Köyün Işığı

41. Bölüm Sürprizlerin En Tatlısı

Yazar:

Köyün Işığı – SilentFlower1 kitap kapağı
Köyün Işığı – SilentFlower1 kitap kapağı

41. Bölüm Lara'dan Sonunda okul bitmişti! Ders zili çalar çalmaz arkama bile bakmadan doğrudan lojmandaki evime koştum. Mirza'yı bile beklemedim çünkü hiç vaktim yoktu ayol! Hızla eve girip kendimi mutfağa attım. Ama tezgaha bakınca içimi hafif bir panik kapladı; evde öyle ahım şahım malzeme yoktu ki... Ah Lara, Mirza'nın evinde olsaydın şimdi her şey ne kadar kolay olurdu! Ama burası küçük bir lojmandı. "Düşün Lara, düşün!" dedim kendi kendime. Ellerim heyecanla titriyordu. "Sakin ol... İlk önce okul için, Çınar'ın arkadaşlarına ikram edeceğimiz şeyleri hazırlayayım. Aile arası kutlama için ne yapacağıma sonra bakarım." Yazardan... Mirza, okulun bahçesinde arabasına yaslanmış Lara'yı bekliyordu. Son ders beden eğitimiydi ve derse Mert giriyordu. Mert, yüzündeki o morluğu saklamak için kapalı ve bulutlu havada simsiyah bir güneş gözlüğü takmıştı. Acınası görünüyordu. Tam o sırada ders bitmiş, Çınar babasını görünce neşeyle yanına koşmuştu. Mirza etrafa bakınarak, "Oğlum, annen nerede?" diye sordu. "Babacığım, ders biter bitmez öyle hızlı çıktı ki! Ama çok heyecanlı görünüyordu, bilmediğim bir şeye sürekli gülüyordu," dedi minik çocuk. Mirza kaşlarını çattı. Hatunum neye bu kadar heyecanlanmıştı ki? Yüzünde hafif bir tebessüm belirdi. "Tamam oğlum, anlarız şimdi." Tam arabaya bineceklerdi ki Ahmet ve sınıftan diğer arkadaşları Çınar'ı bahçede maç yapmaya çağırdı. Çınar yalvaran gözlerle babasına baktı. Mirza kıyamadı, gülümseyerek onay verdi: "Tamam oğlum ama çok koşup terleme. Biliyorsun sonra çabuk hasta oluyorsun." "Merak etme baba!" Çınar tam koşarak arkadaşlarının yanına gidecekken aniden arkasını dönüp bağırdı: "Baba! Unutmadan, benim için annemi öp olur mu?" Mirza kendi kendine mırıldandı: "Öpmem mi oğlum..." Vakit kaybetmeden Lara'nın kaldığı lojmana sürdü. Arabayı park edip hızla merdivenleri tırmandı ve kapıyı ısrarla çaldı. Lara mutfaktaki telaştan ilk kapı sesini duymamıştı ama zil üst üste çalınca koşarak kapıyı açtı. Karşısında Mirza duruyordu. Lara, "Hoş geldin Mirza!" deyip adamın yüzüne bile tam bakamadan arkasını dönüp mutfağa seğirtti. Mirza ise kapının önünde öylece kalakaldı. Karşısında üstü başı, burnunun ucu un içinde kalmış, saçları dağılmış bir Lara görmeyi kesinlikle beklemiyordu! Şaşkınlığını üzerinden atıp mutfağa girdi. Lara tezgahta hummalı bir şekilde hamur karıştırıyordu. Mirza hafif alaycı bir tavırla, "Lara, sevgilim... Ne yapıyorsun sen? Hem bu kadar şeyi kim yiyecek?" dedi. Lara elindeki çırpıcıyla Mirza'ya dönüp çemkirdi: "Sus Mirza! Zaten sana çok sinirliyim! Nasıl olur da bana Çınar'ın yarın doğum günü olduğunu söylemezsin? İki ayağım bir pabuca girdi ya! Yarın onun doğum günüymüş, ben bu kadar şeyi nasıl yetiştireceğim?" Mirza'nın yüzündeki o muzip ifade bir anda silindi. Gözlerinde derin, acı dolu bir gölge belirdi. Sesi kısıldı: "Lara... Yavrum, Çınar'ın daha önce hiç doğum günü kutlanmadı ki." Lara'nın elindeki çırpıcı yavaşça düştü. Titreyen bir sesle, "Ne? Nasıl yani? Neden? Mirza, o daha küçücük bir çocuk, her çocuk doğum günü kutlansın ister!" dedi. Mirza derin bir nefes aldı, bakışlarını kaçırdı. Sesi bir vicdan azabının altında ezilir gibi çıkıyordu: "Çünkü... Kendime yediremedim ilk zamanlar Lara. O kadının ihaneti, o çocuğun benden olmadığı şüphesi beni canlı canlı yedi bitirdi. Her doğum gününde o kadının yüzü, o yalanlar geliyordu aklıma. Oğluma baktıkça içim sızlıyordu ama o karanlık şüphe yüzünden Ona bir doğum günü bile yapamadım. O çocuk benim canımdı ama o acı, benim babalığıma engel oldu." Lara'nın gözleri doldu, naif ve şefkatli bir sesle yaklaştı: "Ama Mirza... O daha küçücük, günahsız bir çocuk. O kadının cezasını neden masum bir çocuktan çıkardın ki? Düşünsene, okulda diğer çocuklar kendi doğum günlerini anlatırken o ne hissetti?" Mirza yutkundu. "Haklısın..." dedi sesi kırılırken. "Geçen sene Nazlı'nın doğum gününü kutlarken Çınar'ın gözlerindeki o buruk parıltıyı gördüm. O gece kendi özümden, adamlığımdan utandım, kendime çok kızdım... Ama korkumdan yine adım ata…

Bölümün tamamını WritePad'de oku