Köyün Işığı

52. Bölüm Vuslat+18

Yazar:

Köyün Işığı – SilentFlower1 kitap kapağı
Köyün Işığı – SilentFlower1 kitap kapağı

52. BÖLÜM ( Mirza'nın ağzından ) Düğün bitmişti. İnsanların o bitmek bilmeyen bakışları, dedikoduları ve kalabalığı nihayet geride kalmıştı. Takılan takıların yarısını bir çocuk hastanesine bağışladık, diğer yarısını ise kimsesiz çocuklar için vakfettik. Bizim dünya malına, o takılara ihtiyacımız yoktu; benim en büyük hazinem, gelin odasından çıktığı andan beri yanımda, elimi tutan o naif kadındı. İstanbul’daki evime, gerçek yuvamıza adım attığımızda Lara duraksadı. Etrafına bakarken yüzüne yayılan o hayranlık dolu ifadeyi izlemek, dünyaları önüme sermişler gibi hissettirdi bana. "Mirza... Burası çok güzel, bayıldım," dedi. Sesi, sanki evimin duvarlarına ilk defa huzur sinmiş gibi yankılandı. Odaya girdik. Ahşap kapının arkamızdan kapanıp kilitlenmesiyle dışarıdaki her şey silindi,dış dünyanın tüm yükü tek bir anda kesildi. Odanın içinde sadece ikimizin nefesi, bir de o loş ışığın altında titreyen Lara’nın heyecanı kalmıştı. Yıllardır tek bir kadının bedenine, ruhuna el sürmemiş, arzularını ve erkekliğini tamamen kilit altına almış bir adamdım. Ama karşımda, o kat kat gelinliğin içinde bir kuğu gibi büzülmüş duran kadın... Lara, benim bütün kilitlerimi tek bir bakışıyla söküp atıyordu. Ağır adımlarla yanına yaklaştım. Yatağın kenarında küçücük kalmıştı. Önünde yavaşça diz çöktüm. Sert, nasırlı ellerimle onun buz kesmiş, titreyen ellerini kavradım. Yüzüne baktığımda, o mahrem korkunun hemen arkasında bana teslim olmak isteyen, tutkuyla yanan cesur bakışlarını gördüm. "Korkuyor musun benden?" diye sordum. Sesim arzunun ve yıllardır biriken o açlığın ağırlığıyla kapkalın, pürüzlü çıkıyordu. Lara kirpiklerinin altından gözlerimin içine baktı. Dudakları hafifçe aralandı. "Senden değil Mirza..." dedi, sesi sıcaktan bir fısıltı gibi odada yayıldı. "Beni böyle darmadağın etmenden korkuyorum. Ama bırak... Seninle her şeye varım." Bu sözler içimdeki son irade kırıntısını da yaktı geçti. Yerimden doğrulup gelinliğinin arkasındaki ipleri ve fermuarı yavaşça çözdüm. Ağır kumaşlar büyük bir hışırtıyla yere yığıldı. Kumaşlar çekildiğinde olduğum yere çakıldım. Soluğum ciğerlerimde tıkandı. Karşımda, o beyazlığındaki teninin üzerinde alev alev yanan, kıpkırmızı dantelli bir iç çamaşırı takımı duruyordu. Kırmızının o vurucu tonu, Lara’nın masumiyetiyle öyle kışkırtıcı bir tezat oluşturuyordu ki aklımı kaçıracak gibi oldum. Yılların birikmiş açlığıyla adeta büyülendim. "Tanrım..." diye inledim boğukça. "Öyle güzelsin ki Lara..." Ağır ağır üzerine yürüdüm. Parmaklarım, o kırmızının tenine değdiği hassas sınırlarda titreyerek gezindi. Sırtına uzanıp sütyeninin kancasını çözdüm. Kumaş teninden sıyrıldığı an iki dolgun, süt beyazı göğsü özgürlüğüne kavuştu. Odaya dolan serin havayla birlikte göğüs uçları anında sertleşip dikleşti, koyu pembe birer gonca gibi belirginleşti. İki büyük elimle o dolgun memeleri altından kavradım, ortada birbirine bastırarak birleştirdim. Yarılan o derin, ıslak dekolteye yüzümü gömdüm. Buram buram masumiyet ve tutku kokuyordu. Önce sağ göğsünü avucumun içinde ezercesine yoğurdum, ardından sol memesini tamamen ağzımın içine aldım. Diliyle o pembe ucu ezerek, hırsla ve derin derin emmeye başladım. "Ahh! Mirza... Ahh, öyle emme " diye inledi Lara, yatakta sırtını bir yay gibi kaldırarak. İki memeyi tekrar göğsümün üzerinde birleştirip aralarını ıslak dilimle uzun uzun yaladım. Sonra dişlerimi o hassas, pembe uca hafifçe geçirdim; uyarıcı, canını tatlıca yakan bir ısırık kondurdum. Onu memelerinden sarhoş ettikten sonra ellerim aşağı kaydı. İpek gibi kayan dantelli kırmızı külodun kenarlarından tuttum. İyice yavaşlayarak, sabrımı zorlayarak o kumaşı aşağı doğru kaydırdım. Külot bacaklarından sıyrılıp düştüğünde Lara tamamen çırılçıplak kaldı. Diz çöktüm, bacaklarının arasına geçip yüzümü doğrudan amına yaklaştırdım. Derin bir nefes aldım. Burnuma çarpan koku, onun kendi sıcaklığıydı; çiçeksi, tatlı, taze bir kadının uyarılma kokusu... O kokuyu ciğerlerime çektiğim an beynimde şimşekler çaktı. Bacaklarını iki yana araladım.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku