Kraliçenin Bahçesi

Beni Bulmaya Çalışma

Yazar:

Kraliçenin Bahçesi - Young Ladyyy kitap kapağı
Kraliçenin Bahçesi kitap kapağı

Emma’nın elleri titriyordu. Taş sandığın içindeki eski mektuba uzun süre dokunamadı. Yıllardır annesine dair kurduğu bütün hayaller, bütün özlemler o sararmış kâğıdın içine sığmış gibiydi. Üzerindeki yazıyı defalarca okudu. “Emma, bu mektubu okuyorsan… beni bulmaya çalışma.” Boğazı düğümlendi. “Neden?” diye fısıldadı. “Yıllarca seni aramayı hayal ettim…” Kimse konuşmuyordu. Bahçenin üzerine öyle derin bir sessizlik çökmüştü ki uzaktan gelen savaş hazırlıklarının sesleri bile duyulmuyordu. Emma sonunda mektubu eline aldı.Mühür çoktan çözülmüştü. Kurdeleyi yavaşça açtı. Kâğıt, yılların etkisiyle sararmış ve kenarlarından yıpranmıştı. Buna rağmen üzerindeki yazılar ilk günkü kadar netti. Mektubu açtığı anda bahçeyi hafif bir lavanta kokusu sardı. Emma irkildi. Bu koku… Çocukluğundan beri tanıdığı kokuydu. Armand her doğum gününde kulübenin içine aynı lavantaları asardı. Sebebini hiç sormamıştı. Şimdi ise gözlerinden yaşlar süzüldü. O lavantalar… Annesinin en sevdiği çiçeklermiş. Derin bir nefes aldı ve okumaya başladı. “Canım kızım Emma… Bu satırları okuduğunda ben yanında olmayacağım. Bunun seni ne kadar inciteceğini biliyorum. Belki bana kızacaksın, belki beni korkak sanacaksın. Sana bunların hiçbirini açıklayamayacağım için beni affet. Eğer Armand sözünü tuttuysa, çocukluğunu sevgi içinde geçirdin demektir. Sana bahçıvanlığı öğretti. Toprağa nasıl dokunacağını, bir çiçeğin ne zaman susadığını, rüzgârın yönünü ve mevsimlerin dilini anlattı. Bunların hepsini bilerek yaptım. Çünkü bir gün bahçe seni çağıracaktı. Sana sakın beni arama dedim. Çünkü beni bulacağın gün, seni de bulacaklar. Bizim ailemiz hiçbir zaman tahta sahip olmadı, Emma. Biz, tahtı seçen aileydik. İnsanlar kralları tarihin belirlediğini sandılar. Oysa gerçek bambaşkaydı. Bahçe, yüzyıllardır yalnızca kalbi temiz olanı seçti. Bizim görevimiz de o seçimi korumaktı. Fakat içimizden biri ihanet etti. Onun yüzünden yalnızca krallık değil, bahçe de yaralandı. Eğer bu mektubu okuyorsan, ihanet henüz tamamen bitmemiş demektir. Sakın kimseye hemen güvenme. Sana en yakın görünen kişi bile düşmanın olabilir. Ama bir kişiye sonuna kadar güvenebilirsin. O kişi… Emma’nın nefesi kesildi. Tam ismi okuyacağı sırada… Mektubun yazıları gözlerinin önünde silinmeye başladı. “Mektup!” diye bağırdı. “Yazılar kayboluyor!” Gerçekten de mürekkep, suya düşmüş gibi dağılıyor ve kâğıt bembeyaz hâle geliyordu. Emma panikle satırları okumaya çalıştı ama her kelime, gözlerinin önünde yok oluyordu. “Hayır!” Armand hızla yanına geldi. “Ne yazıyordu?” “Devamını göremiyorum!” Bahçenin İlk Bahçıvanı mektuba baktı. Yüzünde hüzünlü bir tebessüm oluştu. “Koruma büyüsü…Emanet sahibine ulaştıktan sonra mektup kendini yok ediyor.” Emma çaresizlik içinde kâğıdı iki eliyle tuttu. “Hayır! Henüz bitmedi!” Son satırlar da silinirken yalnızca tek bir kelime görünür hâlde kaldı. O kelime birkaç saniye boyunca parladı. Sonra o da kayboldu. Emma, o tek kelimeyi okuyabilmişti. “Kütüphane.” Tam o anda sarayın doğu kanadından büyük bir patlama sesi yükseldi. Taş duvarlardan biri yıkılmıştı. Muhafızların çığlıkları bahçeye kadar ulaştı. Başkomutan Adrian kılıcını çekerek surlara baktı. “İçeri girdiler!” Alaric’in ordusu sonunda sarayın dış savunmasını aşmıştı. Siyah zırhlı askerler avluya akın ediyor, muhafızlarla göğüs göğüse çarpışıyordu. Kılıç sesleri, çığlıklar ve nal sesleri birbirine karışmıştı. Emma, mektubu hâlâ ellerinin arasında tutuyordu. Kâğıt bir anda altın renkli ince tozlara dönüşerek avuçlarından kayıp toprağa karıştı. Tam o sırada cebindeki gümüş yüzük kendi kendine titremeye başladı. Emma şaşkınlıkla onu eline aldı. Yüzüğün iç kısmında şimdiye kadar hiç görünmeyen küçücük bir yazı belirmişti. “Gerçek, kitaplarda değil… yaşayan hafızadadır.” Emma’nın aklına bir anda sarayın yaşlı kâtibi geldi. Hayır… Annesi son anda görünen tek kelimeyi özellikle bırakmıştı. Kütüphane. Bahçenin İlk Bahçıvanı da aynı şeyi anlamış gibiydi. “Emma… Sarayın eski kütüphanesine gitmelisin.” Armand hemen itiraz etti. “Hayır!…

Bölümün tamamını WritePad'de oku