KÜÇÜK SEVGİLİM

30

Yazar:

KÜÇÜK SEVGİLİM - HatunGöksu AYDIN kitap kapağı
KÜÇÜK SEVGİLİM kitap kapağı

Koray bizi depoda sıkıştırmıştı. Korkudan titriyordum. Ne yapacağımı bilemeyince refleksle Timur’un arkasına saklandım. Kalbim göğsümden çıkacak gibi atıyordu. Koray’ın bana verdiği kutunun içindeki takip cihazını bilmiyordum. Meğer amacı bizi bulmakmış. Bunu fark ettiğim an içime ağır bir suçluluk çöktü. Eğer Timur beni kaybederse bunun sebebi ben olacaktım. Koray elindeki silahı kaldırıp Timur’a doğrulttu. “Sare’yi bana vereceksin,” dedi sert bir sesle. Timur bir adım geri atıp beni iyice arkasına sakladı. Çenesi kasılmıştı. “Ulan sen annemle babamı aldın… şimdi de nişanlımı mı alacaksın?” diye bağırdı. Koray’ın gözleri bir an büyüdü. Sonra alaycı bir gülümseme yayıldı yüzüne. “Ooo Timur bey… aşk yolunda yürümeye başlamış. Hani aşka yeminliydin?” O söz Timur’un sabrını taşırdı. Bir anda ileri atılıp Koray’a sert bir yumruk indirdi. “Sana ne lan! Sana ne!” diye bağırarak yumruk atmaya devam etti. Ben panikle aralarına girmeye çalıştım ama kavganın ortasında kaldım. O sırada Koray’ın savurduğu bir yumruk koluma geldi. Canımın acısıyla yere dizlerimin üzerine çöktüm. Gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. Timur bunu görünce hemen yanımda belirdi. Diz çöküp beni kucağına aldı. Başımı omzuna gömdüm. Kolumdaki ağrı giderek artıyor, bütün gücümü çekip alıyordu. Timur sert bir bakışla Koray’a döndü. “Seninle sonra görüşeceğiz,” dedi. Sonra beni kucağında taşıyarak depodan çıkardı ve arabaya götürdü. Kapıyı açıp beni dikkatlice koltuğa oturttu. Ardından kapıyı kilitledi. Arabada tek başıma kalınca panik içimi sardı. Kendimi suçlamaya başladım. Eğer o kutuyu almasaydım Koray bizi bulamayacaktı. Tam o sırada arka koltuktan bir ses geldi. Başımı çevirdiğimde kalbim duracak gibi oldu. Koray’ın adamlarından biri arabanın arkasına saklanmıştı. Adam hızla öne atılıp direksiyona geçti ve arabayı çalıştırdı. Ben çaresizlikle cama vurup bağırmaya başladım. “İmdat! Yardım edin!” Bir yandan da Timur’u aramaya çalışıyordum. Telefonu elime aldığım anda adam sertçe telefonu çekip aldı. “Boşuna uğraşma,” dedi. Sonra silahının kabzasıyla başıma sert bir darbe indirdi. Her şey bir anda karardı. Gözlerimi açtığımda araba çoktan fabrikadan uzaklaşmıştı. Başım zonkluyordu. “Benden ne istiyorsunuz?” diye güçlükle sordum. Adam gözünü yoldan ayırmadan cevap verdi: “Patron seni istiyor.” Arabayı sürmeye devam etti. Benim içimi ise tek bir düşünce kemiriyordu. Timur şimdi beni arıyordu… ve beni bulana kadar durmayacaktı.Araba karanlık bir yolda ilerliyordu. Camdan dışarı baktığımda etrafın tamamen ıssız olduğunu fark ettim. Sokak lambaları bile yoktu. Başım hâlâ zonkluyordu. Elimi yavaşça başıma götürdüm. Parmaklarımın arasına sıcak bir acı yayıldı. İçimdeki korkuya rağmen kendimi toparlamaya çalıştım. “Beni nereye götürüyorsunuz?” diye tekrar sordum. Adam bu sefer kısa bir kahkaha attı. “Çok soru soruyorsun.” Arabayı keskin bir virajdan geçirirken ekledi: “Patron seni bekliyor. O kadar.” Kalbim sıkıştı. Patron dediği kişinin Koray olduğunu anlamak zor değildi. Timur’un yüzü gözlerimin önüne geldi. Onu depoda bırakmıştım. Şimdi beni arıyordu, biliyordum. Timur pes eden biri değildi. Arabada ellerimi yavaşça koltuğun kenarına götürdüm. Kapının kilidini kontrol etmeye çalıştım ama içeriden açılmıyordu. Araba bir süre daha ilerledikten sonra büyük, terk edilmiş gibi görünen bir fabrikanın önünde durdu. Adam kapıyı açıp beni sertçe kolumdan tuttu. Kolumdaki ağrı yüzünden yüzüm buruşturdu ama ses çıkarmadım. “Yürü,” dedi. Fabrikanın içine girdik. İçerisi loştu. Tavandan sarkan birkaç lambanın solgun ışığı yere vuruyordu. Tam ortada biri duruyordu. Onu görür görmez içim buz kesti. Koray. Elleri cebindeydi. Sanki beni bekliyormuş gibi sakince duruyordu. Beni görünce dudaklarında o tanıdık alaycı gülümseme belirdi. “Hoş geldin Sare.” Sessiz kaldım. Koray yavaş adımlarla bana yaklaştı. “Biliyor musun,” dedi, “Timur seni çok seviyor.” Sesi sakin ama tehlikeliydi. “Bu yüzden seni almak zorundaydım.” Kaşlarımı çattım. “Ben bir eşya değilim.” Koray kısa bir süre bana bakt…

Bölümün tamamını WritePad'de oku