Kozmos ve Kanun

Giriş

Yazar:

Kozmos ve Kanun - Suelaa kitap kapağı
Kozmos ve Kanun kitap kapağı

Ringdeki kan kokusu, ciğerlerime çektiğim en tatlı parfümdü. İnsanlar beni 33 yaşında, ringlerde vurduğunu deviren acımasız ve kibirli dövüşçü Nova Knox olarak tanıyordu. Oysa kimsenin bilmediği, yüzünü dahi görmediği o iz bırakmayan seri katil de bendim. Yeraltı dünyası işlediğim cinayetleri fısıldarken sadece bir lakap kullanıyordu: Kozmos. ​Benim seviyeme kimse erişemezdi. Bu boktan şehrin kurallarını koyan bendim ve herkes sadece benim izin verdiğim kadar hayattaydı. ​Soyunma odasının loş ve rutubetli ışığında, yumruklarımı saran bandajları hırsla sıkarken kapı hafifçe aralandı. İçeri giren, 32 yaşındaki tek sırdaşım ve sağ kolum Cassiel’di. Kozmos kimliğimi bilen tek insandı. ​"Nova," dedi Cassiel, sesini alçaltarak. "Kuno seni mekânına çağırıyor." ​Dudaklarımı küçümser bir tavırla kıvırdım. Kuno... 33 yaşında, polisin her yerde aradığı ama rahatlığından asla ödün vermeyen yeraltı lideri. Yaşıtımdı ama benim gözümde sadece komik ve ciddiyetsiz bir piyondu. ​"Gidelim," dedim, eldivenleri masaya atarak. ​Kuno’nun yeraltı dövüş kulübüne girdiğimizde, tavan locaların birinden elindeki cips paketiyle bana el salladığını gördüm. Polisin her an kapıyı basabileceği gerçeği umurunda bile değildi. Nova," dedi Kuno, ağır ve kendinden emin bir sesle. "Geldin. Bu gece için özel bir eşleşme hazırladım. Şehrin iki güçlü dövüşçüsünü aynı ringe çıkarıyorum." ​Gözlerimi devirip ringe baktığımda neşem anında kayboldu. Karşımdaki adam, eldivenlerini hırsla birbirine vuran 31 yaşındaki Aras Devrim’di. ​Kuno dahil dışarıdaki herkes bizi sadece birbirine düşman iki sert dövüşçü sanıyordu. Oysa Cassiel dışında kimsenin bilmediği karanlık bir gerçek vardı: Aras benim üvey kardeşimdi. Aynı kanı taşıyor ama birbirimizden ölesiye nefret ediyorduk. Kuno farkında olmadan, tetiği çekilmiş bir bombanın pimini çekmişti. ​"Senin o kibirli suratını dağıtmak için sabırsızlanıyorum Nova," dedi Aras, hırsla ipleri sıkarken. ​Ringin iplerinden süzülürken üzerimdeki o devasa ego ve küçümsemeyle gülümsedim. "Dene bakalım Devrim. Belki bu gece seni tamamen ortadan kaldırırım." ​Zil çaldı. Aras’la birbibirbirimize acımasızca daldık. Her yumruğumda onu ezmekten sadistçe bir zevk alıyordum. Nefretimiz ringi yakıp yıkıyordu. ​Tam o sırada mekânın devasa demir kapıları büyük bir gürültüyle patladı. ​"POLİS! KIPIRDAMAYIN!" ​Işıklar çaktı, mermiler havada uçuştu. Mekân bir anda mahşer yerine döndü. İçeriye ellerinde silahlarıyla özel teçhizatlı polis ekipleri daldı. Operasyonun başında kimin olduğunu veya peşimize kimi taktıklarını bilmiyordum; o an benim için sadece mekânı basan sıradan bir polis kalabalığıydı. ​Kuno, tek bir panik belirtisi göstermeden locadan aşağıya, bize doğru baktı. Sesi gürültünün arasından emredici bir şekilde yükseldi: ​"Hemen buraya gelin!" ​İkimiz de iplerden fırladık. Kuno’nun lafının tek bir anlamı vardı: Hayatta kalmak istiyorsan dinle. ​Aşağıda bizi bekleyen Cassiel, cebinden çıkardığı yoğun sis bombalarını hiç tereddüt etmeden polisin üzerine doğru fırlattı. ​Beyaz duman mekânı kaplarken polislerin bağırışları dumanın içinde boğuldu: "Kıpırdamayın! Çıkışları tutun!" ​Kuno soğukkanlılıkla bize işaret etti. "Beni takip edin. Bu mekânın tünellerini kimse bilmez." ​Kuno, gizli bir paneli açarak bizi tünellere yönlendirdi. Cassiel arkamızdan kapıyı kilitlerken tünelin karanlığında hızla ilerledik. Kuno durup bana baktı. Gözlerinde en ufak bir korku yoktu. "İyi dövüştünüz," dedi alçak bir sesle. "Ama bu baskın tesadüf değildi. Şehirden bir süre gölgelere çekilmemiz gerekiyor." ​Aras yanımda tiksintiyle soludu. "Seninle aynı tünelde kaçıyor olmak bile midemi bulandırıyor." ​"Seni o polislere hediye etmemi istemiyorsan çeneni kapat Devrim," dedim soğuk bir sesle. ​Tünelin sonundaki kapı gecenin yağmurlu sokaklarına açıldığında, Cassiel’in hazırladığı siyah camlı araçlara dağılarak kaçmayı başardık. ​O gece arkamızda sadece duman ve boş kovanlar bıraktık. Mekânı basan o polislerin kim olduğu veya başlarında kimin durduğu umurumda değildi. Ama ye…

Bölümün tamamını WritePad'de oku