Köyün Işığı

36. Bölüm Yaraların İlacı

Yazar:

Köyün Işığı – SilentFlower1 kitap kapağı
Köyün Işığı – SilentFlower1 kitap kapağı

36. Bölüm Mirza'nın anlamıyla ... Kollarım arasında huzurla uyuyan masum güzelime, Lara'ma baktım. Yüzündeki o saf, duru ifadeye vurdukça içimdeki o hırçın fırtına biraz daha diniyordu. Ona bağırdığım için, o narin kalbini kırdığım için içimde koca bir pişmanlık dağı vardı. Ama benim aklım... Benim aklım o karanlık günlere, Gülnaz'ın zehrini kalbime akıttığı o zamana gitmişti. (O günleri dün gibi hatırlıyordum. Gülnaz ile doktora gittiğimiz o soğuk kış günü, odaya girdiğimizde doktorun gözleri kadının üzerinde adeta dans ediyordu. Ben o zamanlar daha genç, daha saftım. Gülnaz, doktorun elini biraz fazla tutuyor, hafifçe gülümseyerek "Siz ne derseniz o doktor bey," diyerek alttan alta flört ediyordu. Ben bunları sadece 'nezaket' sanmıştım ama meğer o, karnında taşıdığı çocukla bile beni kandırıp başka dünyaların hayalini kuruyormuş. O doktorun kadını süzüşü, Gülnaz'ın o sahte mahcubiyeti... Meğer o gün, kurduğum dünyanın temelleri dinamitlenmiş, ben ise sadece izlemişim.) Lara ise masumdu. O kadının aksine, içindeki sevgi hesaplı değil, doğrudan kalbinden geliyordu. Oysa ben, o günkü paranoyamı, o günkü acımı bugüne taşıyıp onu ateşe atmıştım. Aramızdaki yaş farkı, benim o dağlı sertliğimin karşısındaki narinliği... Bazen "Ona layık mıyım?" diye sormadan edemiyordum kendime. Yavaşça yatağın diğer tarafına geçtim, dizlerimin üzerine çöküp yüzüne vuran ay ışığında onun huzurlu çehresini izledim. Gülnaz... O kadın sadece kalbimi kırmadı, güven mefhumumu kökünden söküp attı. Yıllarca o zehirli "senin çocuğun değil", sanki ruhumun üzerine soğuk bir toprak atılmış gibi yaşadım. Şimdi Lara'ya bakınca, onun o hesapsız, o tertemiz sevgisini görünce, o eski yaramın sızısı nüksediyordu. Korkuyordum. Tıpkı o günkü gibi, bir sabah uyandığımda onun da gitmiş olmasından, ardında sadece bir yalan bırakmasından korkuyordum. Elimi usulca yanağına koydum. Nefesi, tenimde ılık bir rüzgar gibiydi. "Affet beni," diye fısıldadım. "Seni o kadına benzetmek, sana yapabileceğim en büyük haksızlıktı. Ama bilmiyorsun Lara... İnsan bir kere yandığında, her kıvılcımı yangın sanıyor." Sabah güneşin ilk ışıkları odaya dolduğunda Lara hala derin bir uykudaydı. Yavaşça yataktan kalktım, üzerimi giyinip evden çıktım. Çınar henüz uyanmadan, Lara'nın gönlünü almak ve ona bu dünyada sadece benim kadını değil, Sorkun'un kraliçesi olduğunu hissettirmek istiyordum. Köyün tek çiçekçisine, daha doğrusu dağların en taze papatyalarını toplayan o yaşlı kadına gittim, Nebiye teyzenin. Tüm bahçeyi, tüm dağ eteklerini dolaştım. Ellerim nasırlı, yüzüm sert olsa da, Lara'nın o papatyaları görünce gözlerinde oluşacak o ışığı hayal ederek yürüdüm. Bir de Çınar için o en sevdiği oyuncağı, dün hastanede gördüğü o küçük tahta atı bulmam gerekiyordu. Eve döndüğümde mutfağa girdim. Lara'nın o narin elleriyle yapmaya üşendiği, ama çok sevdiği o özel kahvaltıyı hazırlamaya koyuldum. Çınar uyanıp mutfağa geldiğinde gözlerini ovuşturuyordu. "Baba?" dedi uykulu bir sesle. "Gel bakalım aslanım," dedim, onu kucağıma alarak. "Bugün annen için bir sürpriz yapacağız." Masayı hazırladık. Papatyaları salonun her yerine, adeta bir bahar bahçesine çevirecek şekilde dizdim. Çınar ile birlikte masanın ortasına, Lara'nın en sevdiği o eski defteri ve bir de küçük bir not bıraktım. Notta sadece şu yazıyordu: "Geçmişin gölgeleriyle değil, senin ışığınla yaşamaya söz veriyorum. Affet bu hırçın adamı." Lara yatak odasının kapısından çıkıp salonun ortasına geldiğinde, gördüğü manzara karşısında önce duraksadı, sonra gözleri doldu. Papatyaların arasında, Çınar ile birlikte ona bakıyorduk. "Mirza..." dedi sesi titreyerek. "Seni o kadına benzetmek, sana yapabileceğim en büyük haksızlıktı Lara," dedim, yanına gidip elini tutarak. "Sen benim geleceğimsin, benim tek gerçeğimsin. Nişan yüzüğümüz sadece parmağında değil, kalbimde de bir mühür gibi." Lara, gözlerinden bir damla yaş süzülürken kollarını boynuma doladı. O an anladım ki, Gülnaz'ın bıraktığı o koca enkazın üzerinde, Lara'nın sevgisiyle yepyeni bir saray…

Bölümün tamamını WritePad'de oku