Kuğu Gölü

Bölüm 11: İtiraf

Yazar:

Kuğu Gölü – İpek🩷 kitap kapağı
Kuğu Gölü – İpek🩷 kitap kapağı

O büyük skandalın, salonun ortasında patlayan flaşların ve Barkın’ın Bora’yı göğsünden iterek tüm uluslararası spor camiasına meydan okuduğu o ölümcül saniyelerin üzerinden tam altı saat geçmişti. Cortina d’Ampezzo’nun devasa dağ oteli derin bir sessizliğe gömülmüştü. Dışarıdaki tipi şiddetini artırmış, Alplerin bembeyaz zirvelerini tamamen yutmuştu. Pencereme vuran kar tanelerinin sesi, odadaki tek hüzünlü melodiydi. Ben, odamın cam kenarındaki koltuğa büzülmüş, üzerime aldığım kalın battaniyenin altında dizlerimi göğsüme çekmiş oturuyordum. İçimdeki titremeyi bir türlü durduramıyordum. Bu titreme soğuktan değil, korkudandı. Yarın sabah Evren Hoca ve federasyon yetkilileri, o salonda yaşanan barbarlık (!) için toplanacaktı. Annem Meral Ataman’ın Türkiye’den açtığı o öfkeli telefonlar hâlâ kulaklarımda çınlıyordu: “Sana o serseriyle mesafeni koru demedim mi Lidya? Uluslararası basının gözü önünde rezil oldunuz! Eğer o kamptan diskalifiye edilirseniz, benim yüzüme bir daha bakma!” Tam o sırada, odamın kapısı iki kez, çok hafifçe tıkıradı. Saat gece yarısı üçü gösteriyordu. Bu saatte kapımı çalabilecek tek bir insan vardı. Adımlarımı sessizce atarak kapıya yöneldim. Kilidi yavaşça çevirip kapıyı araladığımda, koridorun loş ışığı altında Barkın’ı gördüm. Üzerindeki o şık takım elbiseyi çoktan çıkarmıştı; gri bir kapüşonlu hırka ve siyah bir eşofman giymişti. Siyah saçları darmadağınık, gözlerinin etrafı ise uykusuzluktan ve öfkeden kararmıştı. Hiçbir şey söylemeden içeri süzüldü. Kapıyı arkasından sessizce kapattı ve sırtını ahşap kapıya yaslayarak bana baktı. Odanın içindeki tek ışık kaynağı baş ucumdaki abajurdu ve bu loşluk, onun o keskin çene hattını, fırtınalı gri gözlerini daha da belirginleştiriyordu. "Uyumadığını biliyordum, Ataman," dedi, sesi sabahın o buz gibi havası kadar pürüzlü ve boğuk çıkmıştı. "Nasıl uyuyabilirim ki, Barkın?" dedim, kollarımı göğsümde kavuşturup ona doğru yürüyerek. "Yarın sabah o disiplin kurulu toplanacak. Farkında mısın bilmiyorum ama Bora ve Alara federasyon başkanını arkalarına aldılar. Eğer seni bu kamptan şutlarlarsa... Bizim olimpiyat hayalimiz daha başlamadan bitecek." Barkın kafasını hafifçe arkaya atıp güldü, ama bu kez o alaycı, sinir bozucu gülüşlerden biri değildi bu. Saf bir çaresizlik barındırıyordu. Kapıdan ayrıldı, odanın ortasındaki şöminenin önüne doğru yürüdü ve sönmek üzere olan korları demir çubukla karıştırdı. Kıvılcımlar karanlıkta parıldayarak havaya uçtu. "Bırak şutlasınlar," diye mırıldandı, arkası bana dönükken. "O podyum, o madalyalar... Eğer seni o pisliğin kollarından çekip almama engel olacaksa, hiçbirinin zerre kadar değeri yok." Sözleri, Alplerin o dondurucu ayazının ortasında kalbime bırakılmış küçük bir ateş parçası gibiydi. Ona doğru birkaç adım daha attım, aramızdaki mesafeyi tamamen erittim. Tam arkasında durduğumda, geniş omuzlarının nefes aldıkça nasıl gerildiğini görebiliyordum. "Bunu yapma, Barkın," dedim, sesim neredeyse bir fısıltı gibi çıktı. "Kendini benim için ateşe atıp durma. Ben hayatım boyunca yalnız yürümeye, kendi savaşlarımı tek başıma vermeye alıştım. Annemin baskısıyla, rakiplerin çelmeleriyle hep tek başıma baş ettim. Ama sen... Sen hayatıma girdiğinden beri her şey altüst oldu. Beni korumaya çalışırken kendini yok ediyorsun." Barkın aniden arkasını döndü. Aramızda sadece birkaç santim kalmıştı. Boy farkımız yüzünden başımı kaldırmak zorunda kalıyordum ve onun o yoğun, erkeksi kokusu tüm ciğerlerime doluyordu. Uzandı, iki eliyle yavaşça omuzlarımı kavradı. Parmaklarının sıcaklığı kalın kazağımın üzerinden bile tenimi yakmaya yetti. "Ben kendimi yok etmiyorum, Lidya," dedi, gözlerini doğrudan gözlerime dikerek. O gri girdapta bu kez hiçbir gizem yoktu; her şey çırılçıplak ortadaydı. "Ben hayatım boyunca hep bir şeyleri yıktım. Alara’yı o buza fırlattığım gün kendi geleceğimi yıktım. Babamın beklentilerini, bana inanan insanların güvenini yıktım. Ben karanlıkta tek başıma uçmaya alışmış, rotasını kaybetmiş bir adamdım. Ama sen..." Elinin b…

Bölümün tamamını WritePad'de oku