KÜÇÜK SEVGİLİM

23

Yazar:

KÜÇÜK SEVGİLİM - HatunGöksu AYDIN kitap kapağı
KÜÇÜK SEVGİLİM kitap kapağı

Maria biletleri almıştı. Sevdiğim kadının mutlu olması için elimden geleni yapıyordum; sevmek böyle bir şeydi. Ne yapıp ne edip onun gülümsemesini görmek istiyordum. Sare'nin bakışlarını üzerimde hissedince hemen kafamı kaldırdım. Başörtüsünün altından süzülen gözleriyle, "Ne zaman gideceğiz?" diye sordu. "İki gün sonra," dedim. Yüzündeki sevinç ömre bedeldi. O an, gözlerinin içi parladı; sanki içindeki umut yeniden filizlenmişti. Hemen kalkıp alnına hafifçe bir öpücük kondurdum. "Hadi bavullarımızı hazırlayalım, hazır dursun," dedim. Sare'nin kalkmak için verdiği çabayı görünce gülümsedim. Uzun tunik ve şalının arasında zarifçe kıvrılan bedenini kucağıma aldım, onu odamıza taşıdım. Sessizce teşekkür etti; sesi neredeyse bir dua gibi yumuşaktı. Bavullarımızı hazırladıktan sonra terasa çıkıp gökyüzünü izledik. Sare, şalını rüzgâra karşı hafifçe düzeltti. İki gün çabuk geçti. Artık eskisine göre biraz daha iyi yürüyebiliyordu. Arabayı hazırlattım. Artık hazırdık ve Göbeklitepe maceramız başlıyordu. Arabaya yerleştik ve yola çıktık. Şehrin kalabalığından yavaşça uzaklaşırken, Sare'nin elini tuttum. O da benim parmaklarımı hafifçe sıktı. Pencerelerden giren ılık rüzgar, eşarbının uçlarını nazikçe savuruyordu. Güneşin batışıyla gökyüzü turuncu ve pembe tonlarına bürünürken, önümüzdeki yol bize yeni bir başlangıcın habercisi gibi görünüyordu. Yolculuğumuz geceye doğru uzarken, bir ara kenara çekip durduk. Şehir ışıklarından uzak, yıldızların parıltısı altında, motorun sesi sustu. Sare başını omzuma yasladı. "Teşekkür ederim," diye fısıldadı. "Bu yolculuk benim için her şeyden daha değerli." Birlikte atlattığımız zor günleri düşündüm. O an, Göbeklitepe'nin kendisi değil, bu anı paylaşmak her şeyden önemliydi. Yolumuza devam ettik, bu kez içimizdeki huzurla.

Bölümün tamamını WritePad'de oku