44. Bölüm Davet ve Gizli Plan
Yazar: SilentFlower1

44. Bölüm Yazardan ... Üç gün sonra Sencer Bey, davanın ne kadar zorlu geçeceğini çok iyi biliyordu. Elinde en sağlam koz olan gerçek bir DNA testi vardı; fakat asıl mesele, Gülnaz'ın zihnini nasıl zehirlediyse Karan'ın Çınar'ı kendi oğlu olduğuna körü körüne inanmasıydı. Hukuki savaş bir yana dursun, bu saplantılı adamla baş etmek kolay olmayacaktı. Tam o sırada ofisin kapısı hafifçe aralandı ve cıvıl cıvıl enerjisiyle kızı Şimal içeri girdi. "Baba, duyduğuma göre bu akşam büyük bir cemiyet daveti varmış," dedi Şimal heyecanla. Sencer Bey kızını çok seviyor, onun bu kıpır kıpır hallerine her zaman tebessüm ediyordu. Dosyadan başını kaldırmadan, "İyi güzel kızım, git tabiki ama annene haber etmeyi unutma; yoksa kadın endişeden delirir, bana daulaşamazsa kıyameti koparır biliyorsun," dedi. Şimal muzip bir gülümsemeyle kafasını salladı. "Hayır baba, bu kez kendim için gitmiyorum... Bu davet Lara ve Mirza enişte için hayati önem taşıyor." Sencer Bey şaşkınlıkla duruşunu değiştirdi. "Ne diyorsun kızım sen? Zaten canları burunlarında, bir de davete gitmek de nereden çıktı şimdi?" "Ya babacığım, dinle beni! Şımdı, bu akşamki davete Karan da katılacak." "Eee kızım, sadede gel." "Duyduğuma göre Çınar'ı da yanında götürecekmiş! Ve diyorum ki, Lara ile Mirza da o davete gitsinler. Hem uzaktan da olsa Çınar'ı görürler, çocuk için de onlara moral olur." Sencer Bey kaşlarını çattı. "İyi de akıllı kızım, nasıl olacak o iş? Hem o Karan denen adam tehlikeli bir tip, ellerini kana bulamaktan çekinmez." Şimal kendinden emin bir şekilde elini salladı. "Hadi ama baba, sen daha kimlerle uğraştın! Hem sen o işi bana bırak, ben her şeyi düşündüm." Sencer Bey derin bir iç çekip gülümsedi. "Peki deli kızım, bakalım altından nasıl kalkacaksın..." Diğer yanda, Mirza'nın evinde ise hüzün hakimdi. Mirza, oğlunun yatağına büzüşmüş, elinde Çınar'ın kokusu sinmiş küçük tişörtüyle öylece yatıyordu. Gözüne uyku girmiyordu. Lara ise babası Emir Ali Bey'in dizine yatmıştı; yaşlı adam şefkatle kızının saçlarını okşuyordu. İkisinin de kalbi yangın yeriydi ama Lara, Mirza'yı ayakta tutmak için direniyordu. Dışarıda aniden duyulan güçlü bir araba motoru sesiyle Lara yerinden ok gibi fırladı. Emir Ali Bey, kızının bu tedirgin ve bitkin haline bakarak iç çekerken, buruk bir sesle, "Kızım, göz bebeğim... Sakin ol," dedi. Kapı çalındı. Emir Ali Bey kapıyı açtığı an, Şimal enerjik bir şekilde içeri süzüldü. "Merhabalar canlarım benim!" dedi neşeyle. Lara heyecanla ve kalbi küt küt atarak öne atıldı. "Şimal! Ne oldu? Yoksa Çınarım ile ilgili bir haber mi var?" Şimal gülümseyerek başını salladı. "Oturun şöyle dinleyin! Kuzum, hazırlanıyorsunuz; bu akşam büyük bir davete gidiyorsunuz!" Lara hayal kırıklığıyla kaşlarını çattı. "Ne daveti Şimal? Ben de sandım ki oğlumla ilgili bir gelişme var..." "Onunla ilgili zaten! Bak şimdi; bu Karan efendi, bu akşam iş çevrelerinin olduğu prestijli bir davete katılacak. Ve sıkı durun, Çınar'ı da yanında götürecek! Böylece gidip oğlunuzu kendi gözlerinizle görebileceksiniz." Lara'nın gözleri doldu, elleri titredi. "Ne? Sen ciddisin misin?!" Tam o sırada, odadan gelen sesleri duyarak ayaklanan Mirza kapıda belirdi. Gözleri uykusuzluktan kızarmış, saçları dağılmıştı. Sesini duyduğu kadına baktı. "Hatunum... Bu ne sevinç? Yoksa bir haber mi var?" Lara sevinçle Mirza'ya koştu, kollarını boynuna doladı. "Kalk Mirza, kalk davete gidiyoruz! Oğlumuzu görmeye gidiyoruz bu akşam!" Mirza şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. "Ne daveti, ne oluyor Lara'm?" Şimal araya girerek dahiyane planını detaylıca anlatmaya başladı: "Bakın Mirza, plan şu: O davete normal bir misafir olarak giremeyiz, Karan bizi görürse ortalık karışır. Ama Emir Ali amcanın bu şehirde çok büyük bir ağırlığı var. Emir Ali bey sağlık sorunları ve bu olaylar yüzünden gidemiyor; bu yüzden Lara, babasını resmi olarak temsil etmek üzere o davete katılacak. Sen ise onun nişanlısı sıfatıyla hemen yanında, gölgesinde olacaksın! Karan, Çınar'ı havalı göstermek için orada gezdirecek ve siz uzakt…