Kraliçenin Bahçesi

Annenin Son Emaneti

Yazar:

Kraliçenin Bahçesi - Young Ladyyy kitap kapağı
Kraliçenin Bahçesi kitap kapağı

Armand’ın sözleri bahçenin üzerindeki uğultunun arasında bile Emma’nın kulaklarında yankılandı. “İçinde… annenin bana bıraktığı son emanet var.” Emma’nın kalbi sıkıştı. Bugüne kadar annesiyle ilgili öğrendiği her şey birbirini çürütmüştü. Önce öldüğünü sanmıştı. Sonra yaşadığını öğrenmişti. Ardından onu korumak için yıllarca saklandığını… Şimdi ise annesi, yıllar önce Armand’a bir emanet bırakmıştı. “Ne emanet?” diye sordu fısıltıyla. Armand cevap vermedi. Bakışları taş sandığa kilitlenmişti. Yüzünde Emma’nın çocukluğundan beri hiç görmediği bir ifade vardı; korku ile özlemin birbirine karıştığı derin bir acı. Bahçenin İlk Bahçıvanı ağır adımlarla sandığa yaklaştı. Parmaklarını kapağın üzerindeki mühre dokundurduktan sonra gözlerini kapattı. “Mühür hâlâ sağlam…” dedi sessizce. “Demek ki onu bugüne kadar hiç kimse açamadı.” Lucien yavaşça öne çıktı. “Açamazdı.” Emma ona döndü. “Neden?” “Çünkü bu sandık demirle ya da anahtarla kapanmadı.” Lucien’in sesi alışılmadık kadar sakindi. “Bir annenin yeminiyle mühürlendi.” Emma’nın boğazı düğümlendi. “Annem…” “Evet,” dedi Lucien. “O gece saray yanarken sandığı Armand’a teslim etti. Ben de oradaydım.” Armand başını kaldırdı. “Sus.” “Hayır.” Lucien yıllar sonra ilk kez kardeşine sertçe baktı. “Yeterince sustum.” Emma şaşkınlık içinde iki kardeşi izliyordu. Lucien derin bir nefes aldı. “O gece kardeşim seni kucağına aldığında, annen bana döndü. Elinde bu sandık vardı.” Sanki o geceyi yeniden yaşıyormuş gibi gözlerini kapattı. “Bana, ‘Bunu Emma büyüyene kadar kimse açmayacak.’ dedi.” “Sonra?” “Sandığı Armand’a uzattı.” Armand’ın gözleri dolmuştu. “Onu koruyacağıma yemin ettim.” Lucien acıyla gülümsedi. “Hayır. Hepimiz ettik. Ben…Elias… Kraliçe Isolde…Hepimiz aynı yemini ettik.” Emma şaşkınlıkla Kraliçe’ye baktı. “Siz de biliyordunuz?” Isolde başını eğdi. “Her gün, her gece. Bu sırrın ağırlığıyla yaşadım.” Tam o sırada dışarıdan gelen koçbaşı kapıya bir kez daha vurdu. Bu kez demir kapının üst kısmı büyük bir gürültüyle çatladı. Muhafızlar bağırmaya başladı. “Kapı dayanamayacak!” Adrian kılıcını kaldırdı. “Herkes yerini korusun!” Ama Emma’nın dikkati artık savaşta değildi. Gözleri yalnızca taş sandıktaydı. İçinde ne vardı? Annesi neden onu yıllarca saklamıştı? Bahçe neden şimdi ortaya çıkarmıştı? Sorular zihnini kemirirken beklenmedik bir şey oldu. Sandığın üzerindeki mühür yavaşça ışıldamaya başladı. Kimse dokunmamıştı. Hiç kimse yaklaşmamıştı. Buna rağmen taş kapağın üzerine işlenmiş eski semboller tek tek altın renkte parlıyordu. Bahçenin İlk Bahçıvanı derin bir nefes aldı. “Sandık…Emma’yı tanıdı.” Emma istemsizce bir adım attı. Armand hemen kolundan tuttu. “Hayır. Henüz değil.” “Neden?” “Çünkü açıldıktan sonra geri dönüş olmayacak.” Emma gözlerini Armand’ın gözlerine dikti. “Dede…” Sonra durdu. Başını hafifçe eğdi. “Hayır…Baba…” Armand’ın gözleri doldu. Yıllardır beklediği o kelimeyi ilk kez duyuyordu. Titreyen elleriyle Emma’nın yanağına dokundu. “Ne olursa olsun…içinden çıkacak şey seni değiştirebilir.” Emma’nın sesi kararlıydı. “Son günlerde öğrendiğim her şey zaten beni değiştirdi. Artık gerçeklerden kaçmak istemiyorum.” Bahçenin İlk Bahçıvanı başını salladı. “Öyleyse yalnızca sen dokunabilirsin.” Emma ağır adımlarla sandığın önüne geldi. Diz çöktü. Parmaklarını soğuk taşa yaklaştırdığı anda avucundaki kristal tohum yeniden parladı. Taş sandığın üzerindeki mühür de aynı ışıkla karşılık verdi. İki ışık birbirine bağlandı. Bahçedeki bütün çiçekler aynı anda açtı. Dev kuzgun yüksek sesle öttü. Gökyüzündeki binlerce kuzgun kanat çırpmayı bıraktı. Sanki bütün dünya nefesini tutmuştu. Emma parmak uçlarını mühre dokundurdu. Bir çatlama sesi duyuldu. İnce bir çizgi kapağın üzerinde ilerledi. Sonra bir tane daha… Ardından bütün mühür, örümcek ağı gibi parçalanarak dağıldı. Taş kapak ağır ağır açılmaya başladı. İçeriden altınlar, mücevherler ya da eski silahlar çıkmasını bekleyen herkes aynı anda şaşkınlıkla öne eğildi fakat sandığın içinde yalnızca üç şey vardı. Solmuş mavi bir kır çiçeği… G…

Bölümün tamamını WritePad'de oku