1
Yazar: HatunGöksu AYDIN

Ben kim miyim? Timur Kara. Babamdan kalan holdingin sahibiyim, aynı zamanda yer altı dünyasının azılı mafyasının lideriyim. Kim bana ya da sevdiklerime bulaşırsa, cezasını çeker. Sabah uyandığımda, Alihan ve Maria bana ilk kez kahvaltı hazırlıyordu. Rüya görmüyordum; annem ve babamın ölümünden sonra pek evde yemek ya da kahvaltı yapmamıştım. Yine de kardeşlerimi aç bırakmamaya çalışıyordum, onların gönüllerini almaya çabalıyordum. Timur: Ooo, bizim beyefendi ve hanımefendi bana kahvaltı mı hazırlıyor? Maria: Abi, dışarıdan yemekten sıkıldım. Alihan abimle sana sürpriz yapalım dedik. Alihan: Sürprizleri sevmiyorsun biliyoruz ama arada bir değişiklik iyi gelir bedene, abi. Timur: Tamam, hadi kahvaltıyı yapalım, geç kalmayalım. Maria omlet, Alihan da patates kızartması yapmıştı. Kardeşlerim olmasaydı, kesin aç kalırdım. Kahvaltılıkları koyan Maria'ya baktım; anneme çok benziyordu. Alihan’la ben ise babama çekmiştik. Kahvaltı sırasında bir sessizlik vardı, ancak Maria bu sessizliği bozan ilk kişi oldu. Maria: Abi, akşam ne yapacaksın? Film gecesi falan yapalım, ne dersin? Alihan: Abi, toplantın vardı, saat 15:23'ü unutma. Timur: Tamam Alihan, unutmadım. Maria, akşam yeraltında işlerim var. Maria: Tamam abi. Alihan: Ben de geleyim mi? Timur: Gel kardeşim, yardımın gerekebilir. Kahvaltıyı yaptıktan sonra odama çıkıp hazırlanmaya başladım. Hazırlandıktan sonra camdan dışarıyı izlemeye başladım. Yan villaya yeni birileri taşınıyordu ve gözüm koli taşıyan kıza kaymıştı. Çok güzel bir kızdı; pembe rengi ona çok yakışıyordu. Ne düşünüyordum ben? Karanlığın insanıydım, aşkla işim yoktu. Geri dönüp kapıya doğru yürüdüm, Maria ve Alihan hazır bekliyordu. Evden çıkıp arabaya doğru giderken gördüğüm kız yanımıza doğru gelip merhaba dedi, sonra Maria’nın yanına geçti. Kız: Ben Sare, senin adın ne? Gülümseyince çok güzel duruyordu. Başörtüsünün renginde bir kazak giymişti. Bu kıza aşık olmayacaktım. Maria ile tanıştıktan sonra, Sare koşarak kolilerin yanına gitti. Maria’yı okula bırakıp şirketin yolunu tutacaktık. Maria’ya dönüp baktığımda, "Güzel kız," dedim. Ardından önüme döndüm. Maria ise, "Abi, sen yoksa aşık mı oldun?" diye sordu. Hemen bağırarak cevap verdim. Timur: Ben aşka yeminliyim! Maria yüzünü asınca, "Özür dilerim, canım kardeşim," diyip arabayı hızla sürmeye devam ettim. Okulun önüne geldiğimizde Maria bizi öpüp indi, okula gitti. Biz ise şirketin yoluna koyulduk. Şirkete geldik ve saat 8:24’ü gösteriyordu. Alihan’a saati sordum. Saatini söyledikten sonra, arabaya binip mezarlığa doğru yola çıktım. Mezarlıkta annemle babamın mezarına gittim ve dua ettim. Babamın ve annemin adını mezar taşında sesli bir şekilde okudum: Demir Kara ve Elena Kara. Gözlerim dolmaya başladı. Annemin babama olan aşkı, sevgisi gözümün önüne geldi. Sesli düşünmeye başladım. Timur: Sizin intikamınızı alacağım. Ardından şirkete geri döndüm, gözlerim hâlâ doluydu. Normalde ağlayan biri değildim, ancak söz konusu annem ve babam olunca, gözlerim doluyordu. Koray Aydın, benden annemi ve babamı almıştı. Bende onun sevdiklerini bir bir alacaktım. Şirkete girdiğimde, sekreterim Banu peşimden geldi. Bugün olacak toplantının detaylarını anlatıyordu. Ancak aklım, Sare’deydi. Banu: Timur Bey, beni dinliyor musunuz? Kendimi toparlayıp, "Tamam, Banu," diyerek odama girdim.