Kül Kralının Düşüşü

21. İlk Yağmur Kutlaması

Yazar:

Kül Kralının Düşüşü – Zey kitap kapağı
Kül Kralının Düşüşü – Zey kitap kapağı

Cehennem Kralı Mordecai Cehennem’in karanlığında ömrünü geçirmiş her ruh, Cennet’in hasretini çeker. Gözlerim açıldığı andan bu yana o Cehennem’de yaşıyordum. Her zaman yöneten olmamıştım, bir zamanlar burada esirdim. Kimse bir gün kral olacağımı öngörememişti. Babam, onun yerini alacağımı öngörememişti. Yaşadıklarıma rağmen karanlığı benimseyeceğimi düşünememişti. Yaptıklarına rağmen hayatta kalmamı beklemiyordu. Oğullarının arasında en zayıf gördüğünün tahtını ele geçireceğini hayal edememişti. Beni Cehennem’e dahi özlem duyacağım bir karanlıkta büyütmüştü ve bir kez olsun o karanlığı sahipleneceğim aklına gelmemişti. Ben o karanlıkta ömrümü geçirmiştim. Belki de bu yüzden kendi Cennet’ime hasret duyuyordum. Ya da Cennet’ten kovulmuş bir düşmana. Köşedeki boş kafese göz atıp düşüncelerimi sakinleştirdiğimde zihnimin bir kenarında yeri olan Feivel’in yumuşak, tiz sesini işittim. Krallık’tan uzakta, Altair’e ait sokaklarda dolaşıyordu. Benim için sık sık küçük casusluklar yapardı ancak bu kez görevi, başını belaya sokmaya bayılan İblis Avcısı’nı takip etmekti. Görü Pencereleri’mden birini açtığımda onun evinin içini görebilirdim ama buna zorunda kalmadıkça başvurmamayı tercih ederdim. Gizlice gözetlemem hakkında söylediklerinden değildi kendimi tutmam, bir kez bakmaya başlarsam duramazdım. Günün her saati, ay çıktığında ve güneş yeniden belirdiğinde izlemeye devam ederdim. Yaşam benim için o pencerenin önünde, İblis Avcısı’nın gözlerinde döngüsünü sürdürürdü. Gölgelerimle sarmalanmış kapı aralandığında Calix, elinde küçük siyah bir tepsiyle aralıkta belirdi. Yüzünde her zamanki gülümsemesiyle oturduğum koltuğa yaklaştı. “Kralım için en sevdiği içkiyi getirdim: Cehennem’in Akkoru.” Ateş gibi için için yanan içki dolu bardağı hafifçe reverans yaparak uzattığında dudaklarım kıvrıldı. Ben içkimi aldığımda tepside kalan mavi-mor renkte içkinin bulunduğu uzun kadehi kaptı ve tepsiyi elinde hafifçe çevirdiğinde parmaklarının arasında kayboldu. Küçük sihirbaz. “Ve benim için de lezzetli meyan kökü aromalı Peri içkisi.” “İstediğin zaman ziyarette bulunabileceğini biliyorsun, değil mi?” İçkisini yudumlamadan önce, parıltıların arasından bana baktı ve bir anlığına gülümsemesi titredi. Yan gözle aralık kapıya baktığında rahat olabilmesi için gölgeleri hareket ettirerek kapıyı kapattım.Beklenmedik bir misafirin gelmesini de böylece engellemiş oldum. “Hoş karşılanmadığımı biliyorsunuz lordum.” Kapalı kapıdan güç alarak yere, karşıma oturdu ve yalnız olduğumuzda takındığı rahat tavrı serbest bıraktı. Bağdaş kurmuş otururken kadehini önüne koydu. “Beni her gördüğünde kötüleşiyor. Perilerin hekimi, onun anılarını kemiren kötücül, küçük yaratıklar olduğunu söylüyor. Bana kalırsa sadece benden nefret ediyor çünkü yüzümü görmek, kötü anılarını depreştiriyor.” “Peki ya diğer zamanlar nasıl davranıyormuş?” Cehennem’in Akkoru, her zaman olduğu gibi boğazımı yaktı ve tatmin edici bir göz kararmasıyla ilk andan etkisini gösterdi. “Sen olmadığın zamanlarda mutlu mu? Yaşamaya devam edebiliyor mu?” Calix, bu soruyu her sorduğumda olduğu gibi acıyla yüzünü buruşturdu. Cevap hiçbir zaman evet olmuyordu. Cevabın bu olması için her şeyini feda edebilecek İblis’e bakarken usulca gülümsedim. “Senin yerinde olsaydım ne yapacağımı biliyorsun.” “Onu öldüremem.” Soluksuz kalarak aceleyle sarf ettiği sözler yüzünden bir kez daha yüzü buruştu. Bunun bahsini açmak bile ona acı veriyordu fakat Calix, acı çeken ruhların nasıl yandığını hiç görmemişti. Onlar, Ruhlar Diyarı’na geçerken en çok parçalananlardı. Bunu bilmemenin verdiği öz güvenle başını iki yana salladı. “Annemi öldüremem.” “Annen yaşamıyor, Calix.” Gözlerini kaçırarak meyan kökü aromalı içkisinin yarısını tek seferde içti. Bana hizmet edenler arasında gerçekleri en net görebilen kişiydi çünkü görevlerimin çoğunda yanımda yer alırdı. Bazen ruhların yolculuklarına bizzat eşlik ettikten sonra döndüğümde nasıl göründüğümü bilirdi. Ancak o da sevginin kör ediciliğini tatmıştı. Sevgi yükseldiğinde, gerçeklik dü…

Bölümün tamamını WritePad'de oku