Kuğu Gölü

Bölüm 15: Sansasyonel

Yazar:

Kuğu Gölü – İpek🩷 kitap kapağı
Kuğu Gölü – İpek🩷 kitap kapağı

O uluslararası jürinin önünde Alara ile Bora’yı dize getirdiğimiz, altımızdaki buzu aşkımızın o durdurulamaz ateşiyle yaktığımız o görkemli teknik denemenin üzerinden tam yirmi dört saat geçmişti. Puan tablolarında adlarımızın en üst sırada, en yakın rakibimiz olan Alara ve Bora’nın tam on iki puan önünde parıldaması kulislerde deprem yaratmıştı. Odama döndüğümüzde Barkın’la geçirdiğimiz o birkaç saatlik huzur, birbirimizin kollarına sığındığımız o tatlı anlar sanki dünyanın en güvenli limanıydı. Artık birbirimize "sevgilim" diyebilmenin o hafifliğiyle nefes alıyorduk. Ancak Alara Soykan’ın içindeki o yenilgi ve kıskançlık ateşi, bizim bu gölde huzurla yüzmemize asla izin vermeyecek kadar zehirliydi. Saat öğleden sonra üç sularıydı. Kampın dinlenme salonunda, şöminenin karşısında Gece’yle oturmuş, yarınki serbest program (free skate) için müzik geçişlerini inceliyorduk. Gece elindeki tableti bana doğru çevirip heyecanla zıpladı. "Lidya, inanamıyorum! Uluslararası paten forumları tamamen sizden bahsediyor. 'Türkiye’den gelen bu yeni çift, olimpiyatlarda podyumu sarsabilir' yazmışlar!" Gülümsedim, ama içimdeki o huzursuzluğu bir türlü söküp atamıyordum. Çok sessizdi ortalık. Alara ve Bora dünkü darmadağınık performanslarının ardından odalarından hiç çıkmamışlardı. Bu sessizlik, Alplerin üzerinde yaklaşan bir çığ fırtınasının habercisi gibiydi. Tam o sırada dinlenme salonunun devasa ahşap kapıları ardına kadar açıldı. İçeri giren kişinin topuklularından çıkan o aşina olduğum, askeri nizamdaki keskin ses odadaki tüm havayı bir anda dondurdu. Annem. Meral Ataman. Siyah kürk mantosu, gözündeki koyu renk güneş gözlükleri ve arkasında valizlerini taşıyan otel görevlileriyle tam karşımdaydı. Türkiye’den ilk uçakla buraya gelmişti. Yüzündeki o soğuk, nefret dolu ve tavizsiz ifadeyi gördüğüm an kalbimin buz tuttuğunu hissettir. Gece aniden ayağa kalktı, elindeki tablet neredeyse koltuğa düşecekti. "Anne?" dedim, sesimin titremesine engel olamayarak ayağa kalkarken. "Senin... Senin burada ne işin var? Geleceğini söylememiştin." Annem yavaşça gözlüklerini çıkardı. O buz mavisi gözlerini doğrudan gözlerime dikti. Bana doğru ağır adımlarla yürürken, salondaki birkaç yabancı sporcu ve görevli fısıldaşarak bizi izlemeye başladı. Tam önümde durdu. Elindeki timsah derisi çantayı yanındaki masaya sertçe bıraktı. "Bana yalan söyledin Lidya," dedi, ses tonu salondaki şöminenin çıtırtısını bile bıçak gibi kesti. "Bana o serseri çocukla aranda sadece profesyonel bir ortaklık olduğunu, o magazin haberlerinin sadece bir reklam stratejisi olduğunu söyledin. Ama arkamdan çevirdiğin o iğrenç oyunları, otel odalarında, pist köşelerinde gizli kapaklı ne işler çevirdiğinizi bizzat öğrendim." "Anne, ne diyorsun sen? Kim ne söyledi sana?" dedim, içimdeki panik dalgası gitgide büyürken. "Ben söyledim, tatlım," diyen sinsi bir ses yükseldi kapı tarafından. Arkamı döndüğümde Alara’yı gördüm. Üzerinde beyaz montuyla kapı eşiğine yaslanmış, elindeki telefonunu sallayarak haince gülümsüyordu. "Meral Hanım’ı dün gece bizzat aradım. Kızınızın kariyerini kendi elleriyle nasıl mahvettiğini, o disiplinsiz Barkın Erdem’in kollarına nasıl atladığını görmesini istedim. İstanbul’da benim bileğimi sıkan, dün gece koridorda kızınızı duvara sıkıştıran o adamın, yarın bir gün Lidya’yı da nasıl harcayacağını en iyi ben bilirdim. Bir annenin bunu bilmeye hakkı vardı, değil mi?" "Alara, sen tam bir yılansın!" diye bağırdı Gece, öne doğru bir adım atarak. "Kıskançlıktan ne yapacağını şaşırdın!" "Kes sesini Gece!" diye kükredi annem. Bakışları yeniden beni buldu. "Yeter bu kadar kepazelik! Lidya, hemen odana gidiyorsun ve valizlerini topluyorsun. Federasyon başkanıyla az önce aşağıda konuştum. Bu ortaklık burada bitmiştir. Türkiye’ye dönüyoruz. Seni Güney Üniversitesi’nin kulübüne transfer ediyorum, Bora ile yeni bir çift olacaksınız. O suçlu ailenin çocuğuyla bir saniye bile aynı havayı solumana izin vermeyeceğim." "Hayır," dedim. Hayatımda ilk kez anneme bu kadar net, bu kadar yük…

Bölümün tamamını WritePad'de oku