Köyün Işığı

35. Bölüm Ayazda Yanan Yürek

Yazar:

Köyün Işığı – SilentFlower1 kitap kapağı
Köyün Işığı – SilentFlower1 kitap kapağı

35. Bölüm Sorkun Dağları, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte gri, puslu bir örtüye bürünmüştü. Gökyüzü, sanki birazdan kopacak bir fırtınanın haberini verircesine kurşuni bir renkteydi. Lojmandaki odanın içi ise dışarıdaki dondurucu ayazdan çok daha ağır bir havaya sahipti. Lara, yatağın üzerinde cenin pozisyonunda kıvrılmış, sanki vücudunun içinde görünmez eller bir kumaşı çekiştiriyormuş gibi kasılıyordu. Regl sancısının o tanıdık ama her seferinde daha da yıkıcı olan pençesi altındaydı. Her nefes alışverişinde karnında bir bıçağın döndüğünü hissediyor, terden sırılsıklam olan saçlarını alnından çekmeye bile mecal bulamıyordu. Kapının yavaşça, adeta incitmekten korkar gibi açılmasıyla Mirza'nın heybetli gölgesi odaya düştü. Genç adam, elinde dumanı tüten bir çay fincanı ve özenle hazırladığı sıcak su torbasıyla içeri süzüldü. Dışarıdaki o sert, dağ kabadayısı kimliğinden eser yoktu; Lara'nın yanında bir çocuk kadar özenli, bir muhafız kadar dikkatliydi. "Lara'm, yavrum..." dedi Mirza, sesi yatağın ahşabını bile titretecek kadar alçak ve şefkat doluydu. Oturduğu yer, yatağı hafifçe çökertti. Elini Lara'nın terden yapış yapış olmuş alnına koyduğunda, kadının vücudundaki o kontrolsüz titremeyi iliklerine kadar hissetti. "Yine mi bu kadar kötü oldun? Niye bana haber vermedin?" Lara, gözlerini aralamaya çalışarak acıyla gülümsedi. "Gitmene az kaldı Mirza... Çınar'ı hazırlaman lazım, okul vakti geldi. Ben sadece... biraz uyusam geçecek, merak etme." Mirza, Lara'nın bükülmüş dudaklarına, acıdan birbirine kenetlenmiş kaşlarına baktıkça içinde bir yerlerin koptuğunu hissetti. "Sen böyleyken nasıl gideyim Lara? Şu dağlar üzerime yıkılsa umurumda değil, seni bu halde bırakıp da bir yere adım atmam." Lara, titreyen elini Mirza'nın nasırlı avucunun içine bıraktı. "Lütfen," dedi sesi çatallanarak. "Şantiyeye gitmen lazım, işçiler seni bekliyordur. Çınar da kapıda bekliyor, okula geç kalacak çocuk. Ben iyiyim, yemin ederim. Bir saat uyuşsam kendime gelirim." Mirza, Lara'nın o inatçı ama huzur arayan bakışlarına yenik düştü. Eğilip alnına kondurduğu uzun, derin öpücük sadece bir veda değil, bir vaatti. "Hemen geleceğim, hatun. Bir saat... Bir saatten fazla kalırsam, dağı yakarım yine gelirim." Okulda ise zaman, Mert için adeta intikam çarklarının döndüğü bir oyun alanına dönüşmüştü. Mert, bu durumu sadece bir fırsat değil, bir intikam sahnesi olarak görüyordu. Çınar'ı spor bahanesiyle bahçeye çıkardığında, küçük çocuğun gözlerindeki yorgunluğu ve hafif halsizliği görmezden geldi. "Daha hızlı Çınar! Babanın oğlu böyle mi olur? Sorkun'un çocukları yorulmaz!" diye gürledi Mert. Çınar'ın küçük bacakları artık titriyordu. Göğsü körük gibi inip kalkıyor, alnından süzülen soğuk terler gözlerini yakıyordu. Babasına olan hayranlığı ve onun gibi güçlü olma arzusu, acısının önüne geçiyordu. Mert, çocuğun gözlerindeki o cam gibi donukluğu fark ettiğinde, yüzünde sinsi bir gülümseme yayıldı. Çınar'ı zorla sınıfa sokup, "Babanın acil işi var, bugün okul çıkışında seni alamayacak," dediğinde, sesindeki o zehirli tınıyı sadece sınıftaki soğuk duvarlar duydu. Lara, evde bir saat geçirdikten sonra sancısının biraz hafiflediğini hissederek lojmandan çıktı. Okula gitmesi gerekiyordu; Mirza'nın görmesini istemediği bir evrakı saklamalıydı. Üzerinde sadece ince bir ev eteği ve bluz vardı; aynaya bakacak hali bile yoktu. Okulun koridorunda yürürken başı dönüyordu ama Çınar'ı görme arzusu onu ayakta tutuyordu. Sınıfın kapısını hafifçe araladığında gördüğü tablo, kalbinin durmasına yetti. Çınar, en öndeki sırada, bir yumak gibi kıvrılmış yatıyordu. Yanına hızla yaklaştığında, çocuktan yayılan hararetin sıcaklığını daha dokunmadan hissetti. "Çınar, oğlum!" Çınar gözlerini ağır ağır araladı, gözleri cam gibi donuk ve kısıktı. "Anne... üşüyorum," diye inledi. Lara elini çocuğun boynuna koyduğunda irkildi; Çınar adeta yanıyordu. Hızla ecza dolabına koşup dijital termometreyi aldı ve çocuğun koltuk altına yerleştirdi. Cihaz "39.2"yi gösterdiğinde Lara'nın dünyası başına…

Bölümün tamamını WritePad'de oku