı görmesin diye epey çabaladım ve bunu yaparken de boş boş baktığımı tahmin ediyordum. Gölge Kılıcı’nı indirdi ve kılıcın soluk ışığı yüzüne vururken bana yaklaştı. “Ne yaptılar sana?” “Ne yapmaya çalıştılar daha doğru bir soru.” derken tüm İblislere karşı taşıdığım tiksinti yüzüme yansımıştı, bunu onun bakışlarından anladım. “İblislerin merhameti yoktur. En kötü kâbusları yaşatmak için ellerinden geleni yaparlar.” “Kim olduğumuzu bana anlatmana gerek yok İblis Avcısı. Bana kendinden bahset. Oradan nasıl çıktığını anlat.” Aramızdaki mesafeyi kapattığında geri adım atmamak için onunla aramızda bir uçurum olduğunu, bana dokunamayacağını hayal ettim. “Sana yapmaya çalıştıkları şeylerden nasıl kurtulduğunu anlat.” “Beni kaderimle baş başa bırakan birine göre fazla soru soruyorsunuz.” Onun evinde olduğumdan nezaketimi korumaya çalışıyordum çünkü tek bir bakışıyla üzerime İblislerini, yaratıklarını salabileceğini ve beni anında yok edebileceğini biliyordum.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku