Kraliçenin Bahçesi

İçeriden Açılan Kapı

Yazar:

Kraliçenin Bahçesi - Young Ladyyy kitap kapağı
Kraliçenin Bahçesi kitap kapağı

Bahçenin üzerine çöken sessizlik, bu kez korkudan değil, güvensizlikten doğmuştu. “İçeriden biri açtı.” Bu cümle, görünmez bir bıçak gibi herkesin zihnine saplandı. Emma istemsizce etrafına baktı. Kraliçe Isolde… Armand… Lucien… Elias… Başkomutan Adrian… Thomas… Lily… Bahçenin İlk Bahçıvanı… Herkes oradaydı. Öyleyse taht odasının kapısını kim açmıştı? Adrian ilk konuşan oldu. “Hayır. Bu mümkün değil. Taht odasının kapısı içeriden yalnızca yaşayan bir muhafız tarafından açılabilir.” Emma kaşlarını çattı. “Yaşayan bir muhafız mı?” Adrian ağır ağır başını salladı. “Taht odasını koruyan muhafızlar ölmeden önce yemin ederler. Öldüklerinde bedenleri toprağa karışır fakat… yeminleri kapıda yaşamaya devam eder.” Emma hiçbir şey anlamıyordu. “Yani kapıyı açan…” Adrian cümleyi tamamladı. “…yeminini bozan bir muhafız.” Tam o anda Lily’nin ince sesi duyuldu. “Emma…” Küçük kızın yüzü bembeyazdı. Parmağıyla sarayın en yüksek kulesini gösteriyordu. Emma başını kaldırdı. Kulenin en üst penceresinde biri duruyordu. Uzundu. Simsiyah bir pelerin giymişti. Yüzü seçilmiyordu ama… Onları izliyordu. Hiç kıpırdamadan…Sadece bakıyordu. Emma’nın içini kötü bir his kapladı. “Kim o?” Başkomutan Adrian gözlerini kısarak baktı. Bir anda yüzündeki ifade değişti. “Hayır…” “Evet.” diye fısıldadı Elias. “O…Saray Kâtibi.” Emma şaşkınlıkla döndü. “Kâtip mi?” Thomas dişlerini sıktı. “Otuz yıldır bütün kraliyet kayıtlarını tutan adam.” Emma’nın aklına yaşlı bir adam geldi. Sessiz… Kimseyle konuşmayan… Sarayın kütüphanesinden neredeyse hiç çıkmayan biri. Onu birçok kez görmüştü. Bahçeye gelir, saatlerce eski defterlere not alırdı. Dedesi Armand onu görünce hep saygıyla ayağa kalkardı. Emma o zaman bunun yaşından kaynaklandığını sanmıştı. Armand derin bir nefes aldı. “Hayır…Yaşından değil. Kim olduğunu bildiğim için.” Tam o sırada kuledeki adam yavaşça elini kaldırdı. Rüzgâr aniden sertleşti. Gökyüzündeki siyah bulutlar dönmeye başladı. Bahçedeki beyaz çiçekler tek tek eğildi. Bahçenin İlk Bahçıvanı ilk kez korkuyla geri çekildi. “Bu… Olmamalı.” Emma ona döndü. “Ne oluyor?” Kadının sesi titriyordu. “O…Mührü kırıyor.” Sarayın tam ortasından gökyüzüne ince, siyah bir ışık yükseldi. Işık kuleyi çevreledi. Sonra dört bir yana yayıldı. Bahçedeki bütün kuşlar aynı anda havalandı. Atlar şahlandı. Ağaçların dalları çatırdamaya başladı. Emma kulaklarını kapattı. Çünkü kulenin içinden yüzlerce insanın aynı anda fısıldadığı sesler geliyordu. Sanki yüzyıllardır susturulmuş insanlar aynı anda konuşmaya başlamıştı. Kulede duran yaşlı adam pelerinini çıkardı. Emma’nın gözleri büyüdü. Bembeyaz saçları beline kadar uzanıyordu. Yüzü kırışıklıklarla doluydu fakat gözleri…insan gözü değildi. Tamamen altın rengindeydi. Sanki içinde ateş yanıyordu. Yaşlı adam aşağıya baktı. Doğrudan Emma’ya… ve gülümsedi. Bu gülümsemede ne sıcaklık vardı ne de öfke. Sadece…bekleyiş. Dudakları kıpırdadı. Aralarında yüzlerce metre olmasına rağmen Emma onun ne söylediğini duydu “Geç kaldın.” Emma irkildi. “Neye?” Adamın sesi bu kez bahçenin her yerinden geldi. “İlk sayfayı okudun…ama son sayfayı hiç aramadın. Emma’nın zihninde bir şimşek çaktı. Kitap…yeraltındaki odada buldukları eski kitap…onlar yalnızca ilk bölümlerini incelemişti. Armand bir anda Emma’ya döndü. “Kitap! Elias! Kitap nerede? Elias’ın yüzü dondu. Bir saniye… İki saniye… Sonra gözleri dehşetle açıldı. “Yeraltındaki odada bıraktık.” Lucien yumruğunu taşa vurdu. “Hayır! O kitap asla yalnız bırakılmaz!” O anda yeraltından boğuk bir patlama sesi yükseldi. Toprak yeniden sarsıldı. Emma’nın ayaklarının altındaki zemin çatladı. Bahçenin İlk Bahçıvanı diz çöktü. Elini toprağa koydu. Gözlerini kapattı. Birkaç saniye sonra gözlerini açtığında yüzündeki huzur tamamen kaybolmuştu. “Kitabı bulmuş.” Emma telaşla sordu. “Kim?” Kadın yavaşça ayağa kalktı. “Saray Kâtibi değil. Öyleyse? Kadının cevabı herkesin kanını dondurdu “Onun efendisi.” Emma’nın sesi kısıldı. “Lucien değil mi?” Lucien acıyla başını iki yana salladı. “Hayır. Ben hiçbir zaman lider olmad…

Bölümün tamamını WritePad'de oku